[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Michael Lebowitz ile röportaj: ”Halkı silahlandırmak ve tabandan milisler yetiştirmek gerekiyor”
- - 08 Kasım 2009

Venezüella’daki Bolivarcı Devrim mevzubahis olduğunda Michael Lebowitz sürece en derin biçimde dâhil olan düşünürlerden biri konumunda. Lebowitz sorgulayıcı bakışını, sonradan kendi doğrularını sakin ve etkili biçimde ve keskin bir açıklıkla söylemek üzere Venezüella’nın en karmaşık ve çatışmalı meselelerine daldırıyor. Deneyimlediği, acısını çektiği ve hissettiği gerçekliği inceleyen bir köylü ya da işçi gibi konuşuyor. Lebowitz’le Bolivarcı Devrim üzerine çeşitli sorun ve endişeleri de içeren bir sohbet gerçekleştirme imkanı buldum. –José Sant Roz

José Sant Roz’un Michael Lebowitz ile gerçekleştirdiği üç parçalık röportajın ilk kısmını yayınlıyoruz – Latinbilgi

Sosyalizm meselesiyle meşgulüz ancak bazen söylenenler ile gerçekte yapılanların arasında büyük bir fark oluyor…

Lebowitz: Bu her zaman olacaktır. Ancak yapmamız gereken ilk şey bir vizyon yaratmaktır ve bunun için de kelimelere ihtiyaç duyarız. Eski bir söz vardır, eğer gitmek istediğiniz yeri bilmiyorsanız sizi oraya herhangi bir yol götürebilir; ama hayır, bu doğru değil, doğrusu, eğer gitmek istediğiniz yeri bilmiyorsanız, sizi oraya hiçbir yol götüremez. Ve bence Venezüella’da 21. Yüzyıl Sosyalizmi kavramının geliştirilmesiyle birlikte, artık nereye gitmek istediğimizi biliyoruz. Her şeyi devletin yönettiği bir topluma doğru gitmek istemiyoruz. Halkın kendi pratikleri, kendi liderlikleri vasıtasıyla kendilerini geliştirdikleri bir toplum olmalı.  

Bu vizyon nettir ve bu yirminci yüzyıldaki sosyalizm deneyimlerinden oldukça farklı bir vizyondur. Bu ilk adımdır, çok önemli bir adımdır ancak şimdi kritik adıma geliyoruz: Bunun pratikte nasıl yapılabileceğini ve halkın gelişimini sağlayacak kurumları nasıl kurabileceğimizi anlamak. Bu şimdiden halkın kendilerini etkileyen kararların alınmasına katılmakta olduğu komünal konseyler ve işçi konseyleri vasıtasıyla gerçekleştiriliyor. Gerçi burada da sorun, diğerleri için her şeyi yukarıdan yapmayı isteyen kişilerin olması. Onlar “her yerde komünal konseyler, komünler yaratacağız” diyorlar. Ve eğer halk kendi komünal konseylerini kurmaya hazır değilse, onlar “biz kendimiz kurarız” diyorlar.  

Sorunun bir kısmı, halkın bu kurumları kendisinin kurması için geçmesi gereken sürece ve zaman saygı göstermeyen bir tür sabırsızlıktan kaynaklanıyor. Dahası halkın kendi kararlarını almasına tamamen karşı olan kişiler de mevcut. Buna ilişkin en açık örnek işçilerin katılımında görülebilir. İşçilerin aciz olduğuna, hazır olmadığına ve kendi iş süreçlerini etkileyecek kararlar alacak bilince sahip olmadıklarına inanan kişiler var. İşçilerin muktedir olmadığına dair bu tutumun sonucu Venezüella’nın dört bir yanında yaşanan elektrik kesintileri gerçeğinde de kendisini gösteriyor. İşçiler sorunların neler olduğunu biliyorlar ama çözümleri uygulamaya, bu tür kesintileri önleyecek gerekli adımları atmaya yetkili değiller. Vizyon önemli ama yeterli değil; yeterli değil ve mücadele her zaman gerekli.   

Bu sürece karşı olan kişiler var dediğinizde Chavizm içinde olan kişilere de göndermede bulunuyor musunuz?

Lebowitz: Evet tabi ki Chavizm’in içinde de var. Bu yüzden, örneğin, [devletin petrol şirketi] PDVSA’da işçi katılımı yok.

Simón Bolívar Büyük Kolombiya’yı 17 Aralık 1989’da kurdu ve 17 Aralık 1830’da hayatını kaybetti ve ardından muazzam bir güçle yaratmış olduğu bu muazzam eser yok oldu. Bugün Chavez yok olsa ne olur?

Lebowitz: Bence bu sadece Venezüella için değil bütün dünya için de büyük bir kayıp olur çünkü Chavez’in liderliği altında kaybedilmiş olan umut, neo-liberalizme bir alternatifin var olduğu umudu yeniden canlandı. Eğer içinde bulunduğumuz zamanda bu tür bir kayıp yaşanırsa, bu bir kayıptan fazlası, bir trajedi olur çünkü bence süreç aşağıdan bir liderlikle sürebilecek kadar gelişkin değil. Muhtemelen 2020 itibariyle sürecin Chavez olmaksızın işleyebileceğine dönük bir ihtimal olabilir. Ancak şu anda HAYIR.

Chavez’den mücadeleyi fazla travma yaşanmaksızın devralabilecek vekillerin varlığını sağlamak adına ne yapılabilir?

Lebowitz: Chavez’e çok yakın, onun çevresinde çalışan, onun fikirlerine, vizyonuna, bilincine sahip kişiler mevcut ancak bunlar rehberlik etmek üzere gereken karizmadan yoksunlar. Aynı zamanda daha iyi bilinen başkaları da var ancak onların da Başkan Chavez’in başını çektiği projeye katıldıklarına emin değilim. Ve bugün oldukça dikkatli biçimde konuştuğumu da belirteyim, bazen bunu çok güçlü ve açık biçimde dile getiriyorum.

Temel ihraç ürünümüz olan petrolün durumuyla birlikte ve yüksek gıda fiyatlarına ilişkin yeni bir dramın eşiğindeyken kendimizi kırsal alanda terkedilmiş bir durumda bulduk: kısa bir zaman dahilinde kapitalizm tarafından bize dayatılan tek tip ürün ekiminden farklı bir ekonomi modeli inşa edebilir miyiz?

Lebowitz: Petrol bir sorun değil, Tanrının lütfu. Ulus ötesi şirketler tarafından tarımının bir kenara atıldığı ya da daha çok veya daha az dışlandığı aynı durumda olan pek çok ülke var. Petrol kaynaklarının varlığı Venezüella devletine bu gelirin bir kısmını, insanların kırsal alana çalışmak üzere geri dönmesini özendirecek ve orada iyi bir hayata sahip olmasının mümkün olduğunu görmesini sağlayacak biçimde kırsal alanda altyapı inşa etme ve gerekli koşulları yaratma şansı verdi. Gıda kriziyle birlikte, insanları kırsal alanda yaşamak üzere gitmeye dair cesaretlendirmek kesinlikle zorunlu bir durum. Bu koşulları yine tarımsal üretime dair sorunları olan, insanların kırsal alanları terk ettiği ve insanları kırsal alanlara geri dönmeye teşvik edecek petrol geliri olmayan Küba’daki durumla karşılaştırın. Küba’da olacak gibi görünen şey, “biz tarımda özel mülkiyete izin veriyoruz [ve insanları böyle teşvik ediyoruz] ve bazı insanlar gıdayı büyük karlarla üreterek ve satarak büyük paralar kazanacaklar” dedikleridir.  

Venezüella’da petrol gelirinin bir kısmını kırsal alanda tarımsal üretim birimleri yaratmak ve insanları, üreticiler için büyük gelirler vasıtasıyla değil bu insanların kırsal alanda yaşamaktan keyif alabilecekleri bir yaşam kalitesine dayanarak teşvik etmek üzere kullanmak mümkündür. Tarım, sosyalizmi inşa etmeye dönük bütün girişimlerin başarısızlığa uğradığı bir alan oldu. Sovyetler Birliği tarıma önem vermedi ve bazı kırsal alanlarda yollarda yürümek ya da araçla seyretmek imkansızdı. Halk pazara ürünlerini hava yoluyla getiriyordu. Çin, Sovyet yolunu izlemeyeceğini ve tarımı geliştireceğini söyledi ancak yapamadı. Hâlâ sanayi için kırsal alandan kaynak devşiriyorlar. Nihayet diğer yerlerdeki gibi tarımın sanayiye hizmet ettiği yerlerin aksine burada, Venezüella’da tam tersini yapabiliyorsunuz: petrol tarıma hizmet ediyor.

Eğer kırsal alan bir kenara atılmışsa, tarımın gerektirdiği işleri isteyen insanları eğitmek uzun bir zaman alacaktır. İnsanlar şehirde çok değiştiler ve onları birere “çiftçi” olmaya ikna etmek oldukça zor olacaktır.. 

Lebowitz: Evet, bu zaman alacak. Bu bir gecede olacak bir iş değil. Ama Başkan Chavez’in bu sorunu anladığını düşünüyorum. Kırsal kooperatiflerde, yeni sosyalist çiftliklerde bu kadar çok “Merhaba Başkan” programı yapılmasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. Bence bu tepelerde ve gecekondularda yaşayan ve zamanlarının çoğunu iş aramaya harcayan insanlara, “bakın, bu değişim zamanı, burada yapabileceğinizden fazlası var” demenin yollarından biri. Brezilya’da Topraksız Köylüler Hareketi (MST) bünyesinde birçok genç insan var ve MST bir toprak işgal ettiğinde, bu insanlar da yeni bir yaşama başlamak üzere aileleri için bir toprak elde etmiş oluyorlar. Brezilya’da bütün çiftçilerin yaşlı olduğu klişesi doğru değil. Muhtemelen gereken şey, genç insanların kırsal alandaki nüfusun yeniden düzenlenmesi sürecini kolaylaştırmasını hedefleyen bir kampanya başlatmak.

Uluslararası durum karşısında: Oldukça yılmış durumdayız, kendimizi Güney Amerika’nın kuzeyinde daha kritik bir durumla yüzleşmeye nasıl hazırlayabiliriz?

Lebowitz: İlerlemeleri mutlaka güç yoluyla yapmaksızın kendine mal eden eski devletin sorununa ilişkin konuyu ele alan bir kitabı henüz bitirdim. Uzun vadede sosyalizm eski devletin yeniyle, aşağıdan gelen bir devletle yer değiştirmesine ihtiyaç duyar. Ancak mevcut durum iki devletin birbirini tamamlamasını gerektirmektedir. Halkın gelişmesine yardımcı olan aşağıdan gelen yeni devlet başlangıçta küresel bir vizyona sahip olamaz. Eski devlet ise yukarıdan emirler verme alışkanlığını sürdürmektedir. Burada bu iki devlet arasında bir etkileşim sağlamak elzemdir ve belirli bir zaman için iki ayağınız üstünde yürümek zorundasınızdır ve bu durum bir askeri müdahale krizine hazırlanıldığında da geçerlidir. Bu da geleneksel bir ordunun halkı koruyabileceğini ifade eder ancak bizler aynı zamanda halkı silahlandırmak ve tabandan milisler yetiştirmek zorundayız.

[Veezuelanalysis'teki İngilizce orijinalinden Soner Torlak tarafından Latinbilgi (Sendika.Org) için çevrilmiştir]

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org