[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Venezüella referandumu: Otopsi ve geleceği -James Petras
4 - 12 Aralık 2007

Başkan Chavez’in sosyalist projesini destekleyen Venezüella Anayasa Reformları kıl payı yenildi: 9 milyon seçmenin %1.4 oyuyla. Seçmenlerin %45’inin oylamaya katılmadığı göz önünde tutulursa, bunun anlamı seçmenlerin sadece %28’i Başkan Chavez’in ilerici önerilerine karşı çıktığıdır.

Her ne kadar oylama Venezüella’nın petrole bağımlılığından ve stratejik mali ve üretim sektörlerini kapitalist kontrolünden kurtarma çabalarına bir darbe idiyse de, ne meclisteki %80 çoğunluğu ne de Cumhurbaşkanlığı’nın yetkilerini değiştirmiyor. Bununla beraber, sağın kıl payı kazanması ona görünüşte güç, etki ve Başkan Chavez’in sosyoekonomik reformlarını raydan çıkarma ve hükümetini devirme ve/veya onu eski elit kuvvetlerle uzlaşmaya zorlama çabalarını hızlandırmasına olanak veriyor.

Chavista hareketi ve muhalefet gurupları içinde tartışmalar ve atışmalar başladı bile.  Kesinlikle tartışılacak olan bir konu 2006 yılında Chavez’e oy veren 3 milyon seçmenin (Chavez o seçimi %63 oy ile kazandı) bu sefer referanduma niye katılmadığı olacak. Sağcıların oyları sadece 300,000 arttı, bu oyların sadece kışkırtılmış sağ kanat orta sınıf seçmenlerinden değil de düş kırıklığına uğramış Chavez seçmenlerinden geldiğini varsaysak bile, bu 2 milyon 700 bin seçmenin niye oylamaya katılmadığını açıklamıyor.

Yenilginin Tanısı

Sosyalist dönüşüm ne zaman bir hükümet gündemine konursa (Chavez’in anayasal önerilerinde yaptığı gibi), sağ kanat güçleri ve onların orta sınıf (“ilerici”) yandaşları, bütün incir çekirdeğini doldurmayan atışmalarını unutuveriyor. Chavez’in halkçı destekçileri ve halk örgütleri değişik güçte birçok düşmanla karşı karşıya kaldı. Bunlar: 1) ABD’nin resmi kurumları (CIA, AID, NED, Elçiliğin politik görevlileri), taşeron “hizmetkarları” (STK’lar, öğrencilere burs verme ve beyin yıkama programları, gazete yayıncıları ve yaygın medya reklamcıları), ABD çokulusluları ve Ticaret Odaları (anti-referandum reklamları, propaganda ve sokak eylemlerini giderlerini karşılayarak); 2) kampanyaya milyonlarca dolarla katılan, sermaye kaçışını ve stokçuluğu, karaborsacılığı kışkırtan, marketlerde temel gıda malları kıtlığı yaratan Venezüella’nın başlıca iş dernekleri, FEDECAMARAS, Ticaret Odası ve toptancı/perakendeciler; 3) “Hükümet çocukları ailelerinden ayıracak ve denetimindeki okullara gönderecek” gibi en utanmaz kampanya yalanlarını (ABD yaygın medyası da bu yalanları istisnasız yayınladı) devamlı yayınlayan yaygın medyanın %90’ı; 4) Kardinallerden yerel kilise papazlarına kadar bütün Katolik hiyerarşisi bütün güçlerini anayasal reformlara karşı propaganda yapmak için kullandı; daha önemlisi, bazı papazlar kiliselerini şiddetli aşırı sağ kanadın örgüt merkezi olarak kullanmasına izin verdi. Bir olayda kurdukları yol barikatından geçmek isteyen Chavez yandaşı bir petrol işçisini öldürdüler. Karşıdevrim dörtlüsünün liderleri Chavez yanlısı meclis üyelerinden küçük bir kısmını ve bir çift eyalet valisini ve belediye başkanlarını satın almayı ve taraflarına çekmeyi başardı. Aynı şekilde birkaç tane eski aşırı solcuyu (bazılar 40 yıl önce gerilla idi), “Red Flag” (İsyan Bayrağı/Kırmızı Bayrak) gurubundan eski Maoistleri ve bazı Troçkist sendika başkanı ve hizipleri de cezbetmeyi başardılar. Oldukça fazla sosyal demokrat akademisyen (Edgar Lander, Heinz Dietrich) sudan bahanelerle eşitlikçi reformları eleştirdi ve Chavez’in “diktatörlük” ve “Bonapartist” eğilimlerine karşı yapılan arsız saldırılara entelektüel bir cila vurdu.

Venezüella seçkinlerinin ve ABD’nin yönettiği bu uyumsuz koalisyon, devamlı tekrar ettiği mesaja bel bağladı: “Yeniden seçilme hakkı, acil tehlikeli durumda (askeri darbe ve 2002-03 yıllarının lokavtları gibi) bazı anayasal hakları askıya almak yetkisi, bazı bölgesel yöneticileri cumhurbaşkanın ataması ve demokratik sosyalizme geçiş “Küba komünizmini” getirmek için düzenlenen komplonun bir parçasıdır. Sağ kanat ve liberal propagandacılar (Venezüellalı özel medya ve ABD’de benzerleri CBC, NBC, ABC, NPR, New York ve Los Angeles Times, Washington Post) sınırsız yeniden seçilebilme reformunu (dünyanın her tarafında olan bir parlamenter uygulama) “otoriter/totaliter/iktidar hırsı olan” bir zorbanın “iktidarı kapması”na çevirdiler. Cumhurbaşkanına acil durumlarda özel yetkiler tanıyan reform maddesi, ABD’nin arka çıktığı 2002-2003 sivil seçkin-asker darbesi ve lokavtını, elitlerin onlarca Kolombiyalı ölüm mangasını çağırmaları ve yurda sokmaları (2005), Kolombiya Gizli Servisinin Venezüella-Kolombiya vatandaşlarını Caracas’tan kaçırmaları (2004) ve Milli Savunma eski bakanı Baduel’in açıktan açığa askeri darbe istemesi bağlamında hazırlandı.

Reforma karşı koalisyonun her kesimi çalışmalarını ayrı ama ortak istekleri olan guruplar üzerinde yoğunlaştırdı. ABD ise AID ve NED aracılığı ile yüz binlerce dolar aktararak öğrenci gurupları toplamaya, sokak çarpışmaları yaratmaya ve aynı Yugoslavya/Ukrayna/Gürcistan örneklerinde olduğu gibi “sivil toplum örgütlenmesi” ve “uyuşmazlığı ortadan kaldırma” (kara mizah mı?) eğitimine başladı. ABD aynı zamanda uzun zamandan beri ölü “sosyal demokrat” işçi sendika konfederasyonu CTV’ye ve küçük ve büyük işletmelere, orta sınıf tüketicilere ve yüksek gelirli meslek sahiplerine hitap eden FEDECAMARAS’a da para dağıtmağa başladı. Sağcı öğrenciler sokakta şiddetin tetikçileriydi ve üniversite kampüslerinde ve dışında solcu öğrencilee saldırdılar. Yaygın medya ve Katolik Kilisesi yığınlar arasında korku yaratmaya uğraştı. Sosyal demokrat akademisyenler meslektaşlarından ve solcu öğrencilerinden “Hayır” oyu vermelerini veya oylamaya katılmamalarını istedi. Troçkistler “kapitalist ve emperyalist” eğilimli “Bonapartist Chavez” gibi sahte Marksist söylemleriyle sendikaları böldüler, ABD tarafından eğitilmiş öğrencileri azdırdılar ve CIA’nın beslediği CTV sendika patronlarıyla ‘Hayır’ platformunu paylaştılar. Oylama öncesi imansız ittifaklar böyleydi.

Oylamadan sonraki dönemde bu kararsız koalisyon iç farklılıklar gösteriyor. Zulia valisi Rosales’in liderlik ettiği merkez sağ “ılımlı” Chavista bakanlarıyla yeni bir “buluşma” ve “diyalog” istiyor. Eski General Baduel’in (sahte solun bazı kesimlerinin gözdesi) kişiliğinde somutlaşan aşırı sağ referandumun kazandırdığı avantajlardan yararlanarak seçilmiş Başkan Chavez ve Meclis’i uzaklaştırmak istiyor çünkü “hala reformları geçirmeğe güçleri var”! İşte bizim demokratlar böyle! Soldaki kesimler tekrar (mezarlarında dört dönen) Lenin ve Trotsky’den metinler okuyacak, ücret artışları için grev örgütleyecek... kendi katkılarıyla yükselen sağın gücü bağlamında.

Anayasal Reformcuların Kampanya Sürecindeki Zayıflığı ve Yapısal Zaafları

Sağ, Chavista referandum kampanyasında yapılan bazı ciddi hatalar ve yapısal yetersizlikler yüzünden çok az bir farkla çoğunluğu sağlayabildi.

Referandum Kampanyası: 1) Kampanyada ciddi kusurlar yapıldı. Başkan Chavez, anayasal reform hareketinin önderi, kampanyanın son iki ayında birkaç hafta yurt dışındaydı (Şili, Bolivya, Kolombiya, Fransa, Suudi Arabistan, İspanya ve İran). Kampanya en dinamik sözcüsünden yoksun kaldı. 2) Başkan Chavez kendisini destekleyen yığınları ilgilendirmeyen konulara girdi ve bu şekilde belki de muhalefete koz verdi. Kolombiya’da esir değiş tokuşuna aracılık etme girişimi çok zaman kaybına neden oldu ve bir işe yaramadı. Kolombiya’nın ölüm mangacı başkanı Uribe aniden arabuluculuğu kışkırtıcı hakaretler ve iftiralarla yarıda kesti ve ciddi bir diplomatik kopmaya neden oldu. Aynı şekilde, İbero-Amerikan Zirvesinde ve sonrası, Chavez’in İspanya’nın teneke korna kralı ile sözlü bir atışmaya girmesi onu enflasyon ve seçkinlerin temel gıda maddelerini kıtlık yaratmak için stoklaması gibi yurt içi sorunlarla ilgilenmekten alıkoydu.

Birçok Chavista eylemci reform önerilerinin olumlu etkilerini anlatmakta ve ev ev dolaşıp papazlar ve yaygın medyanın yaydığı iğrenç propagandayı (çocukları annelerinden kaçırmak) tartışmada yetersiz kaldı. Onlar da işin kolayına gidip bu panik yaratmak için söylenen yalanların kendiliğinden belli olduğunu ve onları sadece kınamanın yeterli olduğunu varsaydılar. Daha kötüsü, bazı “Chavista” önderleri belediye başkanları ve valilere karşı yerel konseyleri güçlendiren önerilere karşı oldukları için, destek sağlamak için örgütlenmediler...

Kampanya yarışmanın adil olması için bütün özel medyada eşit zaman ve yayın hakkı aramadı. Şehir merkezinde yapılan yığınların gösterilerine gereğinden fazla önem verildi ve yoksul mahallelerde yandaşları öfkelendiren, sütün market raflarından yok olması gibi acil sorunların çözümü gibi kısa vadede etkili olacak programlar önemsenmedi.

Yapısal Zayıflık: Chavez’i destekleyen seçmenlerin katılımımın düşük olmasının iki temel nedeni vardı: Temel gıda maddeleri ve diğer ev ihtiyaçlarının uzayan kıtlığı ve 2007’nin ikinci yarısında kontrolden çıkmışa benzeyen enflasyon (%18) ve buna karşılık ücret ve maaşların ve enformel sektörde kendi işinde çalışan emekçilerin %40’ının gelirinin buna göre ayarlanmaması.

Süt tozu, et, şeker, fasulye gibi birçok temel gıda maddesi özel ve hatta kamu marketlerinden yok oldu. Agro-sanayi işadamları üretimi durdurdu ve perakende patronları satmayı reddetti çünkü devletin enflasyonu kontrol altına almak için koyduğu narh fiyatları onların fahiş karlarını azalttı. “Araya girmek” istemeyen hükümet yüzlerce milyon dolarlık gıda maddesi satın aldı ve ithal etti ama çoğu halktan tüketicilere –en azından narh fiyatlarında- ulaşmadı.

Kısmen düşük kâr, ama daha çok anti-reform kampanyası nedeniyle, toptancılar ve perakendeciler malları ya istiflediler ya da ithal malların çoğunu karaborsada sattılar veya varsılların süpermarketlerine yönelttiler.

Enflasyonun nedeni her sınıftan insanların gelirinin yükselmesi sonucu verim, yatırım ve üretimin büyük düşüş gösterdiği ortamda mal ve hizmetler için talebin artmasıydı. Kapitalist sınıf yatırımdan kaçtı, sermaye kaçırmaya, lüks mal ithalatına, aracı tahvil ve taşınmaz mal piyasasında spekülasyonla uğraşmaya başladı (Bazıları Miami emlak balonunun patlaması sonucu fena yandı!)

Hükümet’in yarım kalan önlemleri ve radikal lafları büyük işadamlarını direnişe geçirecek ve sermaye kaçışını arttıracak kadar etkiliydi ama alternatif üretim ve dağıtım kurumları geliştirmeye yeterli değildi. Bir başka deyişle, enflasyonun dallanan krizi Bolivar karma ekonomisinin büyük bir sosyal iyileştirmeyi finanse eden kamu/özel ortaklığına güvenin azalmasına yol açtı. Büyük Sermaye ilk önce ekonomik olarak boykot ederek ve Chavez hükümetiyle üstü kapalı “sosyal pakt”ını bozarak harekete geçti. Sosyal paktta ima edilen karşılıklı dengeydi: <b>Yüksek Kar - istihdamı ve genel tüketimi arttıran yatırımlar.</b> Venezüellalı büyük kapitalistler ABD’li ortaklarının kuvvetli desteği ve aracılığı ile halkın hoşnutsuzluğundan yararlanarak anayasal reform önerilerini raydan çıkarmak için politik alanda harekete geçti. Bundan sonraki adım sosyoekonomik iyileşmeyi geri döndürmek için Chavez hükümetindeki ılımlı sosyal demokrat bakanlar ile anlaşmak ve aynı zamanda yeni bir saldırı tehdidi ile ekonomik krizi derinleştirmek ve hükümet darbesine oynamak olacak.

Politik Seçenekler

Chavez hükümeti hoşnutsuzluğa yol açan, katılımı azaltan ve tabanını eriten bazı iç ve yerel problemleri düzeltmek için derhal harekete geçmeli. Örneğin, iki yıl önce sel ve heyelan felaketine uğrayan yoksul mahalleler tutulmayan sözler ve beceriksiz resmi kurumlar nedeniyle hala evsiz.

Hükümet derhal ve doğrudan araya girerek bütün gıda maddelerinin dağıtımını rıhtım, taşıma ve perakende işçilerini, mahalle konseylerini kullanarak denetim altına almalı ve ithal malların karşıdevrimci toptancıların ceplerini değil, market raflarını doldurmasını sağlamalı. Hükümet büyük çiftçi ve sığır baronlarından sağlayamadığı üretimi, büyük çapta kamulaştırmayla, yatırımla ve kooperatiflerle sağlamalı. Bu şekilde ticari “üretim” ve arz grevlerin üstesinden gelmeli. Gönüllü uzlaşma beklemek YÜRÜMÜYOR.  “Rasyonel ekonomik hesaba” göre çekici olan “karma ekonomi” dogması, politik çıkarlar ile karşılaşınca işe yaramıyor.

Üretim ve dağıtımda yapısal değişikliği finanse etmek için hükümet iç pazar için gerekli malların üretimi yerine kara parayı aklamakla, sermaye kaçışını kolaylaştırmakla ve spekülatif yatırımları cesaretlendirmekle ilişkisi olan özel bankaları denetlemek ve devralmak zorunda.

Anayasal reformlar yapısal iyileştirme için yasal bir çatı hazırlayan ileriye atılmış bir adımdı; hiç olmazsa kapitalist kontrolünde karma ekonominin ötesine geçen bir adım. Chavez hükümetinin yeni referandum yapma telaşında aşırı “yasalcılığı” nüfusun üçte ikisinin (bunlar 2006’da Cavez’e oy vermişlerdi) gittikçe büyüyen ihtiyacını karşılamak için var olan yasaları değerlendirememesine neden oldu.

Referandum sonrası dönemde Chavez hareketinde iç tartışmalar gittikçe derinleşiyor. Yoksul emekçilerden, sendikacılardan ve memurlardan oluşan taban yükselen enflasyon ile aynı düzeyde kalabilmek için ücret artışı, fiyat artışının ve mal yokluğunun bitmesini istiyor. Oylamaya hükümetin beceriksizliği yüzünden katılmadılar; sağcı veya liberal propaganda yüzünden değil. Onlar ne sağcı ne de solcu ama kıtlık, enflasyon ve alım gücünün azalması şeklindeki üçlü belaya bir çözüm bulunursa, o zaman sosyalistleri destekleyebilirler.

Enflasyon çoğunlukla enformel sektörde çalışan en yoksul işçiler için özellikle acı bir ceza. Gelirleri ne sendikalı işçilerde olduğu gibi enflasyona endeksli ne de gelirlerini toplu pazarlıkla artırma imkanları var çünkü çoğu işveren veya alıcılara kontratla bağlı değiller. Sonuç olarak Venezüella’da (başka yerlerde olduğu gibi) fiyat enflasyonu yoksullar için en büyük felaket ve hoşnutsuzluğun en büyük nedeni. Fiyatları dengede tutan veya enflasyonu hızla indirebilen sağcı ve neo-liberal rejimler bile, geçici olarak da olsa, halk sınıflarından destek alabiliyor. Yine de enflasyona karşı politikalar solcu politikalarda önemli bir rol oynamıyor (acısı çekiyorlar) ve Venezüella da bir istisna değil.

Bakanlar Kurulu, parti ve toplumsal hareketlerde lider düzeyinde birçok görüş ve tutum var ama bunlar birbirine zıt iki kutupta toplanabilir. Bir tarafta ağırlıklı referandum yanlısı olan ve üretimi, yatırımları ve yoksulların yaşam standardını artırmak için yabancı ve yerli özel yatırımcılarla, bankacılar ve tarımsal sanayi işadamlarıyla işbirliği arayan maliye, ekonomi, planlama bakanlıklarının ileri sürdüğü görüş var. Bu görüş mülkiyet garantisi, vergi indirimi, olumlu şartlarla döviz değiştirme ve bazı başka teşvikler ve sermaye kaçışında ve fiyatlarda biraz kontrol (ama kârda değil) karşılığı gönüllü işbirliğine bel bağlıyor.

Sosyalizm yanlısı kesim bu ortaklık politikasının iyi işlemediğini ve güncel içinden çıkılmaz durumun ve sosyal sorunların kaynağı olduğunu söylüyor. Bu kesim içinde, boykot ve dağıtımda dar boğazları yok etmek ve üretimi arttırmak ve doğrudan yatırım için devletin kamulaştırma ve denetiminde daha büyük rol almasını önerenler var. Üçüncü bir grup işçi özyönetim konseylerinin ekonomiyi örgütlemesini ve “devrimci devlet” için atılım yapmasını istiyor. Bir başkası ise sıkı denetlenen kamu, öz yönetim, kırsal kooperatif ve küçük ve orta boy özel işletmelerden oluşan bir devlet istiyor.

Karma ekonomi grubunun yükselişi “ılımlı liberal” muhalefet ile anlaşmaya gidebilir; ama kıtlıklar ve enflasyonun halledilmemesi güncel krizi daha da kötüleştirecek. Daha radikal grupların yükselişi ise aralarındaki bölünmeyi ve hizipleşmeyi bırakıp ülkenin en sevilen lideri Başkan Hugo Chavez ile ortak bir program hazırlayabilmelerine bağlı.

Referandum ve sonucu (bugün için önemliyken) otoriter, sömürge merkezli kapitalizm ve demokratik işçi merkezli sosyalizm arasında olan mücadelenin yalnızca bir parçası.

[La Haine’deki İngilizce orijinalinden Emine Kunter tarafından Latinbilgi (Sendika.Org) için çevrilmiştir]

http://petras.lahaine.org/articulo.php?p=1720&more=1&c=1


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Küba Anayasa’sına, 2002 yılında eklenen bir maddeyle “Devrimin sosyalist karakterinden geri dönülmeyeceği” ilkesi, Türkiye Anayasasındaki 4. Madde gibi değiştirilemez hüküm olarak sabitlenmiştir!
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org