[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Zapatista topluluklarının “otonom sağlık sistemi”: “Sağlığı planlayamazsınız, bir nehri de öyle” – Jessica Davies
- - 29 Temmuz 2010

Bu makale, Chiapas’ın iki farklı bölgesinde sağlık konusunda çalışma yürüten bir yoldaşın verdiği bilgilere dayanıyor. Yoldaş, Zapatistaların kontrolündeki beş otonom bölgeden ikisindeki sağlık sistemiyle ilgili bilgiler veriyor ve her Salyangozun* özerk olduğunu, aynı fikirden -toprak ve özgürlük- ve aynı ilkelerden hareket ettiğini, özgürlük, adalet ve demokrasiye dayandığını fakat her bölgenin farklı bir programla ve farklı bir yöntem kullanarak belirgin bir şekilde gelişmiş olduğunu söylüyor.

“İnsanlık için sarmal direniş ve isyan Salyangozu”nda sağlık sistemi

Yoldaş öncelikle dağlık bölgedeki Los Altos’ta, “insanlık için sarmal direniş ve isyan Salyangozu”nda çalışmış. Bu bölgede, insanlar öncelikle büyük bir sağlık kliniği (La Clinica Guadalupana) kurmaya karar vermişler. Bu klinik, şimdilik yüzlerce topluluğa hizmet sunuyor. Bu komünlerde yaşayan sağlık gönüllüleri, insanların temel sağlık ihtiyaçlarını kontrol etmek amacıyla merkez polikliniği düzenli olarak ziyaret ediyorlar. İkinci adım ise daha küçük çaplı kliniklerin yaratılması (şimdilik 13 tane bulunuyor), son olarak bölgenin merkezi yerlerinde basit “sağlık evleri” ya da konsültasyon odaları kurulmuş. Bunlar genellikle topluluktan bir kişinin sorumluluğunda hizmet veriyorlar.

Hastalara eğer “sağlık evlerinde” teşhis konulamazsa ya da sağlık gönüllüleri tedaviyle baş edemezlerse, hastalar önce daha sonra küçük-kliniklere ve son aşamada ise merkezi kliniğe yönlendiriliyor. Amaç mümkün olduğunca hükümete bel bağlamamak ancak kimi zaman maliyet, mesafe ya da politik nedenlere bağlı olmaksızın bazı hastalıkların tedavisinde devlet hastanelerine de başvurmak gerekebiliyor. Her ne kadar henüz tam bir otonomi kazanılamamış olsa da gönüllüler işlerini oldukça iyi yapıyorlar ve özellikle göz, kulak burun boğaz ve kadın sağlığı konularında daha fazla uzmanlık geliştirmeye başlamış durumdalar.

Guadalupana Kliniğinde, numunelerin incelenebildiği bir laboratuar mevcut. Ayrıca kadın gönüllüler tarafından idare edilen bir kadınlara yönelik konsültasyon/annelik ve doğum odası da mevcut. Bir ameliyathane, eczane, 24 saat açık bir acil odası ve gözle ilgili sorunlara müdahale edilebilecek bir oda da bulunuyor. Burada çoğu yerel bitkilerden yapılan bitkisel ilaçlar için kurulmuş bir herbolaryum mevcut. Zapatistalar ilaç konusunda oldukça kısıtlı olanaklara, malzeme ve kaynaklara sahipler, buna rağmen sağlık sistemlerini güçlendirmeye devam ediyorlar.

Dağlık bölge Chiapas’ın en fakir bölgesidir; büyük bir yiyecek kıtlığı, hasadın azlığı, tarım alanın azlığı, çoğunlukla soğuk ve yağmurlu olan havaya sahiptir. Ancak bu Salyangozda, sağlık konusunda önemli gelişmeler kaydedildi ve Sağlık gönüllülerinin sayısı geçen 8 yılda 45ten 360a çıktı. Bu gönüllüler, topluluklar ya da uluslar arası gruplarca idare edilen eğitim kurslarına devam ediyorlar.  

Sağlık gönüllüleri

Sağlık gönüllüleri topluluklar tarafından seçilmektedir. Bu gönüllüler öğrenmeye dönük bağlılıkları ve arzuları ve sıklıkla nedeniyle seçilmektedirler ve sıklıkla pek akıcı olmasa da genellikle İspanyolca okuyup yazıyorlar. Pek çok kurs İspanyolca faaliyet gösteriyor, tabi uygun yerli dillerine çeviri yapan çevirmenler vasıtasıyla. Sağlık gönüllüleri tamamen gönüllü çalışıyorlar ve bir ücret almıyorlar. Gönüllü olmak çok kolay bir iş değil: kendi günlük yaşamlarından başkalarına yardım etmek için vazgeçiyorlar ve çoğunlukla ikinci dillerini konuşarak çalışmak zorunda kalıyorlar.

Kurslar ayda bir hafta düzenleniyor. Gönüllüler evlerinden ayrılmak zorunda kalıyorlar, yaşamlarını kurslarda idame ettiriyorlar, bu yaptıkları şeye ilişkin çok güçlü bir inancı gerektiriyor. Daha sonra öğrendiklerini bilgileri topluluklara aktarıyorlar. İki yıllık bir deneyimin ardından pek çok sağlık gönüllüsü altı ya da yedi genel hastalık konusunda teşhis koyabilir hale geliyor.

Sağlık gönüllüleri kliniklerde yaşıyor ve çalışıyorlar, gün boyu insanları tedavi ediyorlar, geceleri acil durumlarda da hazır oluyorlar. Daha deneyimli sağlık gönüllüleri deneyimlerini sağlık gönüllüsü olmak üzere eğitilmekte olan diğer yerli halka aktarıyorlar. Sağlık gönüllüsü olmak sağlık konusunda yerli kültürüyle Batı tıbbının bir sentezine dayanan yeni bir yaklaşımı gerektiriyor. “Sadece hastalıkları tedavi etmeyi amaçlamıyoruz, maya kültürünü esas alan otonom ve daha iyi bir sağlık sistemi yaratıyoruz”

“Hepimiz içi konuşan Salyangoz’da” sağlık sistemi

Yoldaşın çalıştığı ikinci bölge kuzeydeki yağmur ormanlarının içindeki, “Hepimiz içi konuşan Salyangoz”, Selva Notre, Tabasco kıyısında çevresinden tamamen farklı konumlanmış bir bölge. Buradaki sağlık sistemi yine sağlık gönüllülerine dayanıyor ve 40 ila 60 “sağlık evi”, topluluğa destek olmaya çalışan küçük uzmanlık alanlarından oluşuyor. Merkezi bir klinik mevcut değil.  

Hastalıkların başlıca nedenleri güvenli içme suyun bulunmayışı, böcekler, sıcak, yağışlı ve soğuk olmak arasında sürekli değişen hava durumu. Evlerin basit yapısı iklim değişikliklerine karşı korunmalı değil, bunun sonucunda da zatürree, başlıca ölüm sebebi.

Sağlık gönüllüleri hijyen ve temiz su konusunda bilgisi yeterli olmayan halka ilk elden bilgilendirme yaparak hastalıkları kontrol altına almaya çalışıyorlar. İnsanların alışkanlıklarını değiştirmeye ve koruyucu sağlık hizmeti sunmaya çalışıyorlar, fakat bu iş oldukça zor. Sağlık konusundaki bilgi göreceli olarak daha deneyimli ve uzmanlaşmış olan dağlık bölgedekinden yetersiz. Sağlık gönüllülerinin yaşı 10 ila 76 arasında değişiyor, pek çoğunun bilgisi yetersiz. Fakat onları sağlık konusunda çalışırken görmek çok yüreklendirici.

Yıllardır insanlar, bitkisel ilaçların yetersiz olduğunu söylüyorlar ve “hap isteme” alışkanlıkları var. Bu, batı kültürünün yıpratıcı etkisinin bir ürünü. Kurslar geleneksel yerli tıbbıyla batı tıbbının bir sentezini sunuyor ancak pek çok yerde geleneksel tıp bilgisi kaybolmaya yüz tutmuş durumda olduğundan, yeniden öğrenilmesi gerekiyor.

Hastalıklar

Chiapas’ta pek çok yerli insan tedavi edilebilir ve önlenebilir hastalıklar nedeniyle hayatlarını kaybediyorlar. Umutsuz biçimde yoksullar ve temiz su ile kanalizasyon sistemine ihtiyaç duyuyorlar. Genellikle ve ne yazık ki kronik hastalıklardan, kötü beslenme ve açlıktan muzdaripler. Pek çoğu evlerinde açık ateş yakıyorlar ve bir havalandırma sistemleri yok. Bu nedenle pek çok insan parazitler, ishal, deri hastalıkları, sıtma, tüberküloz ve öteki mide- bağırsak hastalıkları ve solunum sistemi hastalıklarına yakalanıyor. En kötü sorunlardan bazıları, yetersiz yaşam koşulların ürünü olan solunum sistemiyle ilgili hastalıklardan kaynaklanıyor. Çocuklar genellikle zatürreeye kadınlar ise kronik bronşite yakalanıyorlar. Kadın sağlığına dönük tedaviler konusundaki bilgiler yetersiz, anne ve beş yaş altı çocuk ölümleri hayli yoğun.

Pek çok topluluk geleneksel yöntemleri dahilinde kırıkçılara, üfürükçülere ve ebelere başvuruyor. Bazı bölgelerde bitkisel ilaç kullanımına ve eski yöntemlere dönüş söz konusu.

Vurgulanması gereken, temel amacın, önleyici ilaç kullanımı, sağlığın korunması, hijyeni ve iyi beslenmeyi öğretmek; “kendimize iyi bakmanın birbirimize iyi bakmak” olduğu. Hastalıklara karşı en iy ilaç topluluğun kendisi; sağlığa dönük kolektif bir yaklaşım gerçekleştirerek, bir arada çalışıp örgütlenerek topluluk, her birimizi destekliyor ve her birimizle ilgileniyor.

Sağlık yalnızca bireysel bir şey değildir, tüm toplumu ilgilendirir. Hayatlarla ilişki üzerine kuruludur ve yeryüzüne saygıyı gerektirir. Ölülerin ruhu toprağın altında durmaktadır ve bütün canlılar birbiriyle ilişkilidir. Sağlığı planlayamazsınız, bir nehri de öyle”

Hükümetin sağlık politikası

Bir doktora muayene olmak bir işçinin 10 günlük gelirine eşdeğer, ilaçlar da cabası. Genellikle uzaklık ve vakit bir doktora görünmeyi olanaksız kılıyor. Hükümet Zapatistaların yolundan giderek yerlilerin yaşadığı bölgelerde klinikler açtı, fakat bunlar normal olarak doktorsuz, çalışansız ya da ilaçsız, doktorlar buralarda çalışmak istemiyorlar ve tedavi de bedava değil.

Yerlilere hükümetin hastanelerinin sağladığı sağlık hizmeti hem yetersiz ve hem de pahalı. Hastalara genellikle Zapatista olup olmadıkları soruluyor, öyle olduklarını söyleyenlere ise hizmet verilmiyor. Tedavi talebi bundan böyle politik bir mesele haline gelmiş durumda. Yerli halka bu hastanelerde saygı gösterilmiyor, ayrım gözetiliyor, üstelik dilleri ve kültürleri anlaşılmıyor.

Komün herkestir: Zapatista mucizesi

Zapatista sağlık sistemi tüm hükümet fonlarından ve kontrolünden tamamen bağımsız durumda ve Zapatistalar, sağlıkta, demokraside ve karar almada kendi otonom biçimlerini yaratmış durumdalar. Zapatista kliniklerinde ve sağlık evlerinde insanlar saygı, sevgi ve sorumlulukla karşılaşıyor. Çünkü sağlık gönüllüleri insanlarla kendi dillerinde konuşabilen yerel halk mensubu kişilerden oluşuyor, insanlar, ihtiyaçlarını ve kültürlerini anlayan kişilerle muhatap oluyorlar. Hükümetin hastanelerinde yerliler anlaşılmıyor ve onlara şüpheli kişiler olarak yaklaşılıyor. Pek çok Zapatista olmayan kişi de Zapatistalara tedavi için başvuruyor ve onların Zapatista olmayacağı bilinse de tedavi yapılıyor.

Bunun anlamı, bir ülkede pek çok kişinin, özellikle yerlilerin, tedaviden politik nedenlerle yararlanamıyor olduğudur, Zapatista sağlık sistemi ise herkese açık. Zapatista olmayanlar yalnızca ilaç masraflarını ve gereken teçhizat için giderleri ödüyorlar, tedavi ücretsiz. Sağlık sistemi, ayrım yapmaksızın herkesin hizmetinde. Paramiliterler topluluklara saldırdıklarında tedavi edildiler; yoldaş bir gönüllünün erkek kardeşini vuran bir adamı tereddütsüz ve kin duymadan tedavi ettiğine şahit olmuş. Düstur şu: “Hepimiz kız ve erkek kardeşleriz”.

*Salyangoz İspanyolca’da caracol kelimesiyle karşılanır. Caracol/Salyangozlar, Meksika yerli kültüründe “kalbe ve bilgiye açılan yolu, kalbin ve aklın dünyayı sırtlanmasını” temsil eden bu kavram aynı zamanda Meksika yerlilerinin “hayat” anlamında kullandıkları ilk kelime olma özelliğini de taşıyor. Salyangozun kabuğunun sarmallığı, helezonik yapısı ise Zapatistaların eylemlilik biçimine işaret ediyor: dönen, genişleyen ve yayılan fakat asla fasit daireler şekline bürünüp kendi içine hapsolmayan, dâhili ya da harici sınırları olmayan ve sürekli evirilen bir eylemlilik biçimine. Bugün 27 Otonom İsyankâr Zapatista Topluluğu 5 ayrı Salyangoz’da örgütlenmiş durumda.

[NarcoNews’teki İngilizce orijinalinden Melek Zorlu tarafından Latinbilgi (Sendika.org) için çevrilmiştir]


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org