[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



“Latin Amerika vantrologlarından” yanıtlar...* - Orhun Demir
- - 13 Temmuz 2010
Hugo Chavez Maradona’yı yanına alıp, meydanlarda halka seslendiğinde aklımıza Salazar gelmiyorsa eğer, “3F” kuralını biraz sorgulamamız gerekmez mi sizce de? Salazar’ı, Franco’yu veya General Videla’yı bir de “futbolun uyuttuğu” Barcelona, Boca Juniors, St. Pauli ya da Livorno taraftarlarına sorun bakalım, ne diyecekler size bu “uyutulmuş” taraftarlar?

Futbol aşığıyız... Bir de solcuysak bu “aşkın” üzerine, solculuğumuzu sekteye uğratmamak için “futbol aşkımızı” toplumsal yaşamın içerisinde anlamlandırmaya çalışacakmışız! Faşist bir diktatörün “3F” (futbol, fiesta, fado) kuralını unutmuş ya da hiç bilmiyormuş gibi yapıp; futbol endüstrisinin, FIFA’nın ve dev sportif A.Ş’lerin ekmeğine yağ sürerek sermaye düzenini meşrulaştıracakmışız!

Solcuların futbol ile olan ilişkisi böyle mi olmak zorundadır her zaman?

Tek eğlencesi mahalle aralarında iki taştan bir kale yapıp “üç korner bir penaltı” demek olan çocuklara gerçekten bir şeyler anlatmak istiyorsanız, futbola bu kadar dışarıdan bakarak nasıl yapacaksınız bunu? Dönüp dolaşıp “Futbol+…+...+...(…) = Kapitalizm” denklemini kurmak, “denklem nasıl kurulur” bilmemektir aslında!

Futbolu sevmek ve futbolun içindeki siyasete, sola ve hatta devrime dair unsurları, zorlayarak da olsa, arayıp bulmak bir tür düzen meşrulaştırması değildir! Tam aksine, sermayenin tam tahakkümü altındaki bir sosyalleşme alanında, yani futbolda bile, “bize” dair bir şeyler varsa, “biz”e düşen onları görmezlikten gelmek değil, sahiplenmektir.

Neden mi?

Çünkü Filiz Gazi’nin söylediklerinin aksine, bazen gerçekten de “takım ruhu” = “örgütsel hareket” demektir. Bazen “fanatizm” = “devrimci inanç/coşku”, bazen de “kazanılan bir maç” = “halkın zaferi”dir.

1942 yılında Sovyet toprakları Nazilerin işgali altındayken, kendilerine futbol maçı teklifi yapılan Dinamo Kiev’in Alman takımını, sonunda öldürüleceklerini bile bile 6-0 yenmesi “halkın zaferi” değilse nedir? Şimdi burjuvazi, Kiev’in ve devrimin onurunu koruyan bu futbolcuların ölümleri üzerine koca bir sermaye imparatorluğu inşa etmişse, bize düşen bu tarihi direnişi unutmak mıdır acaba? Ne alakası var demeyiniz! Çünkü bu hikâyeyi anlatan da hatırlatan da “futbolist solcu akımı”dır. Beğenmediğiniz “yerli Galeonalar” olmasaydı eğer, salt “ortodoks” bir futbol algısında böyle bir hikâyeye yer olabilir miydi acaba? E söyleyiniz şimdi: İshak kuşu bu hikâyenin neresinde ötmektedir?

Futbol ile siyaset arasındaki ilişkinin her daim bu kadar dolaysız yaşanması da gerekmez. Hayat bu ilişkiyi bazen çok daha dolaylı kurabilir: İtalyan takımı Lazio’nun kaptanı Di Canio Roma’ya gol atıp tribünlere “faşist selamı” çaktığında, galeyana gelip sahaya inen Roma taraftarının fanatizmini en iyi açıklayabilecek kavram sadece “fanatizm” midir sizce? Yoksa bu fanatizmi aynı zamanda anti-faşist bir tepki ve “devrimci bir coşku” olarak da değerlendirmek mümkün müdür? Her ikisi de doğruysa bize düşen hangisini ön plana çıkarmaktır?

Futbol ile siyaset arasındaki ilişki sadece tarihsel anekdotlardan ibaret de değildir üstelik... Bazen futbol, siyaset yapmanın ya da siyaseti halka götürmenin de en iyi yolu olarak karşımıza çıkabilir.

Hugo Chavez Maradona’yı yanına alıp, meydanlarda halka seslendiğinde aklımıza Salazar gelmiyorsa eğer, “3F” kuralını biraz sorgulamamız gerekmez mi sizce de? Salazar’ı, Franco’yu veya General Videla’yı bir de “futbolun uyuttuğu” Barcelona, Boca Juniors, St. Pauli ya da Livorno taraftarlarına sorun bakalım, ne diyecekler size bu “uyutulmuş” taraftarlar?

Sözümüz Marksizmden içeri: Maradona’nın sarf ettiği “sloganvari sözler” mi daha etkilidir Latin Amerika sokaklarında, yoksa Karl Marks’ın Kapitali mi acaba? Maradona, Latin Amerika halkını ABD emperyalizmini protesto mitinglerine çağırıyorsa; Bush’un değil Chavez’in yanında yer alıyorsa, yaptığı “siyasi bir tercih yapmak” ve halkı bu tercihe katmaya çalışmak değil midir acaba?

Sizce “3F” bu siyasi tercihin neresindedir?

Ama son soruya doğru yanıt verebilmek için, yeşil sahalara baktığınızda Salazar’ın “3F”sinden ötesini de görebilmeniz gerekir. Doğrudur; Salazar oradadır; ancak marifet Salazar’ı görmek değil de yeşil sahalardaki Che Guevara’yı bulup çıkarabilmektir belki de...

Che Guevara’yı bulup çıkarabilmek içinse; sadece Davos’a giden Pele’nin ya da futbolun daha çok nasıl endüstrileştirilebileceğinin peşinde koşan Platini’nin değil; Maradona’nın da “bir futbolcu” olduğunu anlayabilmek gerekir önce... Pele ve Platini, “onlar”ın topçularıysa; Maradona bizimdir! Onlar değerlerine sahip çıkarlarken, biz neden unutalım kendi değerimizi?

Nihayet ayağa kalkıyor ve itiraf ediyoruz: Futbolu çok seviyoruz ve dünya kupalarında hep Arjantin’i tutuyoruz!

Çünkü futbol ve Arjantin deyince aklımıza sadece faşizm ve General Videla gelmiyor! Maradona’yı ve Falkland Savaşı’nın rövanşını alan “tanrının eli”ni de hatırlıyoruz.

Çünkü ülkesini de futbolunu da Arjantin halkının hatırladığı gibi hatırlamak istiyoruz

Söyleyin şimdi, bizler birer “yerli Galeano” muyuz?

Öyleysek eğer, bununla gurur duyuyoruz!

*Bu yazı daha önce Yarınlar Dergisi'nin internet sitesinde yayınlanmıştır.

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org