[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



2005'te Haiti İşçi Sınıfının Durumu
E.K. - 24 Eylül 2005

Sendikacı Yannick Etienne İle Söyleşi

Haiti uzun süreden beri devam eden sosyal, ekonomik ve politik bir kriz içinde. 1990 yılında on yıldır cumhurbaşkanı olan Aristide askeri bir darbe ile görevinden uzaklaştırılmış ve 1994 yılında, ABD / IMF çizgisinden ayrılmayacağına söz verince görevine iade edilmişti.

ABD / IMF kararlarına uyması kendini destekleyenlere, köylülere ve kentsel yoksulara verdiği sözleri gerçekleştirmesini engelledi. Halkın beklentisi olan bir alternatif yaratamadı. Düzeni sağlamak için halk, işçi ve öğrenci hareketlerine karşı baskı kullanmağa başlayınca kontrolü gittikçe kaybetti. Ona karşı olan Haiti burjuvazisi “184’ler Grubu”nu kurdular ve gittikçe artan bir şiddetle saldırıya başladılar. Saldırıların sonucu ABD ve Fransa’nın yardım ve desteği ile Aristide’nin Güney Afrika’ya sürgüne gitmesi oldu.

Haiti halkı için yaşam şartları gittikçe kötüleşiyor. Yolda yürüyen insanlara rasgele ateş eden silahlı çeteler sokakları işgal etmişken, değil örgütlenmek en basit insan haklarını korumak bile zor. Sorun sadece baskının artması değil, bütün toplum çökmekte.

Haiti’de bugünkü durum hakkında konuşan Yanick Etienne Haiti’de militan işçi konfederasyonu İşçilerin Savaşı’nın (Batay Ouvriye) üyesi. Bu söyleşiyi konfederasyona destek sağlamak için İngiltere’de bulunduğu sırada Haiti destek grubu “No Sweat” ile yaptı.

 

Örgütünüz Batay Ouvriye nasıl kuruldu?

Batay Ouvriye 90'lı yılların başında var olan bürokratik sendikalara, yani sarı sendikalara, militan işçilerin bir alternatif yaratmak için verdikleri savaşın bir devamı. 1990’da hükümet darbesi olunca bir kısmımız ya öldü yada yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. 1995’te açıkça toplanarak eski hareketi Batay Ouviye adıyla canlandırmağa karar verdik. Batay Ouvriye’nin anlamı “İşçiler’in Savaşı”. İlk önce sanayi sektöründe örgütlendik, sonraları daha genişledik. Şimdi Haiti’nin 9 bölgesinin 5’inde şubemiz var. 15 sendika Konfederasyona üye.

Organizasyonumuzda aylıklı çalışan kimse yok; herkes gönüllü aktivist. Örgütçülerin çoğu sendikada eylemleri nedeniyle işini kaybeden ve şimdi zamanlarının hiç olmazsa bir kısmını militan olarak geçirmek istiyen kişiler.

Örgütlenmemiz yalnız imalat sektöründe değil. Küçük atölyelerde, otellerde, köylüler ve yarıcılar arasında da örgütlenmeye çalışıyoruz. Haiti’de çalışma şartlarının doğası yüzünden kaç üyemiz var söylemek zor. Haiti’de nüfusun çok küçük bir kısmı işçi. Çoğunluk köylü; şehirlerde işsizlik yahut yarı işsizliğin oranı % 70. Örgütlenmenin daha kolay olduğu endüstri sektöründe işçi sayısı çok az ve 90’lı yıllara göre daha da azalmış durumda. Sendikalar halkın diğer kesimlerine de ulaşmak zorundalar. İşte biz bu şartlar içinde çalışıyoruz.

Değişik sendikalar arasında işbirliği geliştirmeğe çalışıyoruz ve amacımız halka dayalı yaygın bir hareket yaratabilmek için dokuz bölgenin herbirine yayılmak ve yerleşmek. Haiti’de bütün çalışanları bünyesinde toplayan güçlü bir sendika sektörü kurmak istiyoruz ama aynı zamanda gerçek bir alternatifi ancak işçilerin önderlik ettiği bir hareketin sağlayacağına inanıyoruz.

Federasyonun politik perspektifi nedir?

Bir hareket yaratırken, işçilerin yalnız iş yerinde değil ama toplum içinde de kendi örgütlerine gerek olduğunu biliyoruz. Yaşam şartları, hizmetler gibi sorunlar olduğunu biliyoruz ve bunları da halletmemiz gerek. Her sosyal hareketin politik bir hedefi vardır. Haiti’de daha geniş demokratik haklar elde etmek ve var olan, kazanılmış hakların uygulamaya konması için savaşıyoruz. Uzun vadede, Haiti’deki kapitalist sosyal yapının kökünden sökülmesi gerektiğinin bilincindeyiz ama bunun için politik eylem gerek, halkın politik bir alternatif araması, politik partilere katılması yahut yeni partiler kurması gerek. Hareketin güçlendikçe daha radikalleşeceğini umuyoruz. Ama şu anda bütün çabamız halka dayalı işyeri örgütlenmesi- nasıl olduğunu gelecek gösterecek her halde.

Konuşmalarınızda çoğunlukla 2004 yılında Ouanaminthe’de yer alan mücadelerden bahsediyorsunuz. Açıklar mısınız?

Evet, Lewi (ABD kot pantolon üreticisi), taşeron firması Grupo M ve Dünya Bankası’na baskı amacıyla başlatılan kampanyada Ouanaminthe Serbest Ticaret Bölgesindeki durum hakkında konuşmağa davet edildim. Bu üçü orada ortaya çıkan iş çatışmasının doğrudan doğruya sorumlusu. Temel sorun sömürü, çalışma şartları, ücretler ve sendikalaşma hakkı. İşçinin üretme kotası çok yüksek: İdare kotayı günde 800’den 1000’e yükseltmek istedi. İşçilere işe girerken anlaştıkları ücreti ödemediler. İşçiler örgütlenmeye başlayınca (Batay Ouvriye’ye bağlantılı SOKOWA sendikasında) idare 33 eylemci işçiyi işten attı. Sendika Grupo M ile uğraşmak zorunda kaldı. Mücadele hala devam ediyor. Bu nedenle uluslararası topluluklardan, yani işçi hareketlerinden ve dayanışma örgütlerinden, anlayış ve destek bekliyoruz.

Açıklanması gereken bir başka nokta Ouanaminthe’nin Haiti’nin ilk serbest ticaret bölgesi olduğu ve böylece konuların çok daha genişlediği. Baby Doc (Jean-Claude Duvalier, Haiti’nin 1971-1986 arası diktatörü) düşürülünce Haiti’ye yatırımlar başladı. Birbirinden bağımsız bir çok montaj atelyesi faaliyete başladı ve başlamakta. Her küçük alanda belki 20 atelye var. Bütün bu işletmeler Haiti’nin kırsal kesiminde kuruluyor. Grupo M’nin ele geçirdiği toprak çok sayıda tarım işçisini besleyen, geçimini sağlayan topraktı. Haiti’de tarıma elverişli toprağın azlığı göz önünde tutulursa, bu yapılan insanlık suçu. Tabii bu arada Grupo M’nin görevlilere ödediği rüşvetler de söz konusu. İşittiğimize göre toprağına el konulan köylülerden bazılarına hala tazminat ödenmemiş.

Çevre sorunları da ortaya çıkacak. Serbest ticaret bölgesi nehir boyunda bir düzlükte. İşletmelerde yapılan işlemler çevreyi nasıl kirletecek hiç bir fikrimiz yok. Bölgeye yeni yerleşen insan kalabalığı da çevreye ağır yük olacak.

Aynı zamanda “ekonomik bağımsızlık” diyebileceğim sorun da var. Haiti hükümeti istese bile, Serbest Ticaret Bölgesinde kendi yasaları geçerli değil.. Örneğin, Grupo M bir zaman işçilere tetanos aşısı yaptırmak istedi. Ama aşı tetanos aşısı değildi, Allah bilir neydi çünkü sağlık bakımından bir çok sorun çıktı ortaya. Bir erkek işçinin göğsünden süt akmağa başladı! Bakanlığa müracaat ettiğimiz zaman maalesef, dediler, bizi ilgilendirmiyor; Serbest Ticaret Bölgesi sınırları içnde yetki oranın idarecisinde. O aşıda ne vardı hala bilmiyoruz. Bölge istediği gibi yönetsin diye sermayeye teslim edilmiş.

Buna ilaveten, Grupo M bir Dominik şirketi (sahibi komşu devlet Dominik Cumhuriyeti sermayedarları) ve işçilerin huzursuzluğunu bastırmaya Dominik ordusu kullanıldı. Ordu Haiti’ye girdi ve Ouanaminthe’de polis denetim görevini yaptı. Haiti ordusu 1995 yılında dağıtılmıştı ve işçileri denetliyecek durumda değil- ama yeni hükümet bu durumu herhalde değiştirecek. Böylece düzen sağlamak için Dominiklileri kullanıyorlar. Çözmemiz gereken bir sürü sorun var önümüzde. Mücadelemiz yalnız işçiler değil ama bütün Haitililerin kendi geleceklerine kendi karar verebilmeleri için.

Haiti gibi yoksul bir ülkede işçilerin işleri olduğu için minnetar olması gerekir diyenlere cevabınız nedir?

Tabii işimiz olduğu için minnettarız, büyük zorluklarla karşı karşıya olan ülkemize yatırım yapılıyor diye seviniyoruz. Ama sorun yalnız iş bulma sorunu değil. Ne kadar kazanıyorsun, saygınlığın var mı, insan gibi yaşıyor, gelişebiliyor musun? Şirketlerin Haiti’de yatırım yapmalarına karşı değiliz, işçi haklarına saygılı olmamalarına karşıyız. İşçi olmak niye sömürülmek demek olmalı? Fransız sömürgesi zamanında da çok “iş” vardı; binlerce köleye iş. Bu ülke yıllarca kölelikten kurtulmak için savaştı ve artık geriye dönüş yok. İşçi olmak köle olmak demek değildir.

Bizden nasıl bir destek bekliyorsunuz?

Yalnız İngiltere ve ABD’deki sendikalardan değil, Güney Afrika, Bengladeş gibi yerlerden ve Haiti Support ve No Sweat gibi destek gruplarından yardım gördük. Bu çok iyi ama bu desteğin devam etmesi gerek, zira Grupo M ile mücadelemiz hala devam ediyor. Bize destek olanların mücadelemizi takip etmelerini, basın bizden hiç bahsetmese bile Haiti’de savaşım veren insanlar olduğunu unutmamalarını isterim.

İhtiyaç duyduğumuz destek yoksullara verilen sadaka değil, ortak düşmanımız kapitalizme karşı mücadelede bize vereceğiniz destek ve dayanışma. İngiliz işçi hareketi ne yapıyor, bize nasıl destek olabilir ve biz nasıl yardım edebiliriz bilmek istiyoruz.

Solidarity, (İngiltere)

[http://www.nosweat.org.uk/article.php?sid=1075&mode=thread&order=0 adresinden latinbilgi tarafından çevrilmiştir]


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org