[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



MST'nin toplumsal dinamikleri – James Petras ve Henry Veltmeyer
- - 29 Ocak 2009

Brezilyalı Topraksız Köylüler Hareketi (MST)’nin diktatörlük döneminde 1984 yılında Ocak ayının son günlerinde kurulmasından bu yana 25 yıl geçti. Neo-liberalizme karşı direniş pratiklerinin belki de en militan ve en özgününü ortaya koyan MST’nin 25. yılı münasebetiyle, James Petras ve Henry Veltmeyer’in MST üzerine Ekim 2002’de ayrıntılı biçimde kaleme aldığı, hareketin sınıfsal dinamikleri, önderlik yapısı ve gelişimi üzerine değerlendirmeyi yeniden sunuyoruz – Latinbilgi.

 

Sosyo-politik hareketler üzerine son yıllarda yapılan sosyolojik araştırmalar, bu hareketlerin toplumsal tabanına ilişkin bir dizi sorunu, kolektif eylemin etrafında seferber edildiği meseleleri, başvurulan mücadele biçimlerini ve bu mücadelelerin verildiği bağlamları ele almaktadır. Ne var ki bu araştırmalarda, siyasal önderliğin rolü ve toplumsal dinamiklerine ilişkin bir analiz genel olarak eksiktir. Siyasal önderliğin rolü ve toplumsal dinamiklerinin ihmali, bu faktörün daha önceki araştırmalarda önemli bir yer kaplaması ve yapısalcı olmayan ya da post-yapısalcı "toplumsal aktör" yaklaşımının günümüzde onca toplumsal hareket analisti tarafından benimsenmesi göz önüne alındığında tuhaf bir durumdur (Calderon, 1995; Escobar ve Alvarez, 1992; Esteva Prakash, 1998).

Bunun muhtemel açıklamalarından biri, bu alandaki sosyologlar ve tarihçiler arasında post-modernist bir hassasiyetin ortaya çıkmış olmasıdır. Post-modernizmin genel etkisi, dikkati yapısal faktörlerden uzaklaştırma ve bu hareketlerin karşılaştırmalı ve nesnel bir analizinden kaçınma yönünde olmuştur. Gerçekten de, tekil bir hareketin bağlamsallaştırılmış ve iyi betimlenmiş ancak büyük ölçüde açıklanmamış kolektif eylemlerine odaklanmayla birlikte bu karşılaştırmalı analiz eksikliği, 1980'lerde ve 1990'larda yapılan sosyolojik araştırmaların göze çarpan bir özelliği olmuştur (Munck, 1997).

Bir diğer özellik de, post-yapısalcı bir söylem analizine yönelerek bu yeni entelektüel bağlamda, yapısalcılıkların, özellikle de Marksist sınıf teorisinin terk edilmesidir (Howarth, Alettta ve Slavrakakis, 2000; Petras ve Veltmeyer, 2001; Veltmeyer, 1997). Bu makale, bu post-yapısalcı analiz biçimine ve onunla yakından ilişkili post-modernist ve post-kalkınmacı teoriye karşı yazıldı. Bu bağlamda, siyasal önderlik faktörüyle ilgili olarak, Latin Amerika'daki sosyo-politik hareketlerin dinamiklerinin, yapısal bir perspektifle ve yeniden kurulmuş bir sınıf analizine dayanılarak en iyi şekilde anlaşılabileceğini savunuyoruz.

Tartışmamızın izleyeceği sıraya gelince. İlk olarak, yeni sosyo-politik köylü hareketleri dediğimiz olgunun onaya çıkışını koyacağız. Ardından, daha hâkim post-yapısala biçimin karşısına çıkardığımız yapısala bir söylem analiziyle bu hareketlerin dinamiklerini inceleyeceğiz. Sonra başkalarıyla birlikte bizim de Latin Amerika'nın günümüzdeki en canlı toplumsal hareketi olarak gördüğümüz bir hareketin önderliğinin sınıfsal ve toplumsal karakterini tanışacağız. Bu tanışma, Brezilya Topraksız Kır İşçileri Hareketi MST önderliği üzerine alan araştırması verilerimizi yorumlamak ve bu önderlerin sosyolojik,bir portresini çizmek amacıyla kurduğumuz on hipotezle bağlantılı olarak yürütülecek. Herhangi bir genel teoriye değil, ama değişik toplumsal hareketlere ilişkin daha önceki incelemelerimize ve alan araştırması verilerimize dayanarak türettiğimiz bu hipotezlerle bağlantılı olarak, Latin Amerika'da çağdaş toplumsal değişim mücadelesine hakim olan köylü tabanlı hareketlere ilişkin ayırt edici biçimde "yeni" olanın, tamı tamına, bu önderliklerin sınıf karakteri, yanı sıra da hareketlerin toplumsal tabanıyla organik bağları olduğunu savunacağız. Son bölümde de bu argümanın çeşitli teorik ve siyasal sonuçlarını ortaya koyacağız.

Latin Amerika’da yeni sosyo-politik köylü hareketlerinin ortaya çıkışı

İkinci Dünya Savaşı sonrası koşullarda 1940'ların sonlarında başlatılan geniş çaplı bir kalkınma projesi ve çok farklı koşullarda 1980'lerin sonunda başlatılan bir küreselleşme projesi bağlamında, Latin Amerika'da kapitalist sisteme karşı üç toplumsal ve siyasal hareket dalgası çizmek olanaklıdır. 1950'ler ve 1970'lerde toplumsal ve siyasal değişim güçleri üç şekilde seferber oldu: Sol siyasal partiler ve seçim mekanizması yoluyla (Salvador Allende'nin Şili'de işçi sınıfını devlet iktidarına taşıma başarısında örneklenen bir strateji); emeğin sendikalaşması ve örgütlü işçi sınıfının sermayeye ve devlete karşı daha yüksek ücret, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sosyal hakların genişletilmesi için mücadelesiyle; ve Küba Devrimi'nin ardından, devlete karşı silahlı savaşla.

Her bir siyasal mücadele tarzı, İşçi sınıfı unsurlarının ve kırsal üreticilerin siyasal ve ekonomik gelişme süreciyle bütünleşmesine yardımcı oldu. Ama bu sistem karşıtı mücadele ve stratejilerin hiçbiri karşılarında saf tutan güçler dizisini alt etmeyi başaramadı ve toplumsal devrim ya da toplumsal dönüşüm projesi yenilgiyle son buldu. 1980'lerde bir demokratikleşme süreci yaşandı, bölge çapında bir borç krizi ortaya çıktı ve bölge ekonomilerini yeni bir dünya ekonomik düzeninin gereklerine yapısal olarak uydurma amaçlı bir neo-liberal ekonomi projesi hayata geçirildi. Bu ortamda, yeni neo-liberal kapitalizm modeline karşı protesto, ve toplumsal dönüşüm projesi, ikinci bir kuşak tarafından ve yeni bir toplumsal ve siyasal örgütlenme biçimiyle devam ettirildi. Kent yoksullarının başı çektiği bir halk hareketi gelişti ve filizlenen bir "sivil toplum"un ve siyasalın karşıtı olarak toplumsal bir sorun ortaya çıkışının işareti olan hükümet dışı örgütler (HDÖ) her yerde boyattı. Ama bu sivil toplum örgütlerinin seferber ettiği güçler sonradan (1990'larda) bölge hükümetlerinin uyguladığı bir neo-liberal ekonomik ve siyasal reform önlemleri programıyla dağıtıldı.

1990'larda bölgeyi, mevcut sisteme karşı saf tutan üçüncü bir toplumsal ve siyasal güçler dalgası vurdu. Bu sırada emek hareketi dağınıktı, güçlerinin ve örgütlenme ve seferberlik kapasitesinin büyük bölümü, kapitalist sınıfın devlet eliyle yürüttüğü bir "sessiz devrim"le yok edilmişti. 1980'erde siyaset sahnesine hakim olan yeni toplumsal hareketler de benzer bir akıbete uğramış, seferber ettikleri güçler bir iki istisnayla dağıtılmıştı. Bununla birlikte bu aynı ortamda, birkaç köylü tabanlı sosyo-politik hareketin başı çektiği yeni bir dalga ya da kırsal eylemcilik ortaya çıktı: Meksika'da Zapatist Ulusal Kurtuluş Ordusu (EZLN); Ekvador'da Yerli Milliyetler Konfederasyonu CONAIE önderliğinde bir yerli ayaklanması ve toplumsal hareketi; Brezilya'da Topraksız Kır İşçileri Hareketi MST; ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC); FARC haricinde hepsi 1980'lerde örgütlenen ve EZLN dışında ulusal çapta faaliyet gösteren bu hareketler, 1990'larda üçüncü hareket dalgası olarak sahnenin merkezine yerleşip Sistem karşıtı toplumsal degişim yolundaki halkçı mücadeleye hakim oldular.

Şu anda bu hareketler, bölgede toplumsal değişimin ve ekonomik ve siyasal sisteme karşı muhalefetin en dinamik güçleri durumundalar. Bununla birlikte bu hareketler hala çok iyi anlaşılabilmiş değildir. Toplumsal temellerinin doğasına ve giriştikleri mücadelenin dinamiklerine ilişkin yanıttan çok sorulara yol açarak akademik (ve siyasal) tartışmaları kışkırtıyorlar (Brass, 2000; Bernstein, 2000; Foweraker, 1995; Haber, 1996; Petras, 1997; Petras ve Veltmeyer, 2001).

Önderlik meselesi – 10 Hipotez

Latin Amerika'daki köylü tabanlı yeni sosyo-politik hareketlerin doğası ve dinamikleriyle ilgili tartışma, hareketlerin toplumsal tabanına ve örgütlenme ve seferberlik dinamiklerine (mücadelelerinin genel biçimi, özgül strateji ve taktikler ve eşlik eden ideoloji) yoğunlaşmıştır genellikle. Ne var ki önderliğin karakteri ve biçimi, bu hareketlerin, toplumsal değişim doğrultusundaki direniş ve muhalefet güçlerini örgütleme ve seferber etme başarısını açıklamakta eşit derecede önemli bir faktör olarak görünüyor. Örneğin FARC, 1970'ler ve 1980'lerde kontrgerilla güçleri karşısında yalnızca varlığını sürdürmekle kalmayıp seferberlik kapasitesini de fiilen arttıran köylü tabanlı tek gerilla ordusudur. Küba Devrimi sonrasındaki ayaklanmacı faaliyetin ilk iki dalgasında kurulan ulusal kurtuluş ve toplumsal değişim hedefli diğer gerilla orduları ile FARC arasındaki çarpıcı fark, önderliğinin toplumsal karakterinde ve biçimindedir. Toplumsal tabanları ve ideolojileri açısından bu gerilla orduları, özdeş olmasalar da çok benzerdiler (örneğin, bkz. Wickham-Crowley 1992); ancak FARC, yalnızca köylü tabanlı değil, ama yeni sosyo-politik köylü hareketleri gibi köylü önderliği altında da olan bu tür yegane harekettir.

1980'lerde bölgede, toplumsal tabanları sınıf temeline indirgenemeyen ya da sınıfsal açıdan anlaşılamayan "yeni toplumsal hareketler" olgusunun ortaya çıkışı, sınıf analizinin geniş çaplı terk edilişine ve post-yapısalcı söylem analizi biçimlerinin benimsenmesine yol açtı (Calderon ve Jelin,1987; Camacho ve Menjivar, 1989; Escobar ve Alvarez,1992; Mallon, 1995; Slater, 1995; Zapata, 1987). 1990'larda sınıf analizi, siyaset sosyologlarının tekrar tekrar çizdikleri toplumsal hareketler haritasından neredeyse yok oldu ve bu tebliğin yazarlarını, günümüzde bölgedeki köylü tabanlı toplumsal hareketlerin önderlik karakterini ve sınıf kökenlerini yeniden incelemeye sevk etti.

Bu bağlamda ve yeniden kurulmuş bir sınıf analizi biçimine geri dönüşü tetiklemek amacıyla, Brezilya'daki MST önderliğine ilişkin bir saha araştırması yapma yolunu seçtik. Çeşitli araştırma ziyaretleri; birkaç MST önderi ve militanı ile mahallinde yapılan sohbetler ve kapsamlı söyleşiler; ve MST'nin temsil edildiği her eyaletten gelmiş 37 önderden oluşan bir kadroyla biçimsel bir anket yoluyla yapılan gözlemler ve toplanan veriler temelinde her biri aşağıda tartışılan bir dizi hipotez formüle ettik. Bu hipotezler, herhangi bir genel teoriden değil, ama bölgedeki bir dizi köylü tabanlı toplumsal harekete ilişkin alan çalışmalarından türetilmiştir (örneğin bkz. Petras,1997; Veltmeyer, 1997). Verilen yüzdeler, bu araştırma verilerinin istatistik analizinden elde edilmiştir.

1. HİPOTEZ

MST önderleri, kırda ve örgütledikleri çevre içinde derin ve sürekli köklere sahiptir. MST'nin geçmişte Latin Amerika'daki diğer kırsal hareketlere göre çarpıcı karakteristiklerinden biri, hareketin toplumsal tabanını oluşturan kır yoksullarıyla uzun süreli bağlara sahip önderlerin oranının yüksek olmasıdır. Her şeyden önce, önderlerin üçte ikisine yakını köylülerin oğulları ve kızlarıdır (küçük üretici yüzde 37,6-40,6 ya da topraksız tarım işçisi yüzde 28,2-21,9). Daha önceki köylü hareketi dalgalarındaki karşılaştırılabilir hareketlerin önderlikleriyle ilgili hiçbir sistematik veri ya da araştırma olmasa da, bu konuda yıllardır çalışan analistlerin çoğu, önderliklerin kentli orta sınıf kökenine ilişkin yorumlar yapagelmişlerdir. Buna karşın MST örneğinde, önderlerin çoğu (yüzde 79), üretim kooperatifi üyesi, küçük çiftçi ya da topraksız işçi ailesi kökenlidir.

Bu çeşitli "köylü" kategorilerinin, ilerlemiş bir kapitalist sanayileşme, toplumsal çözülme ve sınıf farklılıklaşması bağlamında nasıl kavramsallaştırılacağına ilişkin devam eden bir akademik tartışma var. Ancak bu tartışmanın özneleri, kendilerini genellikle hem "köylü" hem de "topraksız işçi" olarak görmekte ve tarif etmekte, bu da öz tarif değilse de nesnel kategorileştirme sorunları yaratmaktadır (Bernstein, 2001; Brass, 2000; Kearney, 1996; Mallon, 1995).

Çeşitli MST önderleriyle yaptığımız sohbetlerden onların, yalnızca kırda derin köklere sahip olma eğilimi sergilemedikleri, ayrıca genellikle toprak işgalleri bağlamında olmak üzere olanaklı olduğunca kırsal bölgeye giderek kırla olan ilişkilerini sürdürüp besledikleri, ve hareketin kırdaki sıradan unsurlarının mücadeleleri ve yaşam tarzlarıyla özdeşleşerek aralarında toplumsal bir mesafe olmamasını sağlamak için aktif biçimde çalıştıkları da açıkça ortaya çıkıyor. Dahası bu önderleri hareketin sıradan unsurlarından barınma, beslenme, ulaşım araçları ve kişisel mallar gibi maddi koşullar açısından ayrıştıracak çok az şey vardır. Bu bağlamda, ardından gelenlerle aynı maddi koşulları paylaşan önderlerin, onların ortak çıkarlarını yansıtan mücadelelere girmeleri, kendi özel imtiyazlı konumlarıyla ilgilenme ve koruma eğilimindeki, hiyerarşi içinde halinden memnun bürokratlara karşıt olarak çok daha muhtemel olduğu gayet iyi bilinir. Geçmişte hem Güney ve Orta Amerika hem de Meksika'daki diğer kırsal toplumsal hareketler için karşılaştırılabilir verilerin olmamasına rağmen, MST'ye kıyasla bu hareketlerin, önderler ve sıradan unsurlar arasında önemli bir toplumsal mesafeyle nitelendiklerinin açık işaretleri vardır. Bu konuda, diğerlerinin yanı sıra Wickham-Crowleie (1991) bakınız.

2. HİPOTEZ

Önderler, göreli olarak iyi eğitimli ve eğitimi sürdürme kararlılığındadır, dolayısıyla toplumsal gerçekleri teşhis etme ve uygun stratejiler geliştirme becerilerinin öğrenilmesi ve öğretilmesini güvence altına almaktadırlar.

Başarılı halk sınıfı hareketleri, iyi eğitimli ve şikayetleri dillendirme ve formüle etmeye muktedir, toplumsal durumlara teşhis koyan ve uygun stratejiler bulan önderler gerektirir. Pek çok örnekte toplumsal hareketler, ya kentli orta sınıfa mensup iyi eğitilmiş önderlere ya da temel eğitimi az olan tabandan gelen önderlere dayanma eğilimindeydi. Buna karşın MST, göreli olarak iyi ya da son derece eğitimli halk kesimlerinden büyük bir taban önderleri kadrosuna sahiptir. MST önderlerinin yarısından fazlası orta öğrenim sonrası eğitim (ya teknik okul ya da üniversite) almıştır. Ayrıca, üçte birlik bir bölümü (yüzde 27,9) lise mezunu ya da lise terktir. Yalnızca yüzde 12'lik bir bölümü hiç okula gitmemiş ya da ilkokulu bitirmemiştir.

Ayrıca MST, bütçesinin büyük bir bölümünü eğitime ayırmaktadır ve önderler ve militanlar için özel kurslar düzenleyen bir dizi üniversiteyle ilişkiler geliştirilmiş durumdadır (Caldan, 1997,2000). Araştırma örnekçemizin yüzde 31'ini (9 kadın/29 erkek) oluşturan kadın önderler özellikle iyi eğitimlidir. Üniversite eğitimi almış kadınların sayısı erkeklerin iki katıdır. Dolayısıyla MST'nin başarısı ulusal örgütlenme hamlelerini geliştirecek, resmi eğitime de sınıf deneyimine de sahip halktan gelen bir önderlik kadrosu bulunduğu açıktır. Bu bakımdan MST önderliği, 1970'lerde kurulan ve önderlerinin çoğunun, özellikle de iyi eğitimli olanlarının kırsal tabanla hiçbir organik bağı bulunmayan gerilla hareketlerinden önemli ölçüde farklıdır.

1970'ler ve 1980'lerdeki Orta Amerika gerilla hareketlerinin önderleri gibi bunlar da, FARC önderi Marulanda (Tirofijo*) haricinde çok az istisnayla orta sınıflardan gelen çok daha küçük bir önderlik kadrosuna yaslanıyordu. Bu konuda Dominguez (1994) içindeki Johnson'a bakın.

3. HİPOTEZ

MST önderlerinin esas bağlılığı, yine MST'yedir. Diğer siyasal gruplara, ideolojik bölünmelere yol açabilecek ve amaç birliğini baltalayabilecek çatışan aidiyetleri yoktur.

Latin Amerika'daki halk hareketlerinin daimi ve bölücü musibetlerinden biri sekter siyasal çatışmalardır. Bu hareketlerin önderlerinin pek çoğu, birinci amaç kitle hareketlerini kendi saflarını genişletmekte kullanmak olan siyasi partilerden geliyorlardı. Bu durum, halk hareketlerini süreç içinde en önemli unsurlarından yoksun bırakmış ve felç etmiştir. Buna karşılık MST, diğer partilerle, bilhassa İşçi Partisi (PT) ile kardeşlik ilişkileri olan sosyo-politik bir harekettir, ama kendi özerkliği ve bağımsız eylem kapasitesini koruma ısrarındaki önderlere sahiptir (Stedile, 2000).

Çoğu önder, MST'nin örgütlediği toprak işgallerinde yer alma ve/veya toplantılara ve tanışmalara katılma yoluyla harekete girmiştir. "Parti aracıları"ndan ziyade, faaliyetleriyle doğrudan temas yoluyla MST'ye girmiş olmaları nedeniyle ideolojik formasyonları ve pratikleri de esas olarak hareket içindeki toplumsal etkileşimlerin bir sonucudur. Bu durum, önderlerin siyasal tavırlarında da kendini gösterir: Yüzde 65-100 oranında büyük çoğunluğu önlerindeki ana konularda hemfikirdir. (Örnegin Henrique Fernando Cardoso rejiminin etkin tarım reformuna ilişkin olumsuz konumu, IMF ve Dünya Bankası'nın oluşturduğu ve desteklediği politikaların olumsuz etkisi gibi). Bu iç konsensüs, harekete dış desteği geliştirmeye odaklanma ve eldeki kaynakları, doğrudan eylemin örgütlenmesi ve gerçekleştirilmesine kanalize etme olanağı sağlamaktadır. Yine bu durum, söyleşi yaptığımız Pedro Stedile ve öteki önderlerin söylediklerinden çıkarılmış bir sonuç olmaktan ibaret değildir. Çünkü amaç birliğini zayıflatabilecek çatışan aidiyetlerden ve diger koşullardan olanaklı olduğunca kaçınma, olmazsa karşı koyma, bir iç politika meselesi olmanın yanı sıra ortak bir stratejidir de.

4. HİPOTEZ

Safları genişletmenin ana kaynağı, ideologlardan ziyade "yapanlar"ı çeken pratik sorun çözümüne dayanır.

Üyelerini, önderlik düzeyindeki ideolojik polemikler temelinde kazanan siyasal örgütlerin çoğu, uzun uzun teorilerden söz etmeye ve ideolojik farklar keşfetmeye düşkün, hareketin toplumsal tabanının dili ve çıkarlarından kopuk, ideolojik olarak da son derece "saflıkçı" "masa başı" devrimcileri yaratma eğilimindedir (bu konuda başkalarının yanı sıra bkz. Liss, 1991; Wickham-Crowley; 1992).

MST'de ise önderler, toprak işgallerine ve halk toplantılarına katılma yoluyla harekete girmişlerdir genellikle. Kendi anlatımlarına göre, hareketin çekimine girmelerinin nedeni, hareketin kendilerininkiler de dahil olmak üzere pratik sorun çözmedeki başarılar tarihine dayanıyor. Bu bakımdan önderlerin çoğunluğu (yüzde 69), on ya da daha fazla toprak işgaline katılmıştır ve üçte ikisinden fazlası, toprak işgallerinin tarım reformunu gerçekleştirmenin ve teoriyi pratiğe geçirmenin en etkin yolu olduğuna inanmaktadır. Bir örgüt olarak MST, teori ve pratiğin ve ikisinin birleştirilmesi ihtiyacının kesin bir şekilde farkında olmasına rağmen, siyasal eğitimin sürdürülmesine yaptığı vurgunun pratik sorunların çözümü bağlamında anlaşılması gerekir. Bu yaklaşım nedeniyle MST, "ideologlar"dan ziyade "yapıcılar"ı saflarına katma eğilimindedir. Bu kavrayış, bizzat önderler tarafından da teyit edilmiştir.

5. HİPOTEZ

Önderler, yeni üyeleri ve taraftarları harekete çekebilecek ve de çeken başarılı eylemler örgütleme ve gerçekleştirme kapasitelerini geliştiren doğrudan eylemleri sürdürme yoluyla pratik deneyim biriktirmişlerdir.

MST önderleri, başarılı eylemlere, kazanacakları şöhretle daha sonra idare etmek için girmezler. Sürekli eylem halindedirler. Görece gençliklerine (yüzde 88'i 40 yaşın altındadır ve üçte birinden fazlası 20'li yaşlarındadır) rağmen, pek çoğu çok sayıda toprak işgaline katılmıştır. Bu işgaller, işgalcilerin yerleşim alanını idare etmek, hükümetle müzakere yürütmek ve lehte bir çözüm için baskı yapmak üzere örgütlendiği uzun süreli deneyimleri sıklıkla içerir. Bu çok ve çeşitli deneyimler yoluyla MST önderleri, hareketin esas tabanını oluşturan topraksız ya da az topraklı işçilerin yararına olacak şekilde topraklara el konulmasını sağlama becerisini geliştirmişlerdir. Bu sürekli, giderek artan biçimde pratik sorun çözücü önder tipi ve sınırlı ama sürekli kazanımlara verilen önem, MST'nin başarısında kilit bir faktör olarak görünüyor: En azından bu, bizzat önderlerin bu konudaki çeşitli tartışmalarda ifade ettiği görüştür. Bu bağlamda, 15 yılı aşan mücadele sürecinde MST, 300 binden fazla topraksız aileyi iskan etmiş ve 1995'ten 1999'a kadar, yani toprak ve toprak reformu mücadelesinin doruğunda, 363.053 topraksız "köylü" ya da işçi ailesini toprak işgalleri için seferber etmiştir (Robles, 2000: Tablo 5; Petras ve Veltmeyer, 2001). 1999 yılının ilk altı ayında MST, 22 bin aileyi kapsayan 147 işgal örgütledi. Bu seferberlik düzeyi, sonraki yıllarda Cardoso hükümeti tarafından başlatılan büyük bir karşı saldırı koşullarında da sürdürüldü. Latin Amerika'da başka hiçbir sosyo-politik hareket, üyelerinin çok büyük kesiminin yararına olan pratik kazanımlar elde etmede böyle bir dinamizm ve başarı sergileyememiştir.

6. HİPOTEZ

Önderler, kendi gücüne dayanan ve seçim siyasetçilerine daha az bağımlı, bu nedenle değişikliklerin doğrudan eylem yoluyla gerçekleştirilmesine katılma yetenek ve istekliliğindedir.

Diğer bağlamlardaki hareketlerin (özellikle Orta Amerika'daki eski gerillalar) aksine MST önderleri, seçim süreçleri ve siyasetçilerine sağlıklı bir güvensizlik olarak görülebilecek bir özelliğe sahip. Çünkü ilkin, yıllarca pek çok halk önderinin parlamentoya girmesine ve mücadeleyi terk etmesine tanık oldular. Sonra, doğrudan eylemle gerçekleştirilen başarılara tanık oldular. Hem kendi katılımları hem de tarım reformunu gerçekleştirmek için en iyi stratejiyi geliştirme açısından üçte ikisinden fazlası (yüzde 70), değişiklik yapmanın bir aracı olarak seçim süreçlerinden çok toprak işgallerinden yana. Öte yandan, hükümetin ve uluslararası kalkınma yardımı kuruluşlarının "barışçı ve sivil mücadele" ("seçim mekanizması"nın kullanılması da dahil) olarak adlandırdığı tarzı seçmeleri yolundaki baskılar da önemli bir düzeydedir.

Siyasal koşullar köklü bir şekilde farklı ve belki de kıyaslanabilir olmasa da, bu bulgular, Orta Amerika'da tarım ya da toprak reformu hedefli sosyo-politik hareketlere ilişkin bulgulardan dikkat çekici bir şekilde farklıdır (başkalarının yanı sıra bkz. Edelman, 2000). Ayrıca MST önderlerinin önemli bir azınlığı (yüzde 23), doğrudan eylemin seçim kampanyalarıyla bir bileşiminin toplumsal değişikliğin en iyi rotasını oluşturacağına inanıyor.

Sadece bir önder, toplumsal değişiklik ve gelişmede seçimlerin önceliğini savundu. Bu durum yine, analistlerin bölgedeki diğer tarım reformu hareketlerine ilişkin bulgularına tezattır. Bu bağlamda MST, programını destekleyen ilerici siyasetçileri (esas olarak İşçi Partisi'nden) destekler, ama bunu daima kendi toplumsal hareketinin özerkliği konumundan yapar; örneğin seçim kampanyaları sırasında toprak işgallerini askıya almaz.

7. HİPOTEZ

Önderler arasında, ortak düşmanlarının kimler olduğu, devlet iktidarının doğası ve Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu ve diğer uluslararası finans kuruluşlarının kendi taraftarlarına ve tarım reformu sürecine olan etkisiyle ilgili ortak bir kavrayış ya da fikir birliği vardır.

MST önderleri, hasımlarına ve devlet iktidarının doğasına ilişkin yüksek düzeyde bir konsensüs sergiliyor. Yüzde 75'i, Cardoso rejimini, tarım reformunun tamamen karşısında algılıyor; üçte ikiden fazlası, hükümet ve toprak sahiplerini tarım reformuna karşı ortak eylem içinde görüyor; yüzde 75'inden fazlası, Cardoso'nun başkanlık döneminde baskının arttığını düşünüyor; hepsi Dünya Bankası ve IMF'nin yapısal uyum programlarının zenginlerin ve hali vakti yerinde olanların yanı sıra ekonomiye hakim büyük şirketlerin çıkarına olacak şekilde düzenlendiği hususunda hemfikir. Bunların Brezilya'nın üretici ve emekçi sınıfları üzerindeki etkisini de çok olumsuz buluyorlar. Yüzde 90'ı, IMF-Dünya Bankası politikalarının büyük ölçüde yabancı yatırımların ve Brezilyalı zengin ve güçlü kişilerin lehine olduğu görüşünde; yüzde 94'ü, ulusaşırı şirketlerin faaliyetleri, doğrudan yabancı yatırım ve IMF ve Dünya Bankası'nın talimatları doğrultusunda uygulanan neo-liberal politikalar, ve ABD'nin Brezilya üzerindeki etkisi hususlarında tümden olumsuz görüş belirtiyor. Bu bağlamda, MST önderlerinin neredeyse üçte ikisi, sosyalizmin şu ya da bu biçimine yönelimlidir ve yüzde 84'ü geleceğe iyimser bakıyor. Kaynağını (sınıfsal arka plan, deneyim ya da siyasal eğitimi belirlemek zor olsa da bu ideolojik yönelimin harekete damgasını vurduğu kuşkusuzdur.

8. HİPOTEZ

Önderliğin, iktidarın uluslararası ve ulusal bileşimi ya da yapısına ve bunların kimlerin çıkarına hizmet ettiğine ilişkin görüşü "gerçekçi"dir.

Orta Amerikalı eski gerillaların aksine (bkz. Vilas, 1995) MST önderlerinin uluslararası iktidar bileşimine ilişkin hiçbir yanılsamaları yoktur. Her şeyden önce ABD politikası ve çıkarlarının emperyal doğasını net olarak kavrıyorlar, ve bunun sonucunda da uluslararası finans kurumlarına genellikle düşmandırlar ve karşılarındaki sınıfsal saflaşmalara ilişkin kavrayışları berraktır. Bu durum, MST önderlerine ideolojik yönelimlerini tarif etmeleri ve (ulusal ve bölgesel önderliğin genelde "ABD emperyalizmin temsilcileri" olarak gördüğü) Dünya Bankası, IMF ve diğer uluslararası finans kuruluşlarına ilişkin görüşlerini bildirmeleri istenen birkaç anket sorusunda da açıkça görülür. Sonuç olarak bu önderler, destek için ya da çıkar ve taleplerini uyumlulaştırmak için "dış örgütler"e başvurmaktan ziyade, eylemlerinde ülke içi desteği seferber etme kararlılığındadırlar. Hem yaptığımız söyleşiler hem de anketimiz bu sonuca işaret ediyor.

9. HİPOTEZ

Hareketin önderleri, faaliyetlerini biçimlendiren, dolayısıyla örgütlenme motivasyonunu ve eylem ilkelerini sağlayan alternatif bir toplumsal sistem vizyonuna ortaklaşa sahiptir.

Çok sayıda eski sol parti (özellikle, ama sadece Orta Amerika'da değil), süreç içinde eski sosyalist görüşlerini terk ederek neo-liberal koşullara uyarlandı. Bu konuda örneğin Casteneda (1993) ve Petras'a (1997) bakılabilir.

Bu durum kısmen bu hareketlerin çok büyük kesiminin kitle mücadelesinden kopmalarını ve seçimlere ilişkin pragmatizmlerini izah eder. Buna karşılık MST önderleri ve eylemlerine, Brezilya gerçeklerine dayanan eşitlikçi, katılıma bir sosyalist toplum vizyonu rehberlik etmeye devam ediyor. Orta Amerikalı devrimcilerden farkla (bkz. Halebskyve Harris,1995; Liss, 1991; Vilas,1995; Wickham-Crowley;'1992) onların sosyalist vizyonu, Soyyet modelini reddettiği için SSCB'nin yıkılışı ve "reel" sosyalizmin çöküşünden etkilenmemiştir.

MST'nin 37 önderinin yüzde 27'si Küba'da uygulan türden bir sosyalizmden; yüzde 33'ü Brezilya İşçi Partisi'nin (PT) savunduğu demokratik sosyalizmden yana; ve yüzde 33'ü de, Brezilya'ya özgü yeni bir sosyalizm biçimi tasarlıyor. Yani yüzde 90'ı, eski SSCB'de uygulananın dışında, şu ya da bu biçimde sosyalizme yönelimlidir. İdeolojik değil de pratik bir düzeyde, MST önderliği, gerçek-ya da halkçı demokrasi ilkesine açık bir şekilde bağlıdır. Bu durum, hem siyasal stratejinin formülasyonunda hem de üretimin toplumsal örgütlenişine ilişkin kararların alınmasında açıkça görülür.

Çeşitli bağlamlardaki fiili pratiğe (küçük toplantılar ve sayıları 10 bine varan hareket üyesini biraraya getiren kongreler, halk meclisleri, hareketin üyeleriyle kamplarda ya da daimi yerleşim yerlerinde ve faaliyet gösterdikleri topluluklarında danışmalar ve açık tartışmalar) ilişkin gözlemlerimiz çok özlü ya da eşitlikçi bir "katılımcı demokrasi"ye işaret ediyor. Tartışmalar açık, oylama doğrudan, ama gizli, ve kararlar, temel strateji ve politika konularında bile halkın genel katılımı temelinde alınıp uygulanıyor. Örneğin bir yıl süren "işgal", "kamp" ve "iskân”ın (ve işgal edilen topraklara yasal olarak el konulması konusunda hükümetle başarılı müzakerelerin) ardından köylü aileleri, ulusal önderliğin tercih ve teşvik ettiği bir üretim kooperatifi ve kolektifinin mi kurulacağını yoksa toprağın tek tek haneler bazında mı işleneceğini seçmekte serbesttirler.

10. HİPOTEZ

Önderler, gelecekte değişimi gerçekleştirmek için gereken coşku ve gizeme sahiptir. Bu nedenle heybetli düşmanların baskı ve muhalefeti dönemlerinde bile eylemi sürdürecek motivasyonu sağlarlar.

Pek çok sol parti ve hareketin, geniş çaplı değişime kuşkulu, sosyalizme de karamsar bakan önderlerinin aksine MST önderleri, kendi pratikleri ve başarılarının yanı sıra davalarının haklılığına inanç temelinde oluşmuş yüksek bir iyimserlik düzeyi (yüzde 84) sergiler. "Coşku" ve "gizem" kavramlarına, toplumsal bir hareketin seferberlik kapasitesindeki kritik faktörler olarak işlev kazandırmak zordur. Ama coşkunun ölçütü olarak, önderlerin hareketin onlara ne anlam ifade ettiğine ve hareketin geleceğine ilişkin düşüncelerine dair sorulara yanıtlarında sergiledikleri pozitif ruh hali ve heyecanın derecesini alabiliriz.

Geleceğe yönelik sergiledikleri heyecan ve iyimserlik çarpıcıydı ve son dört yıldaki araştırma ziyaretlerinde söyleştiğimiz kent merkezli çeşitli toplumsal hareketlerin önderlerininkinden çok daha fazlaydı. Heyecan ve coşku diye nitelediğimiz şey bir ölçüde, her resmi hareket ya da Santa Catarina'da MST'nin önderlik eğitim okulundaki günlük eğitim faaliyeti öncesinde hareketin marşının söylenmesi, bayrağının taşınması gibi diğer ritüellerinde üretiliyor ve korunuyor.

Gizem ise, çogu köylünün toprakla olan ve önderlerin ve militanların her yıl bölgesel ve ulusal kongrelerde bir araya gelişleri ve bizim söyleşilerimizi yaptığımız Sao Paulo'daki gibi bölge önderlerinin ulusal toplantıları türünden ritüeller tarafından üretilen yarı dinsel dayanışma ruhunda (Durkheim'e gönderme yapıyoruz) sergilenen özel ilişkiyi tarif ediyor.

Hareketin gizemi, ayrıca, gerici güçlere karşı hareketin tarihi mücadelesinin, bayraklar, nişanlar ve hareketin üyelerini coşturmak ve kolektif eyleme seferber etmek için yazılmış mücadele ve zafer şarkıları gibi çok sayıda simgesel temsilinde yansıtılır.

Böyle simgelerin kullanımı Santa Catarina'daki Önderlik Kadro Okulu'nda her gün derslere başlamadan önce yapılan toplantı ve törenler de dâhil olmak üzere MST tarafından düzenlenen toplantı ve eylemlerin karakteristik bir yönüdür.

Siyasal örgütlenme ve önderlikte dinamik bir faktör olarak sınıf

Post-modemist teoriyle donanmış yeni sosyoloji analistlerinin, toplumsal hareketlerde sınıf faktörünü yani sınıf koşullarının nesnelliğini ve öznelliğini (göz ardı etmiyorlarsa eğer) küçümseme eğilimine rağmen MST de dahil olmak üzere Latin Amerika'daki en önemli ve dinamik sosyo-politik hareketlerin toplumsal tabanında sınıfın merkeziliğine ilişkin çok az kuşku vardır. (Veltmeyer, 2000; Petras ve Veltmeyer, 2001). Ama önderliğe gelince sınıf kavramını kuşatan konular daha da bulanıklaşır. Bölgedeki bir dizi köylü ya da işçi tabanlı sosyo-politik hareket, önderlerinin büyük kesimini kent merkezli orta sınıftan özellikle de onun entelektüel tabakasından sağlar.

Bununla birlikte MST olgusunda, hareketin köylü tabanlı olmasının yanı sıra yönetimi de köylüdür; sınıf, hareketin toplumsal tabanının olduğu kadar önderliğinin de dikkat çekici bir yönüdür.

Bir analiz faktörü olarak sınıfın rolüne gelince, araştırmamız, Marks tarafından konulan ve genel olarak Marksistler tarafından kullanılan sınıf ilkelerinin, analiz ve pratik için yararlı bir rehber olmaya devam ettiğini, yani MST gibi toplumsal hareketlerin dinamiklerinin, nesnel ile öznel arasındaki (MST önderliği tarafından üyeleriyle paylaşılan yapısal koşulların nesnelliği ile bu koşulların ortak bilincine tekabül eden öznelliği arasındaki) diyalektik bir karşılıklı etkileşime dayandığını gösteriyor.

Bununla, MST'nin sergilediği doğrudan eyleme yönelim ve radikalleşmenin, önderliğin ve tabanın sınıf kökenlerine doğrudan doğruya atfedilebileceğini kastetmiyoruz. Latin Amerika ve başka yerlerdeki siyasal manzara karşı örneklerle doludur.

Bununla birlikte MST önderliği, Brezilya toplumunun ekonomik yapısının ürettiği toplumsal olarak paylaşılan koşullara ilişkin yüksek bir sınıf bilinci sergiler.

Hareket tarafından yürütülen seferberlikler ve doğrudan eylemler, bu sınıf bilincinin yanı sıra önderliğin sınıf kökenini de açık bir şekilde yansıtır. Bu bilinç, MST'nin önderlik eğitim okulundaki siyasi eğitim programlarına da yansır.

Ayrıca anketimize dâhil ettiğimiz ve söyleşiler yaptığımız MST önderlerinin verdikleri yanıtlar, dinamik bir faktör olarak sınıfın, hareketin toplumsal örgütleri ve giriştiği mücadelelerin yanı sıra önderlerle militanların öznel bilincindeki merkeziliğini ortaya koyuyor.

Hem toplumsal üretim araçlarıyla hem de siyasal iktidar araçlarıyla bir ilişki olarak tarif edilen sınıfın, bu militanların düşünce ve eylemlerinde merkezi bir faktör olduğu açıktır.

Özet ve sonuç

Başarılı bir önderlik grubu üzerindeki alan araştırmamız, toplumsal kökenleri örgütledikleri tabana yakın olan, yani hareketin toplumsal tabanıyla organik bağları olan, standardın üzerinde bir eğitim almış, taraftarları içine alan pratik mücadelelere doğrudan katılan, ve diğer siyasal örgütlerden bağımsız hareket eden bir önderliğe dayanıyor. Bu önderler, geleceğe ilişkin ortak bir siyasal vizyona ve eylemlerinin etkinliğine ilişkin olumlu bir görüşe sahipler. Ayrıca gelecekteki başarıya ilişkin motivasyonları da son derece yüksek.

Bu olumlu başarılı önderlik profilinin antitezi, tabanından uzak toplumsal sınıflardan (kırsal elit ya da kentli meslek sahipleri) gelen ya da aynı sınıf'tan ama eğitim düzeyi çok düşük olan, pragmatik nedenlerden çok salt ideolojik nedenlerle örgüte katılan, konulan eylemlerden uzak yerlerde yaşayan (örgütlerin merkezlerinde rahatlarına bakarlar) ve çözüm için seçim süreçlerine bel bağlayan bir önderlik olurdu. Yerleşik rejimlerden ya da uluslararası donörlerden tavizler ve reformlar koparılması konusunda yanılsamaları olan bu önderler, vizyon ve inisiyatiften muhtemelen yoksun olacak ve bölünmelere, ideolojik çatışmalara ve siyasal moral bozukluğuna (alternatiflerin olmadığı hissi) yol açmaya meyilli sahte beklentilerle örgütü yanlış yönlendireceklerdir.

Pek çok halk hareketinin belası "mirasyedi" fenomenidir: Sınıflarına (genellikle sınıf yapısının orta kesimleri) ihanet eden, alt sınıflarla özdeşleşen ama kurumsal pozisyonlar elde edilmesiyle birlikte bir orta sınıf "merkezciliği"ne geri dönerek politikalarını buna uygun şekilde: değiştiren, böylece köklü ve kalıcı toplumsal değişim yönündeki kolektif eylemleri zayıflatan ya da yoldan çıkartan önderlerdir.

Büyük ölçüde kırsal kesimdeki topraksız ya da az topraklı işçilerden gelen MST önderliği, emanete hıyanet etmenin bir yolu olarak hiçbir statükoyla uzlaşma eğilimi sergilemiyor. Örgüt büyüyüp bir ölçüde kurumsallaşmasına ve Sao Paulo'da iki katlı bir binada ulusal merkezin yanı sıra profesyonel muhasebeciler ve tarım uzmanları ağına sahip olmasına rağmen, hala günlük faaliyetlerin yürütülmesinde büyük ölçüde avukatların, papazların ve her şeyden önce kendi üyelerinin gönüllü çalışmalarına dayanıyor. Bürokratikleşmeden kaçınarak kurumsallaşma, üyelere karşı son derece sorumlu ve hesap veren adem-i merkezi ve yaratıcı bir önderlik tipini desteklerken, düzen ve intizamın sağlanmasında da iyi işliyor görünüyor. Üst düzey önderlerini sıradan üyelerden ayıran farkın küçük olmasının, MST'nin başarılı seferberliklerinin kritik bir faktörü olduğu söylenebilir. En azından bunu, daha kapsamlı araştırmayı gerektiren bir fikir olarak şimdilik öne sürüyoruz.

Maddi koşulların görece eşitliğinin, toplumsal kökenlerdeki benzerliğin ve toplumsal perspektiflerin ortaklığın, uzun vadeli taahhütlerin ve mücadelelerin sürdürülmesinin yolunu açtığını ileri sürüyoruz.

Toprak işgalleri MST'nin tarım reformunu yürürlüğe koyma stratejisinde anahtar bir unsurdur. Bu stratejisin başarısı, bizzat yararlanan kitlenin işgalleri planlanmasına, örgütlemesine ve icrasına ve yerel silahlı kişilerin ve jandarmanın baskısına direnişe demokratik katılımına dayanır. MST önderliğinin düşünce ve eylemlerinde toprak işgali stratejisinin önemi, hareketin uyguladığı katılımcı toplumsal değişim tarzıyla yakından bağlantılıdır.

Hareketin, önderlerin yaşamlarında, inançlarında ve pratiklerindeki merkeziliği, faaliyeti sürekli kılan yüksek tutarlılık düzeyinin yaratılmasında kritik bir faktördür. Hareket, faaliyetleri gerçekleştirmenin toplumsal, siyasal ve ekonomik örgütüdür. Paralel ve rakip aidiyetleri olan "Parti", "sendika" ve "işletme" arasında Latin Amerika ülkelerin çoğunda olduğu gibi bir ayrılma yoktur. Birleşik ve tek vücut bir sosyo-politik hareket, hem toplumsal pratik hem de ideolojik yönelim sağlar ve böylece siyasi partilere bağımlı ve kendi farklı gündemlerine tabi toplumsal hareketlerin tipik sorunlarından uzak durulur.

Yıllar boyunca, militanların, siyasal ya da gerilla önderleri tarafından kullanıldıklarına ya da manipüle edildiklerine, örgütün pratik ve esas hedeflerinin güya daha yüce amaçlara kurban edildiğine ilişkin sayısız şikâyetle karşılaştık. Buna karşın MST önderlerinin özgüvenleri, tabanlarının temel ilgi konusunun (tarım reformu) programlarının, mücadelelerinin ve siyasal yetkililerle müzakerelerinin en önünde kalmaya devam etmesini garantilemiştir.

Sonuç olarak (ve bu analizimizin teorik noktasıdır) başarılı önderlik, öyle görünüyor ki, örgüt içinde maddi eşitlik, kitlelere ulaşma stratejisi olarak toplumsal dayanışma ve örgütsel hedeflere ulaşılmasında katılımcı demokrasi ile çakışıyor. Hareketin hedefleriyle gündelik pratiği arasında bir açığın olmaması olgusu, kinizm ve karamsarlığın kökleşmeyeceği anlamına gelir; gündelik gerçeklerin ve ideallerin çakışması, iyimserliği, gücü ve insanların dünyayı değiştirilebileceğine olan inancı besler. Ve bu değişim, "halk"a yarar sağlayabilir.

 

Latinbilgi

 

--------------------------------------------------------------------------------

Dipnotlar

* İspanyolca. Attığını vuran (Ç.N)

Referanslar

Amalric, Frank. 1998. 'Sustainable Livelihoods, Emrepreneurship, Political Strategies and Governance: Development, Vol. 4l, No.3, pp. 3l-44.

Bernstein, Henry. 200l. The Peasantry in Global capitalism: Who, Where and Why?

Socialist Register. London: Merlin.

Brass, Tom. 1991. 'Moral Economists, Subalterns, New Social Movements and the (Re)

Emergence of a (Post) Modernised (Middle) Peasant,Journal of Peasant Studies, Vol. 18, No.2.

____________ 2000. Peasants, Populism and Postmodernism: The Return of the Agrarian Myth. Londra: Frank Cass Publishers.

Bulmer-Thomas, Victor. 1996. The New Economic Model in Latin America and its Im-pact on Income Distribution and Poverty. New York: St. Martin's Press.

Burgwal, Gerrit. 1990. 'An introduction to the literature on Urban Movements in Latin

America,' Willem Assies ve digerleri. (editors) , Structures of Power, Movements of Resis-tance: An Introd uction to the Theories oi Urban Movements in Latin America. Amsterdam:

Centre lor Latin American Research and Documentation.

Caldart, Roseli Salete. 1997. EducaA.o em Movimento. Formacion de educadoras e educadores No MST. PetrOpolis: Vazes.

____________ 2000. Pedagogia do Movimiento Sem Terra. PetrOpolis Rj: Vazes.

Calderon, Fernando. 1995. Movimientos sociales y politica. Mhico DF: Siglo XXI.

Calderon, Fernando ve Elizabethjel'n. 1987. Clases y movimientos sociales en America

Latina. Perspectivas y realidades. Buenos Aires: Cuadernos CEDES.

Camacho, D and R. Menjivar, eds. 1989. Los movimientos populares en Amr.rica Lati-na. Mtxico DF: Siglo XX!.

CasteOeda, jorgr.. 1993. Utopia Unarmed: The Latin American Left Af ter the Cold War.New York: Random House.

Chambers, Robert ve Gordon Conwa)' 1998. 'Sustainable Rural Livelihoods: So me Working Definitions,'Development, Vol. 41, No. 3.

Dominguez, jorge, ed. 1994. Social Movements in Latin America The Experience of Peasants, Workers, the Urban Poor, and the Middle Sectors. New York: Garland Publishers.

Eckstein, Susan. 1989. Power and Popular Protest: Latin American Social Movements.

Berkeley: University of California Press.

Edelman, Marc. 2000. Peasants Against Globalization: Rural Social Movements in Costa Rica. Stanford: Stanford University Press.

Escobar, Arturo. 1995. Encountering Development: The Making and Unmaking of the

Third World. Princeton, Nj: Princeton University Press.

Escobar, Arturo ve Sonia Alvarez, editors. 1992. The Making of Social Movements in latin America: Identity, Strategy, and Democrac)' Boulder, CO: Westview Press.

Esteva, Gustavo and M.S. Prakash. 1998. Grassroots Postmodernism. London: Zed

 

 

KİTAPLAR

FARC-EP 2000. Historical Outline--International Commission Reciltutionary Armed Forces of Colombia Peoples Arm)' Toronto: FARC-EP, International Commission.

Foweraker, joe. 1995. Theorizing Social Movements. Boulder: Pluto Press.

Gledhill, j. 1988. 'Agrarian Social Movements and Forms of Consciousness,'Bulletin of

Latin American Research, Vol. 7, No. 2.

Green, Duncan. 1995. Silent Revolution: The Rise of Market Economics in Latin America. Londra: Casseli.

Haber, Paul Lawrence. 1996. 'Identity and Political process: Recent Trends in the Study of Latin American Social Movements,' Latin American Research Review, Vol. 31, No.l, pp.171-87.

Halebsky, Sandor ve Richard Harris, editörler. 1995. Capital, Power and Inequality in

Latin America. Boulder, CO: Westview Press.

Harvey Neil. 1994. Rebellion in Chiapas: Rural Reforms, Campesino Radicalism and the

Limits to Salinismo. San Diego: Center for US-Mexican Studies.

Howarth, David, j. AIettta ve Yannis Slavrakakis, editörler. 2000. Discourse Theory and

Political Analysis: Identities, Hegemonies and Social Change. Manchester: Manchester University Press. .

INCRA fi Instituto Nacional de ColonizaA"o e Reforma Agraria. 1999. BalanAo da Reforma Agraria e da Agricultura Familiar 1995-99. Brasilia: Ministt!.rio do Desenvolvimiento Agr.rio.

Kearney; Michael. 1996. Reconceptualizing the Peasantry. Boulder, co: Westview Press.

Latin American Perspectives. 1994; 'Social Movements and Political Change in Latin

America,' Latin American Perspectives, Vol. 21, No. 5.

Liamzon, Tina et al. 1996. Towards Sustainable Livelihoods. Roma: Society for International Development (SID).

Liss, Sheldon. 1991. Radical Thought in Central America.

Macas, Luis. 1999. 'Los desafios del movimiento indigena,' Boletin ICCI, Vol. 1, No. 1.

____________ 2000a. 'Diez aOos d.ellevantamiento del Inti Raymi dejunio de 1990: unbalance provisional (Ten Years of the Inti Raymi Uprising of june 1990: A Provisional Assessment),' Boletin Mensual (Instituto Cient'fico de Culturas Ind'genas), ls june.

____________ 2000b. 'Movimiento indigena Ecuatoriano: Una evaluacion necesaria,'Boletin ICCI 'RIMAY,' Vol. 3, No. 21.

Mallon, Florencia. 1995. Peasant and Nation: The Making of Postcolonial Mexico and

Peru. Berkeley: University of California Press.

Marcos, Subcomandante. 1994. 'A Tourist Guide to Chiapas,' Monthly Review, Vol. 46 (May), pp. 8-18.

Markoff, john. 1996. Waves of Democracy; Social Movements and Political Change.

Thousand Oaks, CA: Pine Forge Press.

McMichael, Philip. 1996. Development and Change: A Global Perspective. Thousand

Oaks, CA: Pine Gorge Press.

Munck, Gerardo: 1997. 'Social Movements and Latin America: Conceptuallssues and

Empirical Applications.'Paper presented to the Latin American Studies Association, Guadalajara, April17-19.

Petras, james. 1997. "Latin America: the Resurgence of the Left," New Left Review, No. 223 (May-june), pp. 17-47.

____________ 1998. "The Political and Social Bases of Regional Variation in Land Occupations in Brazil," journal of Peasant Studies, Vol. 25, No. 4.

Petras, james and Henry Veltmeyer. 200 la. 'Are Latin American Peasant Movements Still a Force for Change?' journal of Peasant Studies, Vol. 28, No,2.

____________ 2001b. Unmasking Globalisation: The New Face of Imperialism. Londra: led Books / Halifax: Fernwood Books.

____________ 200Oc. Brasil de Cardoso. PetrOpolis: Editorial VDIES.

Rahnema, M ve v: BaWtree, editors. 1997. The Post-Development Reader. Londra: Zed Books.

Robles, Wilder. 2000. 'The Rural Landless Workers Movement in Brazil,' Canadian journal of Development Studies, Vol. 22, No. 2.

Sachs, Wolfgang, ~d. 1992. The Development Dictionary: A Guide to Knowledge and

Power, Londra: led Books.

Slater, David. 1985. New Social Movements and the State in Latin America. Amsterdam: CEDLA.

Stedile, joao Pedro (2000). Interview, 14 May.

Stedile, joao Pedro ve Ser~io Frei. 1993. A luta pela terra no Brasil. Sao Paulo: Scritta.

UNRISD (2000a). 'Civil Society Strategies and Movements for Rural Asset Redistributi- on and Improved Uvelihoods,' UNRISD -Civil Society and Social Movements Programme. Geneva: UNRISD.

Veltmeyer, Henry 1993. "The Landless Workers Movement in Contemporary Brazil,"

Labour, Capital and Sacittr, Vol. 26, No. 2, pp. 204-225.

____________ 1997. 'Class and Identity: The Dynamics of New Social Movements in latin America,' journal of Peasant Studies, Vol. 25, No. 1, pp. 139-169.

____________ 2000. 'The Dynamics of Social Change in Mexico and the EILN,' Latin American Perspectives, Vol. 27, No. 5, pp. 88-110.

____________ 2001a. 'CiviI Society and Social Movements in Latin America: the Dynamics of lntersectoral Unkages and Alliances,' Thematic Paper. Geneva: UNRISD.

____________ 2001b. 'The Politics of language: Deconstructing Postdevelopment Discourse, Paper presented as keynote address at meeting of the Canadian Association for the

____________ Study of International Development (CASID), Quebec City, 27 May.

____________ Veltmeyer, Henry ve james Petras. 2000. The Dynamics of Social Change in Latin America. Londra: Macrnillan Press / New York: St. Martin1s Press.

____________ Vilas, CarIos. 1995. Between Earthquakes and Ciltcanoesz: Market, State, and the

____________ Revolution in Central America. New York Monthly Review Press.

____________ Wickham-Crowley, Timothy, editoro 1991. Exploring ReCiltution: Essays on Latin

____________ American Insurgency and ReCiltutinary Theory. Armonk: ME Sharpe.

____________ Guerrillas and Revoltution in Latin America: A Comparatiye Study of Insurrection and Regimes Since 1956. Prtnceton: Princeton University Press.

Zamora, Ruben. 1995. 'Foreword' to Free Trade and Economic Restructuring in Latin America, editors. Fred Rosen and Deidre McFadyen. New York: Monthly Review Press.

Zapata, Francisco. 1987. 'EI nuevo caracter de los movimientos sociales en America Latina', Estado y Sociedad, No. 3 (December).

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Küba Anayasa’sına, 2002 yılında eklenen bir maddeyle “Devrimin sosyalist karakterinden geri dönülmeyeceği” ilkesi, Türkiye Anayasasındaki 4. Madde gibi değiştirilemez hüküm olarak sabitlenmiştir!
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org