[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Venezüella: Devrim derinleştikçe, kitle örgütleri ve birlik yükseliyor -Federico Fuentes
3 - 04 Mayıs 2009

Venezüella Başkanı Hugo Chavez, 28 Şubat’ta, Venezüella gıda ve içecek devi Empresas Polar şirketinin sahip olduğu iki pirinç-işleme tesisini işgal edip almaları için askerlere emir verdiğinde, “Bu hükümet halkı korumak için burada, burjuvaziyi ya da zenginleri değil”, diyordu.

Bu hareket, şirketin, hükümetin yoksulları küresel fiyat artışları ve enflasyonun etkilerinden korumayı amaçlayan fiyat kontrolü düzenlemelerine uygun üretim yapmasını temin etmek için yapılmıştı.

Venezüella yasalarına göre, fiyat kontrolünde olan temel ürünleri üretecek şirketler, ürünlerinin yüzde 70-95’inin düzenleme altında olan ürünlerden olduğunu garantilemek zorunda.

Chavez, “Belki 100 kez Venezüellalıların yediği tip pirinci işlemeyi reddettiler. Beni ciddiye almazlarsa, tesisleri kamulaştıracağım ve toplumsal mülk haline getireceğim,” demiştir.

Dört gün sonra, Chavez, fiyat kontrollerini ihlal etme girişiminde bulunan ABD gıda devi Cargill şirketinin sahibi olduğu pirinç işleme fabrikasını kamulaştırdığını ilân etti.

Sermayeye karşı hareket

Venzuelanalysis.com’un bunu izleyen dönemde, 11 Mart tarihli raporuna göre, “Venezüella Ulusal Toprak Enstitüsü (INTI), varlıklı ailelerin ve çokuluslu şirketlerin hak iddia ettikleri 5000 hektardan fazla araziyi kamulaştırdı ve ülke çapında onbinlerce hektar araziyi daha incelemeye aldı.”

5 Mart’ta, İrlandalı Smurfit Kappa şirketinin sahip olduğu 1500 hektarlık bir ağaç çiftliğinin kamulaştırılması da bu hareket dahilindedir. Hükümet, toprağı kurutan okaliptus ağaçlarının kaldırılması ve sürdürülebilir tarım yapılması amacıyla bu toprakları kooperatiflere devretme sözü vermiştir.

Chavez 14 Mart’ta yeni bir avlanma kanunu çıkararak, Venezüella kara sularında endüstriyel trolle balık avlanmasını yasakladı.

Ertesi gün de, haftalık televizyon programı Alo Başkan’da, Chavez, “Trolle balık avlamanın denizi tahrip ettiği, denizdeki canlı türlerini yok ettiği ve bunun ancak bir azınlığın çıkarına hizmet ettiği” açıklamasını yaptı ve “Bu, yok edici yıkıcı kapitalizmdir,” dedi.

17 Mart’ta, Venezuelanalysis.com, hükümetin, trolle balık avlayan gemileri ya dönüştürmek ya da yedeğe çekmek ve aynı zamanda balık-işleme tesisleri geliştirmek üzere 32 milyon dolarlık yatırım yapacağını duyurdu: “Chavez, sahiplerinin gemilerini yeni balık avlama kanunlarının öngördüğü kullanımlara uygun hale getirme plânları dahilinde işbirliği yapmayı reddetmesi üzerine otuz trol gemisinin kamulaştırılacağını söylemiştir.” Küçük-ölçekli balık avcıları bu dönüştürülmüş gemileri kullanabilecektir.

Kriz-karşıtı önlemler

Chavez hükümetinin son radikal önlemler dalgası, 2006’nın başlarından itibaren süren kamulaştırma sürecinin, küresel ekonomik ve gıda krizinin ve 15 Şubat referandumu zaferinin kapsamında ele alınmalıdır.

Hükümet, elektrik, telekomünikasyon ve çelik gibi özelleştirilmiş endüstrileri yeniden kamulaştırmıştır. Çimento şirketleri, süt üretim fabrikaları ve Venezüella’nın en büyük bankalarından biri de ya kamulaştırılmıştır ya da kamulaştırılmak üzere müzakere sürecindedirler.

Bu girişimlerin hedefi, şimdilerde emperyalist merkezlerde yürütülen devlet müdahalelerinde olduğu gibi iflas etmiş kapitalistleri kurtarmak değil, üretimi halkın gereksinimlerini karşılamak üzere arttırmaktır –hizmet gereksinimlerini (telefon hatları, elektrik, bankacılık) ve temel gereksinimlerin üretimini (beton, ev kullanımı ve fabrikalar için çelik ve gıda) arttırmak için.

Geçen temmuz ayında, hükümet bundan sonraki hedeflerinin daha önce pek değinilmemiş iki stratejik sektör –gıda ve finans– olduğuna dair güçlü sinyaller vermişti.

Chavez, Banco de Venezuela’nın hükümet tarafından plânlanmış satın alımının (satış, tamamlandıktan sonra, banka sektörünün yaklaşık %20’sinden fazlasının kontrolünü hükümete verecek) ilânından bir gün sonra bazı gıda depolanım ve dağıtımının üzerindeki hükümet ve halk kontrolünün arttırılmasını –ve şirket sahiplerinin istifçilikten hapse atılmasını- sağlayacak, 26 adet kararname yayınladı.

Hükümetin gıda üretimi üzerindeki kontrolünü arttırmaya yönelik bu hamlesi, tam da dünya gıda fiyatları yükselişi dalgasına ve gıdasının %70’ini sağlamada hâlâ dış ülkelere bağımlı olan Venezüella’daki %30 enflasyona rastlamaktadır.

Hükümet aynı zamanda, anti-kapitalist oluşundan dolayı, ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemek isteyen kapitalist gıda üreticileri ve dağıtıcılarının süregiden gıda spekülasyonu ve istifçilik kampanyaları ile de karşı karşıyadır.

Geçen yıl varili 140 Amerikan doları olan petrol fiyatlarının bu yıl neredeyse varil başına 100 Amerikan doları düşmesi üzerine, hükümet kemeri sıkma yoluna gitti. Petrol, Venezüella’da, hükümetin ihraç gelirlerinin %93’ünü ve ulusal bütçesinin yaklaşık yarısını oluşturuyor.

Hükümet, bakanlıklarını yeniden yapılandıracağını da ilân etti ve bürokrasiyi azaltmak için birkaç bakanlığı şimdiden birleştirdi.

Chavez hükümeti, kesin olarak kapitalist sistemin yarattığı kirliliğin bedelini ödeyenin halk değil kapitalistler olacağını söylemektedir.

Chavez, 8 Mart’ta bir konuşma yaparak, “Devrimin ve Venezüella’nın sosyal ve ekonomik dönüşümüne gaz vererek kendimi devrime adadım,” dedi.

Sosyalizm için ferman

Bu son hamleler, hükümetin 15 Şubat referandum zaferinden hemen sonra geldi.

Resmî olarak, referandum, anayasayı değiştirip, seçilmiş görevlilerin kaç kere yeniden seçilebilecekleri üzerindeki sınırlamayı kaldırıp kaldırmamak üzerineydi. Chavez’in 2012 yılında yeniden seçilmek için aday olma şansı tehlikedeydi. Yoğun sınıf savaşımı içinde, bu, Chavez’in getirdiği sosyalist projenin referandumu halini aldı.

Zaferden sonra, Chavez, başkanlık sarayının balkonundan kendisine destek veren on binlere seslenirken, “evet” diyenlerin, “sosyalizme oy verdiğini, devrime oy verdiğini,” söylüyordu.

Referandum, Chavez tarafından, 23 Kasım bölgesel seçimlerini takiben muhalefete karşı bir “karşı-saldırı” olarak önerilmişti.

Chavez’in Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) adayları, ezici bir çoğunlukla, valilik ve belediye başkanlıklarının çoğunu kazandı.

Ancak, sağ-kanat paramiliter faaliyetin gittikçe büyüdüğü Kolombiya sınırındaki kilit eyaletlerde muhaliflerin zaferleri ve muhalefetin Karakas Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanması, karşıdevrim için önemli kazanımlar olarak değerlendirilmelidir.

Muhalif valiler ve belediye başkanları, yeni pozisyonlarını, toplumsal örgütler ve yoksul-yanlısı toplumsal hizmetlere saldırmak için kullanmaya başladılar.

Bu saldırıları yenilgiye uğratmak için yoksullar ve işçiler tarafından derhal başlatılan faaliyetler, referandum için ülke çapında yoksul kesim içinde, işyerlerinde ve üniversitelerde, kampanya yürütmek üzere 100,000 “evet komitesi” kurulmasıyla sonuçlandı. Başarılı referandum kampanyasının omurgasını bu komiteler oluşturmuştur.

Devrim için örgütlenme

Son tedbirler hiç şüphe yok ki, Venezüella’daki sınıf çatışmasını yoğunlaştıracaktır. Bu çatışmanın bir örneğini, büyük toprakların sahibi olan küçük bir azınlığın tarıma hakimiyetini sonlandırmayı hedefleyen hükümetin toprak reformu programı oluşturdu. Hükümetin, toprağı yeniden bölüştürmek için yaptığı önceki girişimler, büyük toprak sahiplerinin 2001’deki toprak reformu kanununun çıkmasından bu yana 200’den fazla köylünün katledilmesine neden olan şiddetli karşı-saldırılarıyla sonuçlandı.

Köylü aktivisti Nelson Lopez’in Yaracuy’da vurularak öldürülmesinden iki hafta sonra, 9 Mart’ta, toprak reformu aktivisti Mauricio Sanchez, Zulia’da öldürüldü.

Sendikacılar da hakları için mücadele verirken gittikçe artan bir şekilde şiddetli baskının hedefi haline geldiler. 29 Ocak’ta, Mitsubishi fabrikasındaki bir işçi-işveren anlaşmazlığı sırasında iki işçi polis tarafından öldürüldü ve bu olay, protestoları ve çok sayıda polisin (yanlış okumadınız, “polisin”; Latinbilgi’nin notu) tutuklanmasını tetikledi.

Pek çok köylü örgütü, baskıya karşı ve hükümetin önlemlerini desteklemek üzere güçlerini birleştirme yolundalar. PSUV liderleri de, kitleleri gelecek savaşlar için daha iyi örgütlemek üzere partide yeniden yapılanma için çağrıda bulundu.

Chavez’in 2006’da yeniden seçilmesinden sonra devrimci süreci hızlandırmak isteyen PSUV, bir dizi devrimci gücü olduğu kadar, fırsatçı ve yoz kesimi de bir araya getirmiştir.

PSUV’nin ulusal liderleri, 6 Mart’ta parti içinde katılım ve demokrasiyi derinleştirmek amacıyla, kamuoyuna bir kararlar dizisi yayımladı.

Bu kararlar arasında, yeni militanların partiye katılımı için teşvik, şimdiki üye listesinin temizlenmesi, ülke çapındaki temel sosyalist müfrezelerin yeniden faaliyete geçirilmesi ve partinin program ve prensipleri üzerindeki tartışmaların derinleştirilmesi için, Ağustos’ta olağanüstü bir kongre toplanması da var.

“Evet” kampanyasının başarısından sonra, PSUV, işçilerin, köylülerin, kadınların ve öğrencilerin kitlesel ulusal cephelerini sağlamlaştırma hedefinin yanısıra “evet komiteleri”ni işlevsel “sosyalist komiteler”e dönüştürmek için de harekete geçecek.

21 Mart 2009

[Venezuelanalysis.com’daki İngilizcesi nden Latinbilgi (Sendika.Org) için Hatice Aksoy tarafından çevrilmiştir]


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Küba Anayasa’sına, 2002 yılında eklenen bir maddeyle “Devrimin sosyalist karakterinden geri dönülmeyeceği” ilkesi, Türkiye Anayasasındaki 4. Madde gibi değiştirilemez hüküm olarak sabitlenmiştir!
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org