[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Marcos’un dili – Yıldırım Türker
- - 16 Kasım 2008

Hayatın küçük lütufları, tam da göğsünüzün iyice karardığı, bulutlandığınız anlarda elinizden tutuverir. Başınızı okşar. Çoktan tükendi sandığınız yaşama iştahınızı bir anda coşturur.

Hayatı yaşanılası kılan, o küçük lütuflarıdır. Küçük olmalarının nedeni, ıskalanmaya, kanıksanıp görmezden gelinmeye yatkın oluşlarındandır. İktidarın uğultulu itiş kakışı içinde pekâlâ es geçilebildiklerinden. Vakitsizliğe kolayca kurban edilebilirliklerinden.
Hayatın küçük lütufları, dişidir. Onlara açık olmak güçlendirir, ama iktidar sahibi yapmaz insanı.

Gabriel Garcia Marquez’in Subcomandante Marcos’la yaptığı söyleşiyi bulup okuyun.
17 yıldır yerlilerle birlikte Lacando’nun ormanlarında yaşayan, Meksika’nın, Latin Amerika’nın, giderek dünyanın kaderi üstüne taptaze, çıtır çıtır bir dil üreten güzel gözlü Marcos’un anlattıkları iyileştirir sizi de. “Herkes çoğunluğun adına konuştuğunu sanıyor ama biz azınlık adına konuşuyoruz” diyor. Mücadelesi, dinamiğini azınlıkların temsili sorunsalından alıyor. Çelişkiyi, yerleşik düzenin ‘mesai saati’yle yerlilerin ‘kum saati’ arasındaki uyumsuzluk olarak gördüğünü söylüyor. Dünyanın mesai saatine kayıtsız şartsız ayak uydurmaya yanaşmayacaklarını tekrarlıyor.

Dünya solunun tıkanmış diline karşı iktidara aday olmayan, uzun vadede tamamıyla iktidarsızlaştırılmış bir dünya için yontulan dişi bir dil.

O dilde hamasetin en ufak tınısına, şahadetle beslenen şanlı savaş lehçesine yer yok.
Öncelikle edebiyatla büyüdüğünü, 12 yaşına bastığında kendisine hediye edilen güzel ciltli ‘Don Kişot’un, Shakespeare’in, Lorca’nın, sonra Llosa’nın, Marquez’in ve diğer Latin Amerikalı yazarların kendi suç ortakları olduğunu söylüyor. “Edebiyat, içinde barındırdığı sarkazm ve mizahla bizi Marx ve Engels için işe yaramaz kılmıştı” diyor. Daha sonra okumuş onları. Ama “Arkadaşlarınız sizi komünist olarak görüyor mu?” sorusuna, “Hayır, sanmıyorum. Ancak, beni bir turba benzetirlerdi. Dışı kırmızı, içi beyaz.” diye cevap veriyor. Yazmakta olduğu kitabı anlatırken “Felsefemizde ne kadar çok çelişkiyi barındırdığımızı anlatmayı deneyeceğim” diyor. “Bir devrimci ordunun neden iktidarı ele geçirmek istemediğini, bir ordunun görevi olmasına rağmen neden savaşmadığını yazmaya çalışacağım.”

Marcos’un başucu kitaplarından olduğunu söylediği, Lorca’nın ‘Çingene Romancero’su’nu açıyorum. “Geniş sümbül eteğiyle ay / geldi demirci ocağına. / Oğlan aya bakar, bakar hep / oğlan öyle kalakalmış da.” dizeleriyle başlayan.

Özgürlüğün sınırı, düşgücü! Yüzde yüz sivil, yüzde yüz hülyalı bir dilin kışkırttığı düşgücüyle genişler özgürlüğün ufku.

Marcos’un örneğini verdiği o dişi dil nasıl bir şey öyleyse?

Çapkın bir dil, öncelikle. Şefkati, şiddeti denetimsiz.

Doğurgan; bütün ihtimallere ve imkânlara açık.

Yolunda menzili kesin, hedefi keskin tutmayı düstur edinmeyen, her şeyden öte militarist hiyerarşinin aksanıyla zedelenmemiş bir dil.

Yaşayan her şey karşısında bir mucizeyle yüz yüze gelmiş gibi şaşkın, hayran ve saygılı bir dil.

Entelektle meselesini çözerken yüreğini asla karartmayan, mizah duygusunun bilediği sonsuz düş gücüyle sevinç ve mutluluk dışındaki her şeyi ikincil gören bir dil.

Özgürlük ve eşitlik dili. Aşk ve devrim dili.

İktidarın her türü karşısında saygısız; vermenin, her an verebilecek kadar biriktirmenin hazzından vazgeçmeyen bir dil.

Hizaya sokulup hazırolda bekletilirken yanındakinin alnının terini silebilen bir dil. Laubâli
dedikleri dil.

Sayın’ları, saygıdeğer’leri umursamayan bir dil. Başkanım’ları, efendim’leri tiye alan bir dil. 
Her şeyi birbiriyle tartarak değerlendirmeye yanaşmayan, her şeyi özgül varoluşuyla çizen bir dil.

Yaşamaya kışkırttığı için bozguncu bir dil.

İktidara aday olmadığı için her dem taze bir dil.

Soyunmaktan korkmayan; kuytularda süslenip püslenip öyle ortaya çıkmayan bir dil. Çıplak bir dil.

Korkulara, yasaklara, törelere pabuç bırakmayan bir dil.

Cesur; cesaretini böbürlenmeden gösteren bir dil.

Şiirini özgürlükten alan bir dil.

Kaynak: Radikal / 16.11.2008

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org