[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Keşke yanılıyor olsaydım! – Fidel Castro Ruz
10 - 30 Ağustos 2009

“Hafta sonu ABD iç politikasına dair haber merkezlerinin yorumlarını dinleyince hayretler içinde kaldım. Bu, Başkan Barack Obama’nın ülkenin gidişatı üzerindeki etkisinin hızla düştüğünün bir göstergesi. Eğer ülke derin bir siyasi ve ekonomik bir kriz içerisinde olmasaydı Obama’nın seçim zaferi neredeyse imkânsız olacaktı. Irak’ta öldürülen ve yaralanan binlerce asker, ortaya çıkan işkenceler ve gizli hapishane skandallarıyla beraber işsizlik ve konut sektöründeki kriz Amerikan toplumunu sarsmıştı. Tüm dünyada ekonomik kriz yayılıyordu, Üçüncü Dünya ülkelerinde yoksulluk ve açlık önlenemez durumdaydı.”

“Bu koşullar Obama’nın geleneksel olarak ırkçı bir toplumda başkan adayı olmasını ve seçilmesini kolaylaştırdı. Yoksulların ve dışlanan siyahların %90’ı, Latin kökenli seçmenlerin çoğu ve geniş bir beyaz orta sınıf topluluğu ve özellikle de gençler ona oy verdi.”

Ona destek veren Amerikalıların umutlanmasından daha doğal bir şey olamaz. Sekiz yıl süren maceracı ve yalancı bir yönetim tarafından çıkartılan bir savaş ve petrol için İkiz Kulelere yapılan saldırıyı bahane ederek Irak’a saldırılması, bu sırada binlerce ABD askerinin ve neredeyse bir milyon Iraklının hayatını kaybetmesi, Amerikan halkını yorgun düşürmüş ve utanç içerisinde bırakmıştı.

ABD dış politikasının değişeceğinden sadece bir avuç insan değil dünyanın her tarafındaki ve Obama’nın köklerinin bulunduğu Afrika kıtası bile heyecan duymuştu.

Ancak gerçeklerle basit bir yüzleşme bile ABD’deki bir başkanın değişmesinin umutlanmak için yeterli olmadığını gösterecektir.


Obama elbette Bush tarafından başlatılan Irak Savaşına ABD Kongresindeki birçoğundan önce muhalefet etmişti. Gençliğinden beri ırkçılığa maruz kalan Amerikalıların durumunu biliyor ve insan hakları mücadelecisi Martin Luther King’e hayranlık duyuyordu.


Obama ABD’deki emperyalist kapitalist sistemin içinde doğdu, eğitildi, siyasete atıldı ve başarılı oldu. Ancak bu sistemi değiştirmek gibi bir çabası yok, olamaz da. İlginç bir şekilde buna rağmen aşırı sağcılar başkanları Afrikalı-Amerikalı olduğu için ondan nefret ediyorlar ve ABD’nin yıpranan saygınlığını yeniden kazandırmak için yapılanları reddediyorlar.

Ancak Obama nüfusu dünya nüfusunun %14’üne sahip olan ABD’nin dünyadaki fosil yakıtların %25’ini tükettiğini ve dünya atmosferini kirleten gazların en büyük üreticisi olduğunu biliyor.

Önceki başkan Bush ise Kyoto Protokolunu bile imzalamamıştı.

Obama ise kendi adına vergi kaçırılmasına karşı sıkı denetim uyguluyor. Örneğin vergi kaçakçılığı şüphesi bulunanlara karşı İsviçre bankalarının toplamda ABD vatandaşlarına ait 52 bin gizli hesaptan 4500 tanesiyle ilgili bilgileri açıklayacağı bildiriliyor.


Birkaç hafta önce Avrupa’da Obama G8 ülkeleriyle bir araya geldiğinde özellikle Fransa ve Almanya’ya söz vererek bu ülkeler aleyhine ABD’de sağlanan vergi cenneti uygulamalarının sona erdirilerek dünya ekonomisine yüksek oranda ABD doları kazandırılacağını belirtti.

Sağlık sigortası olmayan 50 milyon ABD vatandaşına ücretsiz sağlık hizmeti vaat etti.

Üretim sektörünü harekete geçirerek artan işsizliği azaltacağını ve büyüme rakamlarını artıracağını vaat etti.

Yasadışı olarak ülkesinde yaşayan 12 milyon İspanyol kökenli göçmene polis baskınlarının sona ereceğine ve insanca muamele edileceklerine dair söz verdi.

Burada saymayacağım daha birçok söz verdi ama verilen sözlerden hiçbirisinin emperyalist kapitalist sistemi sorgulamadığına dikkat çekmek istiyorum.

Ülkede çok güçlü olan aşırı sağ, süregiden sistemin en ufak şekilde değişmesini bile kaldırmayacaktır.

Bu konuyla ilgili olarak sadece son günlerde ABD basınında çıkan bazı haberlere değineceğim.

21 Ağustos:
-The Washington Post gazetesinde yayınlanan bir ankete göre Amerika vatandaşlarının Başkan Barack Obama’nın liderliğine duyduğu güvende ciddi düşüş gözleniyor.

-Sağlık sisteminde yapılması düşünülen reformlara muhalefet artarken 13-17 Ağustos tarihleri arasında ABC TV tarafından telefonda 1001 kişi arasında yapılan ankete göre katılanların %49’u Obama’nın sağlık sistemini iyileştireceğine inanıyor. Sonuçlar, Obama’nın başkanlığının başladığı döneme göre 20 puan düşmüş durumda.

-Ankete katılanların yüzde elli beşi ABD’de genel gidişatın iyi olmadığına inanmakta. Bu oran Nisan ayında yüzde kırk sekizdi.

-ABD’deki sağlık sistemine dair bu hararetli tartışma, uzmanlar arasındaki bir huzursuzluk kaynağına işaret ediyor. Artık Hitler’in resimlerini taşıyan ve gamalı haç işaretlerini benimseyenlerin sayısı az değil, gösterilerde ise silahlı kişiler eksik olmuyor.

-Nefrete dayalı suç uzmanları bu aşırı kanatların yakından izlenmesini öğütlüyor. Demokratlar çok sayıda gösteri yapıldığını söylerken, diğerleri ise kendi yurttaşlarına karşı güce başvurmaya başlıyor.

-Obama’nın Hitler’e benzetilen resmiyle gösteri yürüyüşüne katılan kadın, başkanın umutsuz hastalar için ötenaziyi önerecek olan kurullar yaratacağını söylemekte.

-Raporlara göre bütün olanları görmezden gelerek nefret ve aşırılığa övgü düzenler var. FBI uzmanı Brad Garrett bu durumu endişe verici bulduğunu yazmış.

-Geçtiğimiz hafta Garrett ABC’ye yaptığı açıklamada korku dolu dönemlerden geçtiklerini ve gizli servislerin Obama’ya bir şey olmasından endişe duyduklarını belirtti.

-Gelen haberlere göre geçtiğimiz Pazartesi günü içeride Başkanın savaş gazilerine hitap ederek sağlık reformunu savunan bir konuşma yaptığı Phoenix Kongre Merkezi’nin dışında on iki kişi silahlarını göstermekten çekinmeksizin gövde gösterisi yapmış.

-Anlatılana göre bir tanesinin silahının üzerinde 1801-1809 yılları arasında ABD Başkanlığını yapmış olan Thomas Jefferson’un “Özgürlük ağacını sulamanın zamanı geldi” yazılıymış. Jefferson bu sözü özgürlüğün yurtseverler ve zorbaların kanıyla sürekli olarak beslenmesi gerektiğine vurgu yapmak için söylemiş.

-Bazı sloganlar ise bu kadar örtülü değil, doğrudan Obama, Michelle ve iki kızlarının ölmesini isteyenler var.

-Bu olaylar ABD iç siyasetinde nefretin ne aşamaya geldiğini gösteriyor.

-ABD Başkanlığına dair 12 kitabın yazarı olan Kaliforniya Üniversitesinde Larry Berman, Obama’yı protesto eden ve onu Hitler’e benzeten resimleri kullananların onu sosyalist diye adlandırdıklarını belirtiyor. Devam eden olaylar aslında süregiden ırkçılığın bir devamı.

-The New York Times haberine göre CIA 2004 yılında kötü şöhretli Blackwater isimli özel güvenlik şirketine düzenlediği operasyonların planlama, eğitim, istihbarat ve gerçekleştirme işlerini vermiş.

-Gazetenin haberine göre CIA, çok sayıda Blackwater ajanı aracılığıyla bomba taşıyan insansız uçaklarla El Kaide liderlerini öldürmeye çalışmış.

-Gazeteye iletilen bilgiye göre bu operasyonlar Pakistan ve Afganistan’daki askeri üslerden gerçekleştirilmiş. Burada insansız uçaklara Hellfire füzeleri ve lazer güdümlü bombalar yerleştirilmiş.

-CIA Başkanı Leon Panetta, bu programı iptal etmeye çalışmış ve Haziran ayında Blackwater ile CIA arasındaki ilişkileri Kongrenin önüne sunmaya çalışmış.

-Ancak Blackwater ile olan ilişkiler Panetta CIA Başkanı olmadan önce durdurulmuş. CIA uzmanları gizli olarak planlanan suikast planlarına dışarıdan kişilerin katılmasını doğru bulmamış.

-Blackwater şirketinin George W. Bush yönetimi sırasında Irak’taki ABD personelinin özel güvenliğini sağlamakla görevli olduğu söyleniyor.

-Verilen bilgilere göre şirketin acımasız uygulamaları çok kez eleştirilmiş. En vahşi örnek ise Eylül 2007’de yaşanan ve şirket mensuplarının 17 Iraklı sivili öldürmesiyle sonuçlanan olay.

-ABD Ordusu içindeki rekor sayıdaki intihar vakası ve yaşanan yoğun depresyona bakıldığında ordunun savaşla ilgili duygusal çöküntünün yaşanmasına karşı irili ufaklı özel birlikler kurmaya başladığı anlaşılıyor.

22 Ağustos:
-Bugün Barack Obama’nın ülkedeki sağlık sistemini eleştirenleri şiddetle eleştirdiği anlatılıyor. Obama bu çevreleri kamuoyuna yanlış bilgi vermekle suçlamış.

-Kendinin de birçok kereler konuşmalarında belirttiği gibi sağlık sistemindeki reformun amacı sürekli artan giderleri durdurmak, maliyetleri düşürmek ve sağlık güvenceleri olmayan 50 milyon civarındaki Amerikalıyı sağlık sistemine dahil etmek.

-Haberlere bakılırsa gündemdeki konular açıklıkla tartışılmayı hak eden konular ancak kamuoyu sürekli olarak süregiden sistemin devamını isteyenler tarafından yanlış bilgilendiriliyor.

-The New York Times haberine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı Blackwater ile çalışmaya devam ediyor. Blackwater adlı paralı asker şirketi özellikle El Kaide liderlerinin öldürülmesi için başlatılan “Xe” adlı operasyonda görev alıyor.

-Haberlere göre New York Valisi David Paterson Cuma günü yaptığı açıklamada Başkan Obama, Massachusetts Valisi Deval Patrick ve kendisi gibi siyahi devlet yetkilileriyle ilgili olarak basın kuruluşlarının ırkçılığa varan değerlendirmeler yaptığını açıkladı.

-Beyaz Sarayın önümüzdeki on yıl için yaptığı planlamalarda borç açığının 2 trilyon dolar olacağını tahmin ediliyor. Bu durum Obama için ve kurmaya çalıştığı devlet destekli sağlık sistemi için büyük bir engel.

-Önümüzdeki 10 yıl için yapılan planlar her şeyin çok değişken olabileceğine işaret ediyor. Devlet harcamaları ise Obama’ya Kongre’de zor anlar yaşatacağa benziyor. Bu durum ABD’ye borç veren çevrelerde endişe verici olarak değerlendiriliyor. Neredeyse tüm ekonomistler borçların sürdürülebilir olmadığını ve ABD dolarının devalüe edilebileceğini ileri sürüyorlar.

23 Ağustos:
-Amerikan Ordusunun en üst düzey komutanı azar günü yaptığı açıklamada ülkesinin Afganistan’da sürdürdüğü savaş ile ilgili olarak kamuoyu desteğinin azalmasından endişe duyduğunu belirterek ülkenin halen aşırı unsurların saldırısına açık olduğunu ekledi.

-General Mike Mullen yaptığı açıklamada Afganistan’daki durumun ciddi olduğunu ve kötüye gittiğini söyleyerek son iki yılda Taliban isyancılarının kendilerini geliştirerek uzmanlaştıklarını vurguladı.

-NBC TV’de yayınlanan röportajda Mullen bölgeye daha fazla asker gönderilip gönderilmemesiyle ilgili bir açıklamada bulunmadı.

-Verilen bilgiye göre The Washington Post ve ABC TV’nin yaptığı ankete katılanların yüzde 50’den fazlası Afganistan’da savaşın anlamsız olduğunu düşünmekte.

-Yapılan değerlendirmelerde 2009 yılının son döneminde Afganistan’daki ABD askeri sayısı 3 yıl önce olan 20 bin sayısının üç katına çıkmış olacak.

ABD toplumunda kargaşa hat safhada.

11 Eylül günü 9/11 Saldırılarının 11.yıldönümü. 11 yıl önce o gün, Havana Spor Sarayında yapılan açıklamalarda savaşın terörizmi yenmek için bir iyi bir yol olmadığını dünyaya haykırmıştık.

Irak’daki birlikleri geri çekerek Taliban ile savaşmak üzere Afganistan’a yollamak yanlış bir politika. Sovyetler Birliği de önceden bu bataklığa saplanmıştı. ABD’nin Avrupalı müttefikleri de evlatlarının kanının bu ülkede akıtılmasını istemeyecektir.

Mullen’in savaşın popülerliğiyle yaptığı değerlendirme hiç de yersiz değil. 11 Eylül 2001’de İkiz Kulelere saldıranlar zamanında ABD’de eğitim almışlardı.

Taliban ise bu olayla hiçbir ilgisi olmayan Afgan milliyetçisi bir hareket. El Kaide ise, 1979 yılından beri CIA tarafından Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliğine karşı desteklenmişti. 22 yıl sonra ise İkiz Kulelere saldırıyı planlayanlar bunlardır.

Ancak hala uluslararası kamuoyunu önünde açıklanması gereken karanlıkta kalan olaylar bulunmakta.

Obama bütün bu sorunları Bush’dan devraldı.

Eminim ki ırkçılar onu yıpratıp, yapmak istediklerine engel olarak onu saf dışı bırakmaya çalışacaklardır, bunu siyasi olarak en az riski alarak yapmaya çalışacaklardır.

Keşke yanılıyor olsaydım!

Fidel Castro Ruz
24 Ağustos 2009
17:15

Kaynak: Prensa Latina Türkçe

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org