[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Venezüella barriolarının komutanı Bernal anlatıyor: “Eski henüz ölmedi, yeni henüz doğmadı”
- - 29 Aralık 2009
Venezüella’daki Bolivarcı Devrim sürecinin Chavez’den sonraki en etkili isimlerinden biri de, şu anda Bolivarcı Hükümet Bakanlar Konseyi Daimi Sekreteri olarak görevini sürdüren Freddy Bernal Rosales. Kıtasal Bolivarcı Hareket Kuruluş Kongresi için Caracas’ta bulunduğumuz 9 Aralık günü, bizi* ofisinde kabul eden Bernal ile Bolivarcı Devrim’in gelişimi ve güncel sorunları üzerine konuştuk. Şimdi yoldaşlık yaptığı komünistlerin, “Bir zamanlar üniversite kampuslerinde bizi kovalıyordu” diye takıldığı bu eski istihbarat şefi, Fidel Castro ile çektirdiği fotoğrafın önünde Gramsci’den alıntılar yaparak sorularımızı yanıtladı.



Venezüella’daki Bolivarcı Devrim süreci bugün hangi aşamada? Sosyal misyonlar ve komünal konseyler gibi taban örgütlenmelerinin bu süreçteki rolü nedir?

Öncelikle geldiğiniz için çok teşekkür ederiz. Çok memnun olduk. Bundan dört sene önce Türkiye’den bir delegasyon gelmişti. Türkiye’deki mücadele üzerine, Irak’taki, Afganistan’daki durum üzerine konuşmuştuk sohbet etmiştik.

Bu süreç kesinleşmiş bir süreç değil, devam eden, gelişim halinde olan bir süreç. Bu süreç 1998’de ortaya çıktı. Ama bu 1989’da ortaya çıkan halk ayaklanmasının bir meyvesiydi. Bu, askeri-sivil bir ayaklanmanın sonucuydu. Ancak daha sonrasında demokratik seçim mücadelesi yönünde bir Kurucu Meclis’in ortaya çıkışıyla sonuçlanmıştır.

Chavez’in 1992’deki darbe girişimi silahlı ve sivil bir ayaklanma girişimiydi. 1998’de daha ulusal karakterli bir nitelik kazandı. Bu hareketin üç dayanağı vardı. Kurtarıcı Simon Bolivar, onun öğretmeni olan Simon Rodriguez ve iç savaşın generali Ezequiel Zamora.

Öncesinde ulusal bir hareketti ama daha sonra devrimci bir hareket haline geldi. 2005 yılının sonu, 2006 yılının başında sosyalist karakter ortaya çıktı ve deklere edildi.

Eğer bu noktada bir tanımlama yapmak gerekirse, şu anda sosyalizme doğru geçiş aşamasındayız. Gramsci’nin sözüyle eski olan daha ölmedi, yeni olan daha tam olarak doğmadı.

Ben de merak ediyorum, kendi kendime soruyorum, ne kadar sürer bu süreç, diye. Kimse bilemez. Halkın değiştirici gücüne bağlı, politik şartlara bağlı, üretim ilişkilerindeki dönüşüm sürecine bağlı…

Misyonlarla ilgili soru diğer soruyla bağlantılı. Misyonlar ilk olarak 2002 yılında ortaya çıktı. Bunların temel işlevi, halka devrimin ne olduğunu göstermekti.

Benim daha önce Caracas Belediye Başkanı olduğum dönemde, hükümet içerisindeki tartışmalarımızda şöyle bir şey söylemiştik. Halkın devrimi içselleştirmesini sağlayacak araç ne olacaktır? Bunun ardından Barrio Adentro oluşturuldu. Sosyal karakterli bir misyondu ve sosyal programları hayata geçirdi.

Barrio Adentro çalışması özellikle Caracas’ın en ulaşılmaz yerlerinde, en ücra köşesinde başladı. Kendisi de doktor olan bir yurttaşın evinde, halka en kritik sağlık sorunlarında 24 saat hizmet vermek amacıyla başladı.

54 Kübalı doktorla başladı, süreç daha sonra sağlık komitesine evrildi, sağlık komitesi tarafından yönetilmeye başlandı.

Bugünkü aşamaya kadar 540 tane birim, 90 daha büyük klinik, 3 tane de yüksek teknolojik hastane kuruldu. Bu da yaklaşık halkın yüzde 91’ine hitap ediyor

Neden özellikle Barrio Adentro’ya yoğunlaştık? Özellikle en ücra köşelerden başladık, buralar hükümetin daha önce ulaşmadığı yerlerdi. En yakıcı sorun oradaydı. Buralardakilerin çoğu günde bir öğün yemek yiyen, hatta bir gün yiyip bir gün yiyemeyen, yarının ne olamayacağı kesimlerdi. Bunların içerisinde birçoğu ne okumayı ne yazmayı biliyordu. Bunların birçoğunun okuyamama nedeni görememeleriydi, görme sorunlarıydı. Yıllarca gülmeyen insanlar vardı, çünkü dişleri yoktu. Hiç altyapısı olmayan yerler vardı. Buradan gıda misyonu çıktı. Bu sayede insanların çoğu günde iki öğün yemek yiyebiliyor.

Diğeri de Misyon Merkal, devletin marketleri. Burada temel gıda maddelerini ucuza, sübvanse edilmiş şekilde satıyoruz.

Bir diğeri Operación Milagro (Mucize Operasyon). Katarakt sorunu olan birçok kişiye, göz ameliyatları yapıldı ve gözlük sağlandı.

Mission Robinson, eğitim misyonu. 1,5 milyon kişi okuma yazma öğrendi.

Mission İdentidad, kimlik misyonu. Milyonlarca kişi okuma yazma bilmediği gibi kimliği de yoktu. Onlara kimlik sağlandı.

En sonunda öyle bir noktaya geldik ki, devletin yapısı milyonlarca insana hizmet verebilecek kapasitede değil. Bu noktada, bu ihtiyaçlara karşılık verebilmek için paralel bir devlet anlayışıyla hareket etmeye karar verdik. 6 yıllık süre içinde paralel devlet sistemini mevcut formel devletin yerine geçirmeye çalıştık.

Bu misyon çalışmalarımızda yüzde 100 başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz ama daha öncesinde devletin hizmetini alamayan milyonlarca insana devlet hizmet götürdü.

Birleşmiş Milletlerin gelişme raporlarında, Venezüella krize rağmen insani gelişimin ilerleyişi açısından ilk 5 sırada.

Son 3 ay hariç bundan önceki 21 üç aylık dönemde sürekli olarak büyüdük. Yüzde 4 ila 8,8 arası bir büyüme oranıyla büyüdük. Ayrıca Latin Amerika’da zenginlerle yoksullar arasındaki uçurumu kapatma açısından ilk sıradayız. Ancak halkın memnuniyetini sağlamak açısından hedeflediğimizin çok daha gerisindeyiz.

Kolombiya’da ABD’nin yeni askeri üsler açması ve olası tehditler konusunda ne düşünüyorsunuz?

Komutan, Başkan Hugo Chavez çok net olarak çizgiyi çizdi, tanımlamayı yaptı. Kolombiya ABD’nin bir üssüdür. Bizim için üzücü bir durum, çünkü 200 yıldan uzun bir zamandır Kolombiya’yla biz kardeşiz.

Kurtarıcı Simon Bolivar tarafından Panama, Ekvador ve Bolivya ile birlikte kurtarılmıştık. Ne yazık ki Uribe hükümeti ve Kolombiya oligarşisi ülkeyi ABD’ye telsim etmiştir.

Tabii, Kolombiya’nın bu hale dönüştürülmesini sadece Venezüella’ya değil bütün Latin Amerika’ya dönük bir tehdit olarak algılıyoruz. Kolombiya’nın Venezüella’daki Bolivar Devrimi’ne karşı bir saldırı hazırlığı dönemine girdiğini düşünüyoruz. Savaşçı bir ülke değiliz.

Venezüella askerleri bir kez, 200 sene öncesinde topraklarından çıktı ve başka bir ülkenin bir santimetre kare toprağını dahi işgal etmeden, kan dökmeden geri döndüler.

Çeşitli düzeylerde hazırlık içerisindeyiz. Birincisi formel düzeyde. Normal silahlar, uçaklar, gemiler… Bunları satın almak ve orduyu güçlendirmek noktasında hazırlığımız var. Ama şu noktayı da çok net biliyoruz ki, en iyi silah bu değil. Biliyoruz ki en iyi silah, örgütlenmiş, ideolojik olarak donanmış ve harekete geçirilmiş halktır. Bu yüzden de ulusal Bolivarcı milisleri güçlendiriyoruz.

Birinci etapta 1,5 milyonluk bir milis gücü oluşturma hedefimiz var. Bu hedef doğrultusunda ilerliyoruz. PSUV (Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi) içinde şöyle bir karar aldık. Her birimden bir kadın ya da bir erkek milislere katılacak. 7 milyon üyemiz var, bunlardan 2,5 milyonu birimlerde örgütlü.

Bunları, savaş istediğimizden için yapmıyoruz. Ama barış istiyorsak savaşa da hazır olmalıyız. Umarız savaşmak durumunda kalmayız. Savaş kötülüklerin anasıdır, kazanan da kaybeder.

Şu noktada çok netiz. Bolivarcı devrimi iki biçimde de savunmaya hazırız. Bunlardan birincisi oylarla, yani seçim aracılığıyla bu süreci devam ettirmek. İkincisi de gerekli oldukça silahlanmak, kendini korumaktır.

Venezüella’da suç oranlarındaki artış ve paramiliter grupların saldırıları karşısında ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Bir hafta önce Başkan beni bu işi çözmekle sorumlu bir komisyonun başına atadı. Neden? Çünkü, bu güvenlik sorunu sadece askerle, polisle çözülecek bir sorun ya da sadece formel devletin sorunu değil.

Bu meselede birçok faktör var. Birincisi mikro uyuşturucu dağıtımı, ikincisi yoğun alkol kullanımı, üçüncüsü terk edilmiş çocuklar, erken gebelik sorunu, aile değerlerinin kaybolması ve en sonuncusu da, özellikle Kolombiya’dan buraya ihraç edilen paramiliterler. Bu sonuncusu özellikle son beş yılda arttı. Sadece hırsızlık yapmıyorlar, aynı zamanda cinayet de işliyorlar. Hırsızlık yaparken, böyle kolayca insanları öldürebilenler özellikle Kolombiya’dan gelenler.

Özellikle Kolombiya’ya sınırı olan eyaletlerde, Tachira’da, Zulia’da, Apure’de, Barinas’ta ve Amazon’da ciddi bir paramiliter yapılanma var. Aynı zamanda bu noktalarda şöyle bir çalışmaya başladık. PSUV birimleri içinde en azından bir kişi de bu sorunla ilgili çalışacak. Bu noktada her eyalette bir ilçeyi içine alan pilot bir uygulamaya başlayacağız. Hükümetle parti arasında bu noktadaki ilişkiyi de geliştireceğiz.

Bu noktada halk bunu kendi sorunu olarak algılar ve devletle birlikte çalışırsa bu iş sadece devletin kendi başına uğraşmasından çok daha hızlı bir şekilde çözülür.

Siz Chavez iktidarına karşı 2002’de gerçekleştirilen darbeyi püskürten halk ayaklanmasını örgütleyen kişi olarak da biliniyorsunuz? O dönem yaşananları anlatabilir misiniz?

Eylül 2001’de Meclis’te 42 yasa çıkardık. Bunun üzerine oligarşi darbeye karar verdi. Dört kesim bir araya geldi: İşveren kesiminin başı, Katolik Kilisesi, sendikalar ve medya.

ABD’nin finansmanıyla desteklenen muhalif medya organlarından yapılan yayınlarla ciddi bir karşıtlık yaratıldı.

O dönemde ben Caracas Belediye Başkanı’ydım. Anladık böyle bir darbe geldiğini ve darbeye karşı halkı hazırlama süreci başladı. Özellikle, topluluklarla birlikte savunma birlikleri oluşturmaya başladık.

11 Nisan’da, yani darbenin olduğu gün, çok erken saatlerde Başkan’la konuştum. Ona, “Sizi tutuklama ihtimalleri yüksek, çünkü sembolüsünüz bu işin. Bu nokradan birilerinin dışarıda kalıp halkı sokağı dökmesi, örgütlemesi gerekiyor. Zaten son aylarda yaptığımız hazırlıkları aktifleştirmek, harekete geçirmek durumundaydık.

Bolivar Çemberleri diye bir örgütlenme oluşturmuştuk daha öncesinde. Sokaklarda oligarşi bundan çok korkuyordu. Başkanı tutukladıklarında sokakta ava çıktılar, insanları arıyorlardı. Ben de en çok aranan kişi olmuştum, televizyonlarda, medya organlarında bu şekilde lanse edilmiştim. Halkın desteği sayesinde, istihbarat birimleri bunu başaramadılar. Biz devrimin savunulması noktasında hazır olduğumuz için, halkın kendisi iktidarı geri aldı.



dipnot:

* Kıtasal Bolivarcı Hareket Kuruluş Kongresi’nin Türkiyeli katılımcıları. Katılımcılar arasında, Sendika.Org/Latinbilgi’nin yanı sıra Halkevleri ve Kaldıraç dergisi temsilcileri ile Özgür Üniversite’den Sibel Özbudun ve Temel Demirer de yer alıyordu.

Latinbilgi

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org