[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Olanaksız mutluluk – Fidel Castro Ruz
10 - 12 Temmuz 2010

Yanılırsam dünyadaki en mutlu kişi olacağımı yazmıştım ama maalesef mutluluğum kısa sürdü.

Dünya Kupası hala bitmedi. Finale kadar altı gün var.

Yanki imparatorluğu ve faşist İsrail devleti ellerine gelen bu muhteşem fırsatı nasıl oldu da kaçırdı, dünyamızdaki insanların büyük çoğunluğu içinde bulundukları temel sorunları fazlasıyla unutmuşken!

Dünya Kupası maçları sürerken imparatorluğun İran’a saldırmak için yaptığı planları ve ortaya koymaya çalıştığı basit bahaneleri kim fark edebilirdi?

Bunları düşünürken kendime soruyorum; İran Körfezine, Hürmüz Boğazına, İran karasularına ilk kez giren İsrail savaş gemileri orada ne yapıyor?

9 Haziran 2010 günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınan 1929 numaralı kararın gerekleri yerine getirilirse Yanki nükleer uçak gemileriyle İsrail savaş gemilerinin kuyruklarını kıstırıp üslerine döneceklerini düşünmek olası mıdır? Bilindiği gibi 1929 numaralı karar, İran gemilerinin ve uçaklarının herhangi bir ülke sınırları içinde ve uluslararası sularda aranmasına olanak tanıyor. Kararda ayrıca İran gemilerinin İran devletinin onayı alınarak aranacağı belirtiliyor, onay verilmezse durum derinlemesine araştırılacak.

Birleşmiş Milletler kararlarına göre ülkeye girişi yasaklanan her hangi bir maddeye aramalarda rastlanması durumunda buna el koyma hakkı da verilmiş.

Silahsızlandırılmış İran devleti, Irak ile caniyane bir savaşın kurbanı olmuştu, mayınlı arazide ordu birliklerinin önünü açmak için öne sürülen Devrim Muhafızları hala gözlerimizin önünde.

Bugün durum böyle değil. Önceki yazılarımda Mahmut Ahmedinejad’ın bu savaş sırasında batı cephesindeki Devrim Muhafızlarının komutanı olduğunu belirtmiştim.

Yıllar sonra, cesaretlenmiş bir Irak devleti Cumhuriyet Muhafızlarıyla saldırarak kolay bir lokma sandığı petrol zengini Kuveyt Emirliğini ilhak etmeye kalkmıştı.

Irak hükümeti kendisine sağlık alanında önemli yardımlar yapan Küba devletiyle yakın bir ilişki içinde olmuştu. Ülkemiz Irak’a bu dönemde, yanlış değerlendirmeler sonucu girişilen maceradan vazgeçilmesi ve Kuveyt’ten geri çekilmesi yönünde telkinlerde bulunmuştu.

Artık biliyoruz ki, bu ülkeyle çok iyi ilişkiler içinde olan ve o dönemde Irak’da Yanki elçisi olan malum şahıs bu hatanın işlenmesine katkıda bulunmuştu.

Baba Bush, eski müttefikine güçlü bir Sünni Arap Müslüman koalisyonu ile saldırarak Cumhuriyet Muhafızlarının geri çekilme güzergahını kesecek şekilde güneyden saldırdı. Daha sonra oğul Bush döneminde Dışişleri Bakanı olacak olan dönemin başarılı komutanı Colin Powell’ın yönetimindeki ABD Silahlı Kuvvetlerinden kaçan Irak Ordusu
başkent Bağdat yönünde geri çekildi.

ABD Silahlı Kuvvetleri sadece intikam alma duygusu içinde, seyreltilmiş uranyum içeren silahlarla Cumhuriyet Muhafızlarına saldırarak o zaman kadar görülmemiş etkiye sahip olan bu silahları ilk kez deneme fırsatı buldular.

Bugün gelişmiş hava, kara ve deniz savunma sistemleriyle İran, o dönemde ABD Silahlı Kuvvetlerinin saldırdığı Cumhuriyet Muhafızlarından oldukça farklı.

İmparatorluk kimsenin bir daha düzeltemeyeceği bir yanlışa doğru ilerliyor. Korkunç bir kader onu beklemekte.

**

Artık Dünya Kupası çeyrek finalleri tamamlandı. Futbolseverler çok heyecanlı maçlar seyrettiler, olağanüstü olaylara şahit oldular. Söylenene göre Hollanda futbol takımı dünya kupalarında Cuma günü hiç maç kaybetmemiş. Bu istatistik bilgi için bilgisayarlara teşekkür etmeliyiz.

Brezilya’nın kupadan elendiği de artık bir gerçek. Bir hakem yüzünden Brezilya kupanın dışında kaldı. En azından Küba televizyonundaki ısrarla bunu tekrarlayan spikere göre bu böyle. Ancak FIFA, hakemin kararlarının doğru olduğunu açıklamış durumda.

Aynı hakem Brezilya’yı çok önemli bir anda on kişi bırakınca ikinci yarının çoğunu eksik oynamış oldular. Hakemin bunu kasten yaptığını düşünmüyorum.

Dün de Arjantin elendi. İlk dakikalarda Alman orta saha oyuncusu Müller, mağrur Arjantin savunması ve kalecisini avlayarak takımını öne geçiren golü attı.

Maçın devamında Arjantin forvetleri onun üzerinde gol pozisyonunu değerlendiremedi. Almanlar ise üç tane daha gol atarak Alman Başbakanı Angela Merkel’in çılgınca sevinmesine yol açtılar.

Sonunda, bir favori takımın daha elenmesiyle birlikte Kübalı futbolseverlerin çoğu şaşkınlıklarını gizlemediler.

Futbol aşıklarının çoğu Uruguay’ın hangi kıtada olduğunu bile bilmiyor. Avrupalı ülkeler arasında oynanacak olan bir dünya kupası finali bu sporun tarihindeki en donuk hadise olacaktır.

**

Dünya Kupası maçları oynanırken, hiç de şansla ilgilisi olmayan, imparatorluğun varolma mantığı gereğince gerçekleşen olaylar yaşandı.

1,2 ve 3 Temmuz günü olanlardan bahsediyorum.

Tüm olanların merkezinde aynı olgu var: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde veto yetkisi olan ülkeler ve Almanya, 2 Temmuz günü İran hükümetine yaptıkları çağrıda yürüttüğü nükleer programa dair derhal görüşmelere dönmesini talep ettiler.

Bir gün önce ise ABD Başkanı Barack Obama İran’a karşı yürürlükte olan yaptırımları artıran kararı imzaladı. Buna göre enerjiden bankacılığa kadar tüm alanlarda Tahran hükümetiyle ticari ilişki içinde olan şirketler cezalandırılıyor. Diğer bir deyişle İran’ı boğmak için bir abluka uygulanıyor.

İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, ülkesinin Ağustos ayı sonundaki görüşmelere döneceğini, görüşmelere Brezilya ve Türkiye’nin de katılması gerektiğini belirtti. Bilindiği gibi sadece bu iki ülke 9 Haziran günkü Güvenlik Konseyi toplantısında ambargoya karşı oy kullanmıştı.

Avrupa Birliğinin hatırı sayılır bir yöneticisi ise görüşmelere ne Brezilya ne de Türkiye’nin davet edileceğini açıkladı.

Uygun sonuca varmak için elimizde her şey var.

İki taraf da geri adım atmayacak. Bir taraf gücünün verdiği gururdan dolayı, diğer taraf da girmesi istenen boyunduruğa karşı çıkabileceğinden ötürü. İnsanlık tarihinde bu şekildeki karşı karşıya gelişlere dair sayısız örnek bulunabilir.

Hiç şüphe yok, binlerce yıllık geleneğe sahip İran halkı kendisini saldırganlara karşı koruyacak. Obama’nın, İran’ın bu şartlara boyun eğeceğini düşündüğüne inanmak mümkün değil.

İran devleti, yöneticileri, Humeyni’nin izindeki dini önderleri, Devrim Muhafızları ve modern silahlı kuvvetleri sonuna kadar direnecek.

Bizim gibi dünyanın yoksul halkları için çok kısa süre sonra çıkacak korkunç nükleer savaşın sonuçlarını çekmekten başka bir ihtimal yok. Emperyalizmin yarattığı bu cehenneme dair hiç bir günahları olmayan güney ulusları, Afrika halkları ve diğer uluslar ile nükleer savaşın olmadığı bölgede hayatta kalabilenler sonuçlara katlanacak.

Ne yazık ki, önceki yazılarımda bahsettiğim fikirlerime dair düzeltecek hiç bir şeyim yok, söylediklerimin arkasındayım.

Fidel Castro Ruz
4 Temmuz 2010
17:36

Kaynak: Prensa Latina Türkçe


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org