[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



21.Yüzyıl Sosyalizmi üzerine düşünceler – James Petras
4 - 07 Eylül 2008

Petras, bu makalesinde bir taraftan 20.yy deneyimleri üzerinden 21.yy sosyalizmine ilişkin kimi dersler çıkarırken bir taraftan da isim vermeden Küba ve Venezüella devrimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. Makalede Küba devriminin Raul Castro dönemindeki reformlarına ilişkin olumlu bir çerçeve çizilmesinin yanı sıra, Venezüella'daki bürokrasi gerçeği ve Küba ile Venezüella'nın uluslararası yardım programlarına ilişkin olumsuz eleştirilerin ipuçları da bulunabilir. 

21. yüzyılda sosyalizme ilişkin perspektifleri incelemek için, sosyalist projeye şekil veren temel önermelerden bazılarını hatırlamak gerekir.

Dahası, çarpık yapıları ve başarısızlığa uğrayan politikaları anımsamanın büyük önem taşımasının yanı sıra, 20. yüzyıl sosyalist rejimleri tarafından erişilen temel ilerlemelerin bazılarını da hatırlamak önemlidir.

En temel anlamda “sosyalizm”in, kapitalizm altında olduğundan daha iyi bir maddi hayata dönük bir araç olduğunu hatırlamak önemlidir: daha yüksek yaşam standartları, daha geniş siyasi özgürlük, koşullarda toplumsal eşitlik ve iç ve dış güvenlik. “Saygı”, “haysiyet” ve “dayanışma”, sadece bu temel maddi hedeflere eşlik eden şeyler olarak anlaşılmalıdır, ikameler olarak değil. “Saygı” ve “haysiyet”e, uzun vadeli, geniş ölçekli mahrumiyet, fedakârlık ve maddi ilerlemenin gecikmiş biçimde yerine getirilmesi koşulları altında ulaşılamaz. Adaletin soyut ilkeleri adına maddi yaşam standartlarından “fedakârlığı” idealleştirerek “sosyalist” olduklarını iddia eden hükümetler, modern dinamik bir sosyalist hükümetten çok dini düzenin “ruhani sosyalizmi”ne yakındırlar.

Toplumsal dönüşümler ve kapitalist mülk sahiplerinin sosyalist devlet tarafından tasfiye edilmesi, sadece, yeni düzenin verimliliği, çalışma koşullarını ve sosyalist kurumların tüketicilerine karşı sorumluluğu geliştirebildiği takdirde haklı çıkarılabilir. Örneğin, bazı sosyalist rejimlerde, “devrimci atak” kisvesi altında devlet, “kapitalistleri tasfiye etmek” adına müdahale ederek, binlerce küçük ve orta boy kentli perakendeci işletmeyi imha etmişti. Sonuç bir felaketti: dükkânlar kapalı kaldı; devlet küçük işletmeler yığınını örgütlemekte beceriksiz oldu ve işçilerin büyük bir kısmı hayati hizmetlerden yoksun kaldı.

20. yüzyıl sosyalist devletleri işçilerin çoğunluğuna hizmet eden verimli ve eksiksiz sağlık, eğitim ve güvenlik sistemleri inşa ettiler. Sosyalist devletlerin çoğu, doğal kaynaklar üzerindeki yabancı denetimini ve sömürüsünü ortadan kaldırdı ve bazı örneklerde çeşitlendirilmiş endüstriyel ekonomiler geliştirdiler. Bütün hepsinde, yaşam standartları yükseldi, suç oranı düştü, istihdam, emeklilik ve refah sağlandı. Ancak 20. yüzyıl sosyalizmi, derin yapısal krizlere önayak olan derin çelişkilerle bölünmüştü. Bürokratik merkeziyetçilik işyerindeki özgürlüğü yok saydı ve kamusal tartışmalar ile halk katılımını kısıtladı. Kamusal otoritelerin “güvenlik” üzerine yaptıkları aşırı vurgu, yeni fikirleri, girişimciliği, bilimsel ve popüler inisiyatifleri engelleyerek, teknolojik durgunluğu ve kitlesel pasifizmi körükledi. Siyasi büroya dayanan seçkin maddi imtiyazlar, halkın sosyalist ilkelere dönük inancının altını oyan ve kapitalist değerlerin yayılmasına önayak olan derin eşitsizliklere neden oldu.

Kapitalizm, toplumsal eşitsizlikler üzerinden devam eder; sosyalizm daha geniş eşitlik vasıtasıyla derinleşir. Kapitalizm ve sosyalizmin her ikisinin de verimli, üretici ve yenilikçi işçilere ihtiyacı vardır: ilki, karları maksimize etmek için, ikincisi genişleyen bir refah devletini sürdürmek için.

21. yüzyıl sosyalistlerine 20. yüzyıl dersleri

21. yüzyıl sosyalistinin 20. yüzyıl sosyalizminin başarıları ve başarısızlıklarından alacağı dersler vardır.
İlki: politikalar, halkın çalışma koşullarının yanı sıra yaşam [şartlarını] da geliştirme doğrultusunda hayata geçirilmelidir. Bu kaliteli barınma, hane donanımı, toplu taşıma, çevresel kaygılar ve altyapıya muazzam yatırımlar anlamına gelir. Denizaşırı dayanışma ve misyonlar, sosyalist rejimin başlıca dahili sınıf tabanı için maddi yatırımları arttırmak ve derinleştirmenin yerine önceliğe alınmamalıdır. Dayanışma memlekette başlar.

İkincisi: kalkınma politikaları, hammaddeyi işleme, kitlesel tüketime yönelik (giyim, ayakkabı vs.) kaliteli ürünler üretecek endüstrilere ve tarıma büyük yatırımlar yapma, özellikle temel zorunlu besinlerde kendine yeter hale gelme konusuna özel bir önem vererek, ekonomiyi çeşitlendirme üzerine odaklanmalıdır. Sosyalist ekonomiler hiçbir koşulda, büyük belirsizliklerle malul olan tek ürünlere (şeker, turizm, petrol, nikel) dayanmamalıdır.

Sosyalist bir hükümet, yüksek ekonomik ve kültürel önceliklerine uygun biçimde eğitimi, gelir ve altyapı politikalarını finanse etmelidir; bu, tarım uzmanları ve becerikli tarım işçileri, becerikli inşaat işçileri (tesisatçılar, elektrikçiler, boyacılar) ve sivil mühendisler ve mega-şehirleri dağıtmak ve özel taşıma yerine kamusal taşımayı ikame etmek amacıyla ulaşım işçileri ve kent ve kır plancıları yetiştirmek demektir. Halkın, havanın, suyun kalitesini, gürültü seviyesini ve besinin ulaşılabilirliğini, fiyatlarını ve kalitesini denetlemek üzere seçtiği çevre ve tüketici konseylerini onlar kurmalıdırlar.

20.yüzyıl sosyalist hükümetleri, büyük miktarlarda yardımı (çoğu ilerici bile olmayan!) denizaşırı rejimlere yönlendirerek, çoğunlukla kendi işçilerine yabancılaştılar. Sonuç olarak, “uluslararası dayanışma” adına yerel ihtiyaçlar ihmal edildi. 21. yüzyıl sosyalizminin ilk önceliği, memlekette dayanışmadır. 20. yüzyıl sosyalistleri, yerel faaliyetin önüne geçerek ve pasifliği özendirerek, yukarından “refah”ı vurguladılar –“veren” hükümet ve “alan” kitleler. 21. yüzyıl sosyalizmi, makamlarını kamusal yetkileri vasıtasıyla bireysel serveti çoğaltmak ve korumak üzere kullanan ayrıcalıklı “sosyalist” burjuva bakanlara ve memurlara karşı durmak için özerk sınıf faaliyetlerini özendirmelidir.

[Ancak] özerk halk örgütlenmeleri, özel şoförlü Mercedes’lere binerken ve lüks yalılarda, ikinci ve üçüncü yazlıklarında sefa sürerken yüksek maaşlı sanayi işçilerine “ayrıcalıklı” oldukları gerekçesiyle saldıran ve çocuklarını yurtiçi ve yurtdışındaki pahalı ve halka açık olmayan özel okullarda okutan zengin bakanların ikiyüzlülüğünü teşhir edebilir.

Sosyalizm her şeyden önce toplumsal eşitlikle ilgilidir. Gelir seviyesinde, okullarda ve hastanelerde eşitlik; sınıflar arasında ve içinde eşitlik. Toplumsal eşitlik olmaksızın, bütün “çeşitlilik”, “haysiyet” ve “saygı” muhabbetleri anlamsızdır. Kapitalistler de, kendi karlarını ve zenginliklerini etkilemediği sürece “çeşitliliği” destekler. Sosyalistler, zenginliği ve mülkiyeti, siyah ya da beyaz, yerli çiftçi ya da kentli işçi, erkek ya da kadın ve genç ya da yaşlı, bütün işçilere etkili biçimde yeniden bölüştürecek olan gelir ve mülk eşitliğini destekler. Yoksul olmanın ve sömürülmenin “haysiyeti” yoktur; haysiyet mücadeleyle ve toplumsal eşitlik ve yükselen yaşam standartlarına dair sosyalist hedeflere ulaşılmasıyla birlikte gelir.
17 Ağustos 2008

[La Haine’deki İngilizce orijinalinden Soner Torlak tarafından Latinbilgi (Sendika.Org) için çevrilmiştir]


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org