[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Meksika, NAFTA ve barış – Metin Yeğin
- - 16 Temmuz 2010
Geçen hafta barış içindeki Meksika'dan bahsetmiştim. Bir günde 77 kişi öldürülerek yeni bir rekor kırılmıştı. Nedir bunun sebebi? Eğitimsizlik -her şeyin başı eğitim-, bölgeye yatırım yapılmaması, Meksikalıların genlerine işlemiş suç, bütün Amerikan filmlerinde Meksika'ya kaçan suçluların intikamı, atların intikamı, müze bekçileri, Ergenekon, asker az polis daha az, Kürtler, dış mihraklar, uyuşturucunun dayanılmaz hafifliği, daha seri silahların imaliyle günlük öldürebilme kapasitesinin teknik olarak artması, anadilde eğitim, Meksika polisinin gece görüşlü dürbünlere sahip olmaması, Heronsuzluk...

Gerçek olan ise NAFTA. Bu geçen hafta saydığım uyuşturucu kartellerinden, mafya ailelerinden biri değil. NAFTA (The North American Free Trade Agreement) Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması yani kabaca bizim AB'nin Kuzey Amerika versiyonu. Bu anlaşma ile öncelikle tarım, enerji, finansal yatırımlar, ulaşım, çevre ve haberleşme konularında işbirliği yapılması öngörülüyordu. Yani tarımda küçük köylülerin yok edilişi, enerjide nehirlerin, derelerin satılması, santral ve baraj inşaatlarıyla yerli halkların kovulması, üretimin ve dağıtımın özelleşmesi, finansal yatırımla kamu bankalarının ulus ötesi tekellere devredilmesi, kamu finansı yönetiminin de finans tekellerine bırakılması, ulaşım da otobanlar, duble yol inşaatları, satılmış köprü, yol, tünel ve viyadükler, hıza ve sermayeye adanmış ulaşamama, çevre yani kirli sanayinin o tarafa taşınması, koca çöplükler, mutenalaştırılmış, soylulaştırılmış kent yani lavanta kokulu Beyoğlu, kent kenarlarına süpürülmüş halk, evlerinizin üstüne havaalanı yapımları, koca koca statlar, 21. yüzyıl arenaları, haberleşme yani telefonun, postanın ve hatta posta güvercinlerinin bile özelleştirilmesi. Yoksulluk ve daha fazla yoksulluk. Jemas Petras amca yazıyordu: “ABD, 1980'lerden başlayarak, IMF ve Meksika'daki işbirlikçi cumhurbaşkanları (Salinas, Zedillo ve Fox) aracılığıyla Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi'ne özel bir 'serbest ticaret' politikası uyguladı. Bu politika, küçük ve orta ölçekli yerel çiftçileri tasfiye eden aşırı sübvansiyonlu ABD tarım ürünlerine kapıları açtı. Perakende satış, bankacılık ve finans alanlarındaki büyük ölçekli yatırımlar milyonlarca küçük iş sahibinin iflasına neden oldu. Serbest ticaret sanayi bölgelerinin büyümesi korumacı toplumsal yasaların ve çalışma yasalarının gerilemesine yol açtı. Dış borç ödemeleri, yolsuz özelleştirmeler ve güvencesiz istihdamın büyük-ölçekli artışı, bir taraftan Meksikalı milyarderlerin sayısı katlanırken ücret seviyelerinde mutlak bir düşüşe yol açtı. ABD'li şirketler ve bankalarda biriken devasa kârlar ve faiz ödemeleri, aynı yolsuz politikacılardan gelen ve CITI Corporation gibi bankalarda aklanan milyarlarca dolar gibi, ABD'ye aktı”.

En büyük yıkım tarımda oldu. Geçimlik tarım yapan köylülerin terk etmek zorunda kaldıkları topraklar ulus ötesi tekellerin GDO'lu mısırlarına mekân oldu. Biyo-yakıt üretimi başladı. Otobanlar, duble yollar, otomotiv sanayi yoksulların tek yiyeceği mısırı da ellerinden aldı. Mısırın fiyatı yüzde 70 oranında arttı. Eğitim ve sağlık paralı hale getirildi. Yoksulların eğitime ulaşabilme şansları tamamen ortadan kaldırıldı. 'Esnek çalışma' geldi. Yani güvencesizleştirme yani tekel işçileri, siz yakın gelecekte şeker fabrikaları işçileri. Geriye koca bir işsizlik ve ABD'ye göç etme hayali kaldı. Göç de onların iddia ettikleri gibi daha iyi yaşama koşullarına ulaşmak için değil yok edilmiş yaşam alanlarının çaresizliğiyle doğdu. Yeni bir kültürün beşiği oldu bu durum. Meksika sınırına yakın yerlerde kötüler eğlenmek için göçmenleri yakalama ve öldürme safarileri düzenlediler. İyi insanlar, iyi olduklarından ve huzurları bozulmasın diye göçmen kuşlara yem verirlermiş gibi evlerinin dışına kaplarla yiyecek koydular.

İşte barış içinde Meksika, işte NAFTA.

Valla komünler olmadan olmayacak demokrasi...

[Metin Yeğin’in bu yazısı 15 Temmuz tarihinde Günlük Gazetesi’ndeki köşesinde yayınlanmıştır]

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org