[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Kolombiyalı sendikacının başına gelenler – Ekin Bilginoğlu
- - 24 Şubat 2008

Latin Amerika’da kanayan bir yara: Kolombiya. Ordu birliklerinin, yabancı askerlerin, faşist kontrgerilla çetelerinin, uyuşturucu kaçakçılarının her yıl yüzlerce kişiyi nedensizce ya da muhalif oldukları için katlettiği, mafyanın devletleştiği, hükümetinin bölge ülkelerindeki sol hükümetlere karşı ABD’yle birlikte en tacizkâr tutuma sahip olduğu ve ülkeyi her türlü pislikle birlikte yaşanmaz hale getirdiği. Babadan uyuşturucu işine bulaşmış bir devlet başkanına sahip, resmi rakamlara göre 1986 yılından bu yana 2500, 2002’den bu yana 521 sendikacının infaz edildiği, her türlü toplumsal muhalefetin “terörizmle savaş” bahanesi altında bastırıldığı, 4 milyona yakın insanın ülke içinde göç etmeye zorlandığı Kolombiya.

9 Şubat 2008 tarihinde, işte bu devlet terörüne maruz kalanlardan biri, sendika aktivisti Jose Giraldo Toro, bir kontrgerilla ölüm timi tarafından 5 gün boyunca alıkonulup işkence gördükten sonra evini terk etmeye zorlandı. Bunu izleyen günlerde kalabalık sayılabilecek ailesi de aynı muameleye maruz kaldı. Aşağıda kendi sözleriyle anlattığı da onun hikayesi.

“Biraz zaman önce 19.Tabur’a mensup yüzlerce asker, yaşadığım Cauaca eyaletindeki Patia beldesine girdiler. Onların hemen ardından “Kara kartal” üniforması giyen ağır silahlı ve elektrikli testereler taşıyan paramiliterler de geldi. Paramiliterler [Patia’ya] şubat ayının başında ulaştılar ve askerler onların alana girmelerine kolayca izin vererek hiçbir şey yapmadılar.” 

“Paramiliterler beldede üç üs kurdu. Bir tanesi sahibi Hernan’ı öldürdüklerini düşündüğüm yer olan Brisias topluluğunun dışındaki bir çiftlikte. Diğeri Ceferino Gomez’in sahip olduğu Don Alonso’daki bir alanda ve sonuncusu Zarzal köyü yakınlarındaki Alfredo Atoy’un sahip olduğu bir diğer çiftlikte.”  

“2 Şubat saat sabah 5:30 civarlarında evimizin kapısında tüyler ürpertici bir gürültü duydum ve neler olduğuna bakmak için oraya yöneldim. Kapıyı açtığımda kalabalık “Kara Kartal” paramiliterler grubunu görerek dehşete düştüm. Beni yere yatırarak dövmeye başladılar. 4 ve 6 yaşındaki çocuklarının her ikisi de çığlıklar atıyorlardı ancak bunu dikkate almayarak tüfekleriyle ve tekme-tokat bana vurarak ellerimi bağladılar.”  

“Beni evin civarındaki bir alana sürüklediler ve bu sefer ciddi şekilde saldırdılar. Üzerimde sigaralar söndürerek yüzümü gözümü darmadağın ettiler ve ardından yüzümü bir maskeyle kapattılar, böylece hiçbir şey göremez olmuştum. Sürekli bana hakaret ediyor ve dövüyorlardı.”

“Ne kadar sürdüğünü bilmiyorum ama biraz zaman sonra topluluktan 15 kişilik bir grup gelerek paramiliterlerden beni serbest bırakmalarını istediler. O sırada beni kaçıranların şefi göğsüme tabancasını dayayarak, herkesin önünde, eğer onlara bilgi vermezsem beni öldüreceklerini söyledi. Sonra da gelen topluluk üyelerini kovdular.”  

“Bir adamın kullandığı mavi bir arabaya zorla bindirildim ancak gözlerim çok sıkı biçimde kapandığı için nereye gittiğimizi göremiyordum. Ancak vardığımız yerin Zarzal yakınlarında bir alan olduğunu söyleyebilirim. Saha sonra paramiliter kamplarından birinde olduğumun farkına vardım. Paramiliterler beni tekrar bağladılar ve bir odaya koyarak beni orada bıraktılar. Onlarla olduğum her dakika dövülerek eğer onlara istedikleri bilgileri vermezsem öldürüleceğim söylendi. Bana gerillalarla ilgili sorular sordular ve ben de bu konuda hiçbir şey bilmediğimi defalarca söyledim.”

“Bir sonraki gün, 3 Şubat’ta, ‘El Cucho’ diye seslendikleri paramiliterlerin komutanının önüne çıkarıldım. O da bana, eğer yerel gerilla dayanışma ağına kimlerin dahil olduğunu anlatmazsam, beni, çocuklarımı, eşimi annemi öldüreceklerini söyledi. Ben tekrar hiçbir şey bilmediğimi söyledim ve esir olarak kaldığım odaya geri yollandım. Sonraki üç günü orada kilitli biçimde geçirdim, arada gelerek beni darp ve tehdit ederek bilgi istiyorlardı.”  

“7 Şubat’ta, akşam yemeğinden sonra tekrara ‘El Cucho’nun önüne çıkartıldım. O da bana, mevcut şartlarda beni serbest bırakacağını söyledi ve ben de bir sonraki gün aileme kavuştum. Bana, benimle özellikle insan hakları mücadelesi içinde olduğunu bildiği babam hakkında daha fazla konuşmak istediğini söyledi. Bu doğru değildi. Bana, eğer yaşadığımız yerden ayrılmazsak ailemin tamamını katledeceğini garanti ettiğini söyledi. Ardından da beni El Zarzal köyü civarında serbest bıraktılar.”  

“Derhal gitmem gerektiğini, aksi takdirde ailemin bu katiller tarafından öldürüleceğini düşünüyordum. Sendikam SINPEAGRIC ile konuştum ve onlar da bana bir tür danışmanlık işi verebilecekleri Popayan şehrine gitmemi tavsiye ettiler. 9 Şubat’ta Popayan’a gitmek için otobüse bineceğim Patia kasabasına vardım. İlerleyen günlerde ailemin büyük kısmı da oradan ayrıldı. Annem, babam, 7 çocukları ve 13 torunları bölgeyi tamamen terk ettiler.” 

“Benim anlayamadığım şey, bölgede yüzlerce müfrezesi olan Kolombiya ordusu, nasıl oluyor da paramiliterler durdurmak için bir şey yapmıyordu. O adamlar Hâlen orada insanları terörize ediyorlar ve askerler ise bunu görmezden geliyor. Bence, ilk günde yaşananlara bakılırsa, bahsettiğim 19.Tabur paramiliterlerle beraber çalışıyor. Kaçırılmamı takip eden 5 gün boyunca herkesin yerlerini bildiği paramiliter kamplarına dönük hiçbir şey yapılmadı.”

“Her şeyimizi kaybettik ve geri dönüp dönemeyeceğimizi bilmiyorum. Evimize ve toprağımıza kimin göz kulak olacağını bilmiyorum ve endişe duyuyorum.”

Latinbilgi / Ekin Bilginoğlu


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org