[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Paraguay: Fernando Lugo “dalya” dedi – Soner Torlak
- - 05 Aralık 2008

Latin Amerika’da 2008 yılının en önemli olaylarından biri, bölgede yaşanan Kolombiya-Venezüella gerginliği, Rice’ın bölge gezisi, Bolivya’da ayrılıkçı muhalefet ve çatışmalar, Haiti’de açlık isyanları, Küba’daki reformlar ve Arjantin’de aylarca süren hükümet ve çiftçiler arasındaki gerilimler gibi gelişmelerin gölgesinde kalması nedeniyle dikkatlerden kaçan Paraguay’daki iktidar değişimiydi.

ABD'nin Latin Amerika'daki son kalelerinden biri olan Paraguay'da 20 Nisan tarihinde yapılan devlet başkanlığı seçimlerini, “Değişim için Yurtsever İttifak”ın adayı, "Yoksulların Papazı" olarak bilinen eski piskopos Fernando Lugo, oyların yaklaşık yüzde 41'ini alarak kazandı. Seçimlerde 2,8 milyondan fazla Paraguaylı yeni devlet başkanını, başkan yardımcısını ve diğer ulusal ve yerel yetkilileri seçmek için sandık başına gitti. Paraguaylılar devlet başkanının yanı sıra 45 yeni senatör, 80 vilayet meclisi üyesi, 17 vali, 400 tane kaymakam ve Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur'un parlamentosunda Paraguay'ı temsil edecek kişileri seçtiler.

Söylemde ılımlı fiiliyatta radikal

Bağımsızlığını kazanmasından bu yana diktatörlükler ve aşırı sağcı işbirlikçi iktidarlar tarafından yönetilen Paraguay’a son 60 yıl ise diktatörlüğün mirasçısı olan Colorado Partisi’nin despotik iktidarı hükmetti. İnsan hakları ihlallerinin sıradan sayıldığı, rüşvet, yolsuzluk ve çürümenin batağındaki bu küçük Latin ülkesinin halkı, kıtada esen ilerici dalgadan güç alarak seçimlerde “solcu” olduğu ve yoksullardan yana tavır aldığı gerekçesiyle kiliseden ihraç edilen Lugo’nun arkasında birleşti.

Ancak Lugo’nun oldukça ciddi güçlükler ve çelişkilerle malûl bir siyaset arenasını ve dışarıya tam bağımlı bir ekonomiyi miras aldığını da hatırlamakta fayda var. Öte yandan 60 yıldan bu yana devletle ve rejimle iç içe geçmiş Colorado Partisi kadrolarının büyük kısmı halen bürokratik ve idari mekanizmalarda varlıklarını koruyorlar.

Paraguay’da yasama gücü iki parçalı meclis tarafından kullanılıyor. Bunlardan biri olan parlamentoda ilericiler sandalyelerin büyük çoğunluğu kazanmış olsalar da kongrede sağcıların egemenliği göze çarpıyor. Seçimler sonrasında “Tamamen muhafazakâr olan bir kongre oluştu” diyen yeni başkan yardımcısı Franco ise “45 kongre üyesinden sadece 1 tanesi solcu, geri kalanı ise Paraguay’ı geleneksel olarak yöneten Colorado Partisi mensuplarından ya da bu partiden ayrılma kişilerden oluşuyor. Başarı ve başarısızlık bir arada yaşandı” açıklamasında bulundu.

İlk yerli bakanının atanması

Bütün bu yapısal engellerle birlikte, seçimler öncesinde oldukça ılımlı mesajlar veren Fernando Lugo ise devlet başkanlığı koltuğuna oturur oturmaz ciddi radikal adımlar atmaya başladı. Bunlardan ilki, Lugo’nun yemin ederek göreve başlamasının hemen ardından kurduğu kabinede ülke tarihinde bir ilke imza atarak Kızılderili kökenli Ache kabilesinin şefi Margarita Mbywangi’yi “Yerli İlişkileri Bakanı” olarak atamasıydı. 400 farklı yerli topluluğunun yaşadığı Paraguay’daki Kızılderili nüfusunun en az 90bin olduğu tahmin edilirken, “atalarının topraklarından sürülerek sefalete mahkûm edilen yerlilerin kendi yaşam alanları üzerinde yeniden hak sahibi olabilmesi için” çalışacağını açıklayan Mbywangi, öncelikli gündeminin yerli kültürünün ve yaşam alanlarının korunması olduğunu söyledi.

Paraguay’ın ilk yerli bakanının hayat hikâyesi ise oldukça tanıdıktı ve güney Amerika halklarının toplumsal belleğine kazınan trajedilerin örneklerinden biriydi. Ache yerli topluluğu üyesi olan Mbywangi, henüz dört yaşındayken yaşadığı ormandan kaçırılarak defalarca satıldı. Toprak sahipleri tarafından kölece çalıştırılan Mbywangi, daha sonra okula gidebildi ve okuma yazma öğrendi. Mbywangi bir yandan bakanlık görevini yürütürken diğer yandan da lise diploması almaya çalışacak.

Hidroelektrik imtiyazlarının yeniden düzenlenmesi

Ardından Lugo Paraguay’ın hidroelektrik kaynağının büyük kısmını oldukça adaletsiz antlaşmalar kapsamında elinde tutan Brezilya ve Arjantin’le müzakereye oturdu. Brezilya ve Arjantin’le ortak kurulan ve Paraguay’ın tamamen denetimine almak istediği Itaipú ve Yaciretá hidroelektrik santrallerinin işleyişinin düzenlendiği antlaşmalar, Brezilya ve Arjantin’in diktatörlük yönetimlerince Paraguay’a dayatılmıştı ve her iki barajı da kendi devletlerinin ve şirketlerinin çıkarına ve Paraguay’ın zararına olarak inşa etmeye yardım eden Brezilya ve Arjantin’e, enerjiyi satın aldıkları fiyatların, pazarda ödeyeceklerinden çok daha az olması konusunda tek taraflı bir imtiyaz sağlıyordu. Brezilya’ya ve Arjantin’e satılan Paraguay enerjisinin pazar fiyatı, yılda 3.6 milyar $ civarındaydı (Paraguay’ın GSMH’ının %60’ından daha fazla), ancak ülke yılda sadece 250 milyon $ alabiliyordu.  

Müzakerelerin başlamasının ardından Paraguay’daki demokratikleşme sürecine katkı sunmak konusunda tereddüt etmediklerini daha önce açıklayan Brezilya hükümetinden Dışişleri Bakanı Celso Amorim de, konuyla ilgili olarak, Brezilya’nın “emperyalist” olarak gözükmek istemediğini ve santral üzerinde baskın bir konum elde ederek çıkar sağlamayı düşünmediğini belirtmişti. Uzun vadede çıkarlarının barışçı bir kıta oluşturmayı başarmak olduğunun altını çizen Amorim, hükümetin santrallerle ilgili adil bir antlaşma yapmaya hazır olduğunu söylemişti. Brezilya devlet başkanı Lula da Silva da Lugo’yu seçimden sonra ilk tebrik eden devlet başkanlarından biri olmuştu.

Entegrasyon ve kaynakların kamulaştırılması

Öte yandan Fernando Lugo, Paraguay’ın kendi egemenliğini ve bağımsızlığını açıkça savunacağını ve Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ile entegrasyona öncelik vereceğini açıkladı. Lugo, verdiği bir röportajda diğer entegrasyon süreçlerinde de ilerleme kaydetmek istediğini dile getirdi ve “sınırlarla bölünmemiş, daha özgür ve egemen bir kıtanın birçok ilerici Latin Amerika hükümetinin hayali olduğuna işaret etti. Sözlerine "Ulusal ve uluslararası siyasetimiz halkların kendi kaderlerini tayin etmesini sağlamak yönündedir" diye devam eden Lugo, Paraguay yasalarına göre doğal kaynakların devlet mülkiyetinde olduğunu hatırlattı.

Lugo bu çerçevede doğal kaynakların kullanımının sadece devlet veya geçici bir süre şartıyla imtiyaz sahipleri tarafından gerçekleştirilebileceğini kaydederek değerlendirmesine şu şekilde devam etti: "Her ne kadar kaynakların verimli bir şekilde kullanılması için özel sermayeye ihtiyaç duysak da, tekellere karşıyız; topyekûn özelleştirmeye de tümden kamulaştırmaya da inanmıyoruz." Devlet Başkanı adil fiyatlandırılmış enerjinin ülkenin ekonomik durumunda dönüm noktası olabileceğine inandıklarını ekledi. Lugo, Brezilya’daki “Sıfır Açlık”a benzer bir plandan ve bu planla Paraguay yerlilerine Ağustos ayı itibariyle yiyecek sağlanması hedefinden bahsetti. Lugo 300 binden fazla topraksız köylünün bulunduğu ülkede hayata geçirilecek toprak reformunu ve yargı ve Anayasada yapılacak diğer değişiklikleri açıkladı.

Bütün kuvvet komutanlarının görevden alınması

“Yoksulların papazı” Lugo bütün bunların ardından oldukça radikal bir adım daha atarak tarihe geçti. Lugo önce kendi hükümetine darbe hazırladıkları ve dışarıya istihbarat aktardıkları gerekçesiyle ordunun bütün kuvvet komutanlarını görevden aldı, ardından da atacağı radikal adımları engellemeye çalışan ve iktidar ve muhalefet gruplarının cepheleşmesi üzerine kilitlenen Paraguay Meclisi’ne referanduma gitme tehdidinde bulundu. 2009 bütçe toplantılarından sonuç alınamaması üzerine “Eğer senato iki üç ay daha bu şekilde, olağan toplantılarını bile sürdüremez halde devam ederse, bir referandum düzenlemeyi düşünüyorum” diyen Lugo, “ciddi bir meclise ihtiyacım var, yoksullukla mücadele gibi ciddi meseleleri tartışacağımız yerde zaman kaybediyoruz” sözlerini sarf etti.

Bununla yetinmeyen Lugo, kendisine karşı hazırlanan bir komployu ortaya çıkararak kanıtlarıyla birlikte kamuoyuna sundu. Orduyla meclis arasında bağlantıyı sağlayan General Maximo Diaz’ın ortaya çıkardığı komplonun planlarının (Lugo’nun başkanlık yarışındaki rakiplerinden) emekli General Lino Oviedo’nun evinde gerçekleşen gizli bir toplantıda yapıldığı açıklandı. Toplantıya eski devlet başkanı Nicanor Duerte, Meclis Başkanı Enrique Gonzalez, Adalet Bakanı Juan Manuel Morales ve Başsavcı Ruben Candia’yla birlikte General Maximo Diaz da çağırılmıştı. Ancak toplantıya katılan Diaz, durumdan devlet başkanı Fernando Lugo’yu haberdar ederek, olası bir darbe girişiminin önüne geçti.

Konuyla ilgili bir açıklama yapmak üzere basının karşısına çıkan Lugo, “ellerimizde hükümetimizi istikrarsızlaştırmak amacıyla harekete geçildiğinin kanıtları mevcut ve bu operasyonun başını Oviedo ve Duarte’nin çektiği de kanıtlarla sabit durumda” derken, komployu haber evren General Maximo Diaz’dan da “güvendiğim, olgun ve soğukkanlı bir kişi” olarak bahsetti. “Bu şartlar altında, bu girişimi ve özellikle de bu girişime alet olan yargıçları kınıyorum” diyen Lugo, sorumlular hakkında gereken yasal işlemlerin başlatılacağını belirtti. Öte yandan Lugo’nun açıklamalarının bir süre sonra, Paraguay Genelkurmay Başkanı General Bernardino Soto Estigarribia da bir açıklama yaparak, "Silahlı kuvvetlerin kapıları cumhuriyetin anayasal emirlerine açık, darbelere kapalıdır” dedi.

Dış politikada ABD ekseninin kırılması

Lugo, dış politikada tarihi boyunca ABD’nin uydusu olmuş ve Çin-Tayvan geriliminde Tayvan yanlısı bir eksende hareket eden ülkenin bu geleneğine de el atarak, Çin Halk Cumhuriyeti’yle tam diplomatik ilişkilerin tesis edilmesi kararı aldı. Konuyla ilgili Brezilya gezisi sırasında bir açıklama yapan Paraguay Dışişleri Bakanı Alejandro Hamed Franco, “Paraguay hükümeti olarak Çin Halk Cumhuriyeti’yle tam diplomatik ilişki kurulması ve Çin-Tayvan sorunuyla yakından ilgileniyoruz. Bu konulara ilişkin nihai kararı devlet başkanımız Fernando Lugo, ilerleyen aylarda kesin olarak verecek” dedi.

Latin Amerika’da Venezüella, Küba, Bolivya ve Ekvador gibi devrimci hükümetlere sahip ülkelerin dışında, tarihi boyunca ABD nüfuzunda kalmış küçük ülkelerin de dış politika da merkezkaç eğilimlere girmeye başlaması, ABD’nin bölgedeki hegemonya kaybının da göstergesi olmakla birlikte Paraguay gibi bağımsız bir dış politika ekseni üretebilmek için gereken kaynaklardan ve güçten olan bir ülkenin bu tür bir adıma cüret edebilmesinin oldukça önemli kabul edilmesi gerekiyor.

Tarım reformu

Bütün bunlar olurken, Lugo’nun attığı radikal adımların cesaret verdiği toplumsal hareketler de ülke siyaseti üzerindeki etkilerini arttırmaya başladılar. Tarımda reforma gidilmesi, çiftçilere devlet yardımı yapılması ve kırsal kalkınmaya yönelik bir merkezi kurumun oluşturulması talebiyle üç gün boyunca eylemde olan çiftçiler, devlet başkanı Fernando Lugo’yla yaptıkları görüşmelerin ardından taleplerinin kabul edilmesiyle eylemlerini sona erdirdiler. Lugo’yla görüşen çiftçi temsilcileri, devlet başkanından tarım reformu için bir ulusal konsey oluşturulacağı ve çiftçilere ürün bazında devlet yardımı uygulanacağına dair söz aldıklarını açıklayarak, sürecin takipçisi olacaklarını ifade ettiler.

Hükümet tarafından yapılan resmi açıklamada da, tarımda toplumsal çıkarlar ekseninde bir dönüşümün hayata geçirilmesi adına atılacak adımların Ulusal Kırsal Kalkınma Enstitüsü tarafından koordine edileceği belirtildi. Paraguay’ın başkenti Asuncion’da polisle çatışarak başlayan ve üç gündür süren eylemlerde yollar trafiğe kapatıldı, tahminlere göre 45binden fazla çiftçi iş bırakarak protesto gösterilerine katıldı, eylemlere 50’den fazla sendika ve toplumsal örgütten de destek geldi.

Sonuç

Başta da bahsettiğim üzere Lugo, kurumsal mekanizmaları iltihaplanmış, rüşvet ve yolsuzluğun ayyuka çıktığı, mafyatik ilişkilerin devlet yönetimi kademelerinde kurumsallaşmış olduğu, ordusu ve polisinin emperyalist merkezlerle akçeli ve alengirli ilişkiler içinde bulunduğu ve en önemlisi uzun on yıllardır muhalif ve ilerici damarlarının şiddetle kurutulduğu ve bu anlamda umudun uzun yıllardır yöresine uğramadığı bir ülkenin iktidarını devraldı. Ancak onur ve ahlaka yaptığı vurgunun yanı sıra attığı sağlam adımlarla diktatörlük ve işbirlikçi sağcı iktidarların yarattığı çürümüşlüğü ve tortuyu temizlemeye kararlı gözüken Lugo, ilk 100 gününün sonunda Paraguay’ı hiç olmadığı kadar aydınlık günlere inanılan ve umudun ete kemiğe büründüğü bir ülke haline getirdi. Ve sadece bununla bile tarihe geçmeyi çoktan hak etti.

Soner Torlak

Kaynak: Mavi Defter     


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org