[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Ekvador Devrimi Hala Yalnız
5 - 07 Mayıs 2005
Latin Amerika ülkelerinin 1994’deki Zapatistista ayaklanmasıyla başlayarak günümüze uzanan sol ve toplumsal hareketlerin yükselişi dönemine esasta iki akım damga vurmuştu ve hâlen de vuruyor. Bir yanda Arjantin’deki Piketeros toplulukları, Brezilya’daki MST ve Chiapas’daki Zapatistaların başını çektiği bir otonomist/liberter kanat; diğer yandaysa Brezilya’daki İşçi Partisi, Uruguay’daki Geniş Cephe, Venezuella’daki Bolivar çevreleri gibi yapılanmaların oluşturduğu reformist kanat. Birbirlerini kâh bütünleyen, kâh reddeden bu kümelerden her ikisinin içinde de mücadeleci ve uzlaşmacı eğilimlerin bulunduğunu söylemek mümkün. Ama genel olarak bakıldığında bir yanda siyasal iktidarı almak gibi bir derdi bulunmayan, işgâl edilen fabrika ve tarlalarda kapitalizm dışı otonom hayatlar kurmaya çalışan, esnek ama hayatın her alanını kuşatan örgütlenmeler yaratan, Toni Negri ve John Holloway gibi yazarlara sıklıkla atıfta bulunan bir eğilimin; diğer yandaysa kapitalizmin aşılmasını hükûmetler tarafından gerçekleştirilecek reformlarda gören bir diğerinin bulunduğunu belirtmek hatalı olmaz. Devrimci Sosyalist/Komünist kadro ve çevreler ise, ayrı bir kanal yaratmayı denemekten ziyade, bu iki taraftan birinin içinde, sol bir çizgi oluşturmaya çalışıyorlar genelde. (Böyle bir kanal yaratabilirler miydi, yaratmalı mıydılar, bunlar apayrı tartışma başlıkları).

Toplumsal hareketler içindeki eğilimlerin hepsinin, aralarındaki mesafe ne olursa olsun, aynı bütünün birbirlerini güçlendiren bileşenleri olduğunu ifade edebiliriz bir ölçüde. Reformistler, hemen pek çok yerde, iktidara taban hareketlerinin yarattığı dinamizm sayesinde geldiler. Taban hareketleri ise, mücadelelerini sağ değil de reformist sol bir hükümetin işbaşında bulunduğu yerlerde daha özgür koşullarda sürdürebildiler elbette. Ama nihâyetinde, reformizm, iktidara bir defa geldikten sonra, suların durulmasını talep etmek zorunda hissediyor kendisini hemen her yerde. İstikrarsızlık ortamının reformları tehlikeye atacağını düşünüyor. Risk almayı istemiyor. Bu ise, onun somut bir ayaklanma söz konusu olduğunda veya tarafların devrim partisi/düzen partisi ekseninde ayrıştıkları momentlerde karşı-devrim cephesine sürüklenebilmesi ihtimâlini doğruyor. Ekvador’da yaşananlar bu açıdan bakıldığında önemli derslerle dolu.

Ekvador’daki Lucio Guttierez hükûmeti 20 Nisan günü iktidar talep etmeyen, ancak toplumun memnuniyetsizliğini dile getiren anti-kapitalist bir halk ayaklanması sonucu parlamento tarafından görevden alındığında, bu duruma bölge ülkelerindeki sol eğilimli devlet başkanlarının nasıl bir tepki vereceği merâk konusuydu. Sokakları dolduran onbinler destekleneceklerini umuyorlardı doğal olarak. Bu destek öncesinde gelmemişse de, yaşananların bir macera olmaktan çıkarak somut bir zafere dönüştüğü aşamada gelirdi . Sosyalist veya sol eğilimli politikacılar, o bildik ve sevimsiz “diplomatik” ilişkiler mazeretiyle hükümeti sokaklara tercih etseler de, alaşağı edilen hükümetin yerini bir yenisinin almasıyla beraber, tavırlarını değiştirebilirlerdi. Kaldı ki, ˜diplomatik ilişkiler” bu defa da bunu, yeni hükümeti tanımayı gerektirirdi. Ne ki, ne yazık ki olmadı. Ekvadorlu göstericiler, zaferlerinin ertesinde dahi yalnız bırakıldı. 20 Nisan gününün bir hafta sonrasında, hâlen sokaklarda kalanlar, “Dost Lula, bize ihânet etme” dövizlerini taşıyorlardı. Yalnızca Lula mı? Doğrusu, Lula, bu ayaklanmaya destek vermemekle yetinmişti yalnızca. “İhanet” ya da düşmanca tutum ise, hiç umulmadık bir adresten gelecekti. Venezuella devlet başkanı Hugo Chavez, açtı ağzını, yumdu gözünü ve verip veriştirdi. Göstericilere verip verişirse yine iyi: Chavez, devrik devlet başkanını savunmayan silahlı kuvvetlere yükleniyor, ordunun buna hakkı bulunmadığını belirtiyordu. Chavez’e göre ne halkın hükümet devirme yetkisi vardı, ne de silahlı kuvvetlerin olaylara karışmama hakkı. Nitekim, hükûmet değişiminin bir hafta sonrasında, Venezuella, Ekvador’daki yeni iktidarı hâlen tanımamıştı.

Yaşanacaklar, kısmen de olsa, baştan belliydi aslında. Nitekim 19 Nisan akşamı itibariyla yaptıkları açıklamalarda, hem Hugo Chavez ve hem de o sırada muadilini ziyaret etmek üzere Venezuella başkenti Caracas’da bulunan Şili devlet başkanı Ricardo Lagos, durumu kaygı verici bulduklarını, istikrarın bozulmasından endişe ettiklerini açıklamışlardı. Arjantin, durum karşısında, diğer bölge ülkeleriyle beraber hareket edeceğini açıklamış, Brezilya ise yumuşak bir tonda, ülkenin bir kaosa sürüklenmemesi gerektiği tavsiyesinde bulunmuştu. Diğer bir deyişle, hemen hiç kimse Ekvadorlulara ˜aferin” dememiş, en sert açıklamalar ise Lagos ve Chavez’den gelmişti: Tabii, Quitoâ’daki ABD büyükelçisinden sonra.

Ekvadorlular ˜ihanet” diyorlar hayal kırıklığına uğramış vaziyette. Bu nihâyetinde ˜ahlaki” bir değerlendirme: Birilerine kızmak, birilerine küsmekten başka bir sonuç vaad edip etmediği de tartışmalı, siyasal açıklayıcılık taşıyıp taşımadığı da. Oysa ki sorun, tüm yakıcılığıyla hâlâ ortada duruyor, çözülmeyi bekliyor.

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org