[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Dünya hükümeti – Fidel Castro Ruz
10 - 23 Ağustos 2010

Birinci Bölüm
15 Ağustos günü yazdığım yazıda Kübalı gazeteci Randy Alonso’nun yazdığı makaleye atıfta bulunarak yazar tarafından “Dünya Hükümeti” olarak tanımlanan grubun Barcelona’daki Dolce Otelinde yaptığı toplantıyı sizlere aktardım. Söyle yazdım; “Alonso gibi diğer dürüst yazarlar da bu garip birleşime dair sızan bilgileri bir araya getirmeye çalışıyorlar. Onlardan daha fazla bilgi sahibi olan bir kişi bu grubu yıllardır izliyor.”

Kastettiğim bu kişi yazar Daniel Estulin’dir. Bilderberg Grubunu olarak bilinen toplantılara katılanların inkâr etmesi durumunda sizlere alıntılarla anlatacağım 475 sayfalık eserin yazarı.
Yazarın “Bilderberg Klübünün Gizemleri” bu yazının fiziksel imkânlarına sığabilecek şekilde alıntılarımı iki kısımda sizlerle paylaşacağım. Kitapta Estulin çok sayıda tanınmış ismi yerle bir ediyor: Henry Kissinger, George Osborne, Goldman Sachs yöneticisi, Robert Zoellic, Dominique Strauss-Kahn, Pascal Lamy, Jean Claude Trichet, Ana Patricia Botin, Coca Cola, France Telecom, Telefonica de España, Suez, Siemens, Shell, British Petroleum yöneticileri sadece benzer siyasetçi ve zenginlerden bazıları.

Estulin anlatmaya en başından başlıyor:

“Eşi benzeri görülmemiş şekilde iki hafta üst üste Ed Sullivan Şov programında 75 milyon Amerikalı Beatles’ın kafa sallayarak çılgınlar gibi danslarını seyretti.” Donald Phau, Rock’ın Şeytani Kökleri adlı makalesinde ileride yüzlerce rock grubunun taklit edeceği hareketlerin kaynağını böyle anlatıyor.

“Amerikalıların The Beatles grubunu sevmesini sağlayan adam Walter Lippmann’ın ta kendisiydi. Müzik tarihinde şarkıları en çok alıntılanıp farklı versiyonları çıkan grup olan ve bir dönem dalga geçilen Beatles keşfedilmek üzere Amerika seyircisinin önüne çıkarılmıştı.”
Bir makalesinin adı “Entra Theo Adorno” (Theo Adorno Girer).

“Rock and roll müziğinin sosyal teorisinin tanımlanması sorumluluğu Frankfurt akımının en önemli filozoflarından Alman sosyolog, müzikolog ve besteci Theodor Adormo’ya düştü. Adorno 1939 yılında ABD’ye getirildi ve Priceton Üniversitesi Radyo Araştırma Merkezi kapsamında kitleleri kontrol etme projeleri üzerine çalıştırıldı. Proje doğrudan Rockefeller Vakfı tarafından finanse ediliyor ve David Rockefeller’in çok güvendiği birisi olan Hadley Cantril tarafından yönetiliyordu.”

“Aslında faşist yönetimlerinin bir parçası olarak Naziler, radyo programlarını beyin yıkama aracı olarak yoğunlukla kullanıyorlardı. Bu yöntemler Tavistock kanalı tarafından izlenmiş ve takip edilmiş, deneylerde kullanılmıştı. Projenin amacı Adorno’nun Müzik Sosyolojisi adlı eserinde bahsettiği gibi ‘kitlelerin sosyal kontrolünü sağlamak için kitlesel bir müzik kültürü yaratmaktı.’ ”

“Radyo istasyonları en çok sevilen ilk kırk şarkıyı sürekli yeniden çalan makineler haline geldi.”

“The Beatles ABD’ye 1964 yılı Şubat ayında geldi. O dönemde insan hakları eylemlilikleri zirvedeydi. Ülke büyük çaplı bir travma geçiriyor ve Başkan Kennedy’nin suikast sonucu öldürülmesinin şokunu yeni yeni üzerinden atmaktaydı. Başkentin meydanlarında insan hakları savunucusu Dr. Martin Luther King tarafından düzenlenen gösterilere yüz binlerce Amerikalı katılıyordu.”

“1964-1966 yılları arasında İngiliz işgali olarak adlandırılan dönemde bir çok İngiliz rock müzik şarkıcısı ve grubu ABD’de popüler oldu ve adeta Amerikan kültürünü kuşattı. 1964 yılı sonunda İngiliz işgalinin çok iyi planlandığı anlaşılıyordu.”

“Bu yeni icat edilmiş müzik grupları müziklerinin yanı sıra beraberlerinde yeni tip hayat tarzlarını da getiriyorlardı. Çok geçmeden milyonlarca genç Amerikalı yeni tarz elbiseler, saç stilleri ve yeni konuşma şekillerini benimsedi. Amerikan gençliği farkında bile olmadan radikal bir evrim geçiriyordu. Ülkelerindeki sosyal kriz gündemlerine karşı yanlış bir tepki vermeye itilerek yoğun uyuşturucu, marihuana ve sonrasında LSD kullanımına maruz bırakılarak beyin yapısı ve düşünce sistematiği tahrip edildi.

Londra’daki MI6 karargâhı ve Langley Virjinya’daki CIA merkezi insan davranışını kontrol etmek için gizli bir inceleme çalışması içindeydiler. O dönem CIA Başkanı olan Allen Dulles MK-Ultra ası ile başlattığı projeyle İsviçre Bern’deki Sandoz ile beraber yürütülen çalışmaları yönetti.”

“Hem ABD hem de İngiltere’de toplum içindeki memnuniyetsizliklerin artmasını engellemek ve bir çıkış noktası yaratmak için geniş dış mekânlarda rock konserleri düzenlenmeye başlandı.”

“Bilderberg ve Tavistock’lar tarafından yürütülen bu saldırı sonucu koca bir nesil LSD ve marihuananın pençesine kurban edildi.”

"Aldous Huxley sahne alır"

“Aldous Huxley, ünlü Rhodes Yuvarlakmasa Grubunun kurucusu, Charles Darwin’e evrim teorisini geliştirmesine yardım eden biyolog ve İngiliz Afyon Savaşlarının ardındaki Thomas H. Huxley’in torunudur.”
“Oxford mezunu olan Toynbee, Paris’de 1919 yılında yapılan barış konferansında İngiliz delegesidir.”

“Oxford’daki hocası H.G. Wells’dir. Wells, I. Dünya Savaşı sırasında İngiliz istihbaratının başındaki isimdir ve Aquarian Conspiracy adlı fikri ilk öne sürenlerdendir. Aldous Huxley ‘Güneşin Çocukları’ adıyla bilinen ve elit İngilizlerin çocuklarının katıldığı bir grubun da örgütleyicisidir. En ünlü romanı olan ‘Cesur Yeni Dünya’ gelecekte olması öngörülen tek bir hükümetin altında olacak olan ütopik bir sosyalist dünyayı anlatır. Hocası H. G. Wells’in de bu öğeyi kendi eserlerinde sık sık kullandığı görüşülmüştür.”

“’Cesur Yeni Dünya’ eserinde Huxley hüküm süren azınlığın büyük kitleleri yönetimden uzak tutmanın bilimsel yollarına yoğunlaşır ve sürekli olarak baskı altında tutulmalarını önererek, esaretlerini sevmelerinin yollarını arar. Bu yoldaki en önemli araç beyin düşünme yapısını etkileyen ve kullanılması devlet tarafından zorunlu hale getirilen aşı benzeri ilaçlardır. Wells’e göre bu bir art niyeti plan değil sadece dünyanın tek bir akıl tarafından yönlendirilmesi ve toplum için akla polislik yapması olarak değerlendirilmekteydi.”

“1937 yılında Huxley, Kaliforniya’ya taşınır ve burada Metro Golwyn Meyer, Warner Brothers ve Walt Disney için senaryo yazarı olur. Bu gelişmeler Los Angeles’deki tanıdığı Jacob Zeitlin sayesinde olacaktır. Meyer Lansky mafya örgütünün bölge sorumlusu Bugsy Siegel, Warner Brothers ve MGM ile yakın ilişki içindedir.”

“Aslında gösteri dünyasına ait yapım, dağıtım, satış ve reklam sektörleri örgütlü suç ve Wall Street dolandırıcılarının birleşiminden oluşan bir mafyanın denetimindeydi. Hepsinin denetimi ise Bilderberg’deydi. Gösteri dünyası da diğer sektörler gibi Bilderberg tarafından yönetilmekteydi. ”

“Huxley iş başında”

“1954 yılında Huxley mescalin adlı katkı sayesinde farkındalığın artırılmasını inceleyen makalesini yayınladı. ‘Algının Kapıları’ adlı çalışma hayal gördüren uyuşturucu kültürünün ilk manifestosu oldu.”
“1958 yılında Newsday için yazdığı yazıları bir araya getirip ‘Yeniden Cesur Yeni Dünya’ adlı eserde yeniden yayınladı. Bu eserde ana amacı yönetilenlerin herhangi bir sorun çıkartmasının önüne geçmek isteyen bir yöneten sınıfın yapması gerekenleri ele aldı.”

“Onun öngörüsüne göre demokrasiler ileride ana unsurlarını değiştireceklerdi: eski ve garip gelenekler olarak adlandırılan seçimler, parlamento, yüksek adalet mahkemeleri sadece simgesel olacak kalacak, teröre başvurmayan totaliter bir yönetimin göstermelik organları olacaklardı. Bu sırada iktidardaki oligarşi ve onun iyi eğitimli askerleri, polisleri ve insan aklının ideologları dünyayı istedikleri gibi yöneteceklerdi. Aslına bakılırsa Huxley’in anlatımı bugünkü duruma tıpatıp uyuyor.”

“1960 yılı Eylül ayında Huxley, Boston Massachusetts Institute of Technology (MIT) bünyesindeki Centennial Carnegie’de öğretim üyesi olarak görev alır. Burada sadece bir sömestr kaldıktan sonra işine son verilir. Burada kaldığı süre boyunca Harvard’da kendisine bir sosyal çevre kuracaktır. ”

“Harvard’daki çevresinde tartıştıkları temel konu din ve modern dünyadaki anlamıydı. 1974 yılı Nisan ayında ‘The Campaigner’ adlı dergide basılan bir yazıda Michael Minnicino şunları savunuyordu: ‘Harvard dönemi sırasında Huxley Sandoz şirketi Başkanı ile temasa geçti. Sandoz bu dönemde CIA ile birlikte faaliyet gösteriyor ve CIA tarafından yürütülen MK-Ultra kimyasal savaş programı altında teşkilat için çok büyük miktarlarda LSD ve halüsinasyon gördürücü psilocybin üretiyordu.’İnsanlar kobay hayvanları gibi kullanılıyor ve çoğunda ölümcül LSD doz deneylerinde yer almaları sağlanıyordu.

Bilderberg’lerle ilişkisi olan Montreal Kanada’daki McGill Üniversitesi 1960’lı yıllarda MK-Ultra kapsamındaki deneylerde yer aldı ve John Rees adlı dejenere bir faşist yönetimindeki uygulamada yetimhanedeki kimsesiz çocuklar üzerinde ölümcül dozlarda LSD deneyleri yapıldı. Gizliliği kalktığı için yeni yayınlanan CIA belgelerinde Allen Dulles’in 100 milyon doz LSD temin ettiği görülüyor. Bunun neredeyse tamamının ABD sokaklarına sürüldüğü anlaşılıyor.”

“Binlerce üniversite öğrencisi ve mezunu bu deneylerde kobay olarak kullanıldı. Çoğu deneyler bittikten sonra bu alışkanlıklarına özgün yöntemlerle devam etti.”

“Savaş karşıtı eylemcilerin çoğu Vietnam’da ortaya çıkan korkunç durum sonucunda Demokratik Toplum için Öğrenciler (SDS) adlı örgüte girdi. Ancak Tavistock Enstitüsünün psikolojik savaşının etkisiyle ahlâksız olarak adlandırılan savaşa karşı hedonizm adı verilen hazcı akımı takip ettiler. Gençliğin bütün değerleri ve yaratıcı potansiyeli haşhaş dumanlarıyla beraber uçup gitti.”

“Karşı kültürün oluşturulması”

“Amerikan gençliğine karşı açıklanmadan başlatılan bu kültürel savaş 1967 yılında Bilderberg’in amacına ulaşmak için açık hava konserleri düzenlemesiyle başladı. Bu gizli silah sayesinde festival adı verilen etkinliklere 4 milyon genci çekmeyi başardılar. Farkında olmayan gençler, kitlesel ölçekteki planlı deneyin bir parçası olarak uyuşturucu kullanmaya başladılar. The Beatles tarafından kullanımı özendirilen halüsinasyon gösterici uyuşturucular bu konserlerde ücretsiz olarak dağıtıldı. Çok geçmeden bu tür konserlere katılan 10 ila 25 yaş aralığındaki 50 milyon genç evlerine döndüklerinde ‘Yeni Dönem’ olarak adlandırılan uyuşturucu kültürünün birer havarisi ve yayıcısı oldular.”

“Bu tür konserlerin en büyüğü olan Woodstock Müzik ve Sanat Fuarı Time dergisi tarafından Aquarian festivali ve tarihteki en büyük gösteri olarak adlandırıldı. Woodstock bu dönem gençliği için ayrı bir öneme sahip bir kelime haline geldi.”

“Gazeteci Donald Phau’ya göre Woodstock’da yarım milyon genç uyuşturucuya maruz bırakılıp beyinleri yıkanmak için bir çiftlikte biraraya getirilmişti. Kurbanlar çevresel etkilerden yalıtılmış, pisliğin içine bulanmış, güçlü uyuşturucular sayesinde üç tam gün boyunca uyumadan ayakta kalmış ve bütün bunlar FBI ile güvenlik güçlerinin izniyle gerçekleşmişti. Konserin güvenliği LSD dağıtımını üstlenen bir hippi komünü tarafından sağlanmıştı. Bir kez daha bu olayın sahne arkasında CIA desteğini arkasına alan İngiliz Gizli Servisini görmek mümkündür. Bolşevik Devrimi sırasında Lenin ve Troçki ile temas kuran Bruce Lockhardt ve Sefton Delmer, William Casey ile birlikte planlarını uygulamaya koyarlar.”

“Karşı kültürün Amerikan kültürünün bir parçası olması için bir on yılın daha geçmesi gerekecekti. Ancak ABD değerlerini alt üst edecek olan gizli projenin tohumları sağlam atılmıştı. Seks, uyuşturucu ve rock and roll, ülke çapındaki gösteriler, hippiler, okulu bırakan uyuşturucu bağımlıları, Nixon’ın başkanlık dönemi ve Vietnam Savaşı Amerikan toplumunu parça parça ediyordu. Eski ile yeni kaçınılmaz bir hesaplaşmaya doğru ilerlemekteydi ve kimse bunun bazıları tarafından tezgâhlanan gizli bir sosyal planın parçası olduğunun farkında değildi.”

"The Aquarian Conspiracy"


“Lyndon La Rouche tarafından yazılan DOPR INC. Adlı kitapta yazıldığı gibi 1980 baharında ‘The Aquarian Conspiracy’ adlı kitap bir anda ünlü oldu. Kitap milyonlarca sattı ve bir çok dile çevrildi. Kitap karşı kültürün bir manifestosu gibiydi. Kitaba göre ABD’de radikal bir değişiklik gerçekleştirmek için karşı kültür içindeki 15 milyon Amerikalının bir araya gelmesi gerekiyordu. Aslında bu kitap ilk basıldığında takım çalışması çerçevesinde değerlendirilen bir kitleye hitap etmekteyse de kısa sürede kitaptaki mantık çok sayıda yönetici tarafından benimsendi.”

“Kitabın yazarı Marilyn Ferguson, yeni ortaya çıkan sosyal alternatiflerle ilgili henüz adı konmamış kitabı üzerinde çalışırken bu hareketin ayrıksı yanlarını, sıradışı liderliğini, takipçilerinin yoğunluğunu ve başarı kazanma şansını fark ettiğini belirtir.”

“1961 yılındaki bir konferansta Aldous Huxley polis devletini ‘son devrim’ olarak tanımlayacak ve halkın sevgiyle kölelik gereklerini yerine getirdiği ‘gözyaşsız diktatörlük’ olduğunu belirtecektir. ”

“Trilateral Komisyonunun kurucusu ve Bilderberg Grubunun üyesi olmasının yanısıra ABD Başkanı Carter’ın ulusal güvenlik danışmanı olan Zbigniew Brzezinski, benzer fikirlerini 1970 yılında viking Press tarafından basılan ve Kolombiya Üniversitesindeki komünizm Araştırma Enstitüsü tarafından desteklenen ‘Between Two Ages: America´s Role in the Technotronic Era’ (İki dönem arasında: Teknotronik Çağda Amerika’nın Rolü) adlı kitabında anlatmış.”

“Fiziksel baskı yöntemlerine başvurmaksızın Yeni Dünya’nın barışçıl vatandaşını yaratmak için çok sayıda uygulama başlattılar. Aynı zamanda ‘duygusal akıllılık’ gibi yeni tanımlamalar geliştirerek insanın kendisini sevmesini ve başkalarına da sevgiyle yaklaşmasını önerdiler. Sanayi toplumu vatandaşını barışçıl vatandaşa dönüştürmek için sivil toplumda yer alan ve çalışan kişiler öne çıkarılarak neredeyse bu kişilerin seçtikleri hayat tarzı pazarlandı. Bu yaklaşım Bilderberg Kulübünü Gerçek Tarihi adlı eserimde anlatılıyor.”

“Harmon’a göre:”

“ABD yumuşatıldıktan sonra şimdi eroin gibi uyuşturuculara hazırdı ve bu uyuşturucu yasağı döneminde büyük kâr elde edilecekti.”

“1981 yılı Ocak ayında başkan seçilen Ronald Reagan’a sunulan 3 bin sayfalık öneriler raporunun Willis Harmon tarafından yazılan ‘The Changing Images’ adlı kitaptan yararlandığı bilinmektedir.”

“8 Aralık 1980 günü akşamı dolunay ışığı altında John Lennon, Mark Chapman adlı birisi tarafından vurularak öldürüldü. Chapman’ın aşırı uyuşturucu etkisi altındaki bir katil mi yoksa CIA ve MI6 tarafından artık kontrol edilemeyen Lennon’u susturmak için kiralanan bir tetikçi mi olduğunu belki de hiç bilemeyeceğiz.”

İkinci Bölüm

"MTV: Mükemmel beyin yıkama aleti."


"MTV, müzik televizyonu yayınına başlar."

“Robert Pittman tarafından icat edilen ve hayata geçirilen MTV adlı gençleri hedef alan ve ağırlıklı olarak rock müzik videoları gösteren televizyon kanalı 1 Ağustos 1981 tarihinde yayına başlar. Bugün Viacom imparatorluğunun bir parçası. İmparatorluğun diğer adı CBS Corporation, kurumun başındaki Sumner Redstone Bilderberg Grubunun medya bölümünde yer alıyor. Toplumun engeli olmadan gençlere ulaşmak için toplumda hâkim olan yargılara karşı çıkan bir karşı yapının olması gerekir. MTV tam da buraya oturmaktadır. Ancak böyle bir çabanın başarılı olması için ebeveynlerin ve okul eğitiminin etkisini kırmak veya en azından hafifletmek gerekir.”

“MTV için örnek Nazi dönemi öncesi Richard Wagner tarzı tiyatro olmuştur. Burada izleyici bir tür kendinden geçme haline getiriliyor ve coşturuluyordu. Naziler özellikle Nuremberg Mitinglerinde bunu yapıyorlardı. MTV’yi kuran bein yıkama uzmanları bu etkinin farkındalardı. Televizyon kanalı ile ilgili yazılan ‘Rocking Around The Clock’ adlı eserde MTV’nin diğer televizyon kanallarına göre daha bağımlılık yaparak etkilediği belirtilirken buna sebep olarak kısa ve öz metinlerin coşkuyu ve beklentiyi artırdığı anlatılıyor. Bir sonraki müzik videonun artık beklentilerimizi karşılayacağını bekleyerek çakılıp kalıyoruz ekranın karşısına. Hemen tatmin olma beklentisi ve umudu içinde sonsuza kadar kısa metinleri yutmaya devam ediyoruz.”

“Bir müzik videonun sürdüğü ortalama süre olan 4 dakika boyunca (Tavistock bilim adamları deneklerin bir mesajı alabilecekleri süre olarak 4 dakikayı bulmuşlar) insanın beynine gerçekliğe dışlayacak şekilde sanal gerçekler yüklenmekte.”

“Walter Lippmann insanların bu sürece yoğunlaşması durumunda bunun sona erebileceğini söylerken etrafta muazzam sayıda okuma yazma bilmeyen, zayıf, nevrotik, yeterli beslenme şansına sahip olmayan ve ümitsiz bireyler oldukça bunun zor olduğunu belirtiyor. Böylelikle süreç akıl sağlığı açısından bakıldığında ya çocuk ya da barbar olan insanlar için. Hayatları berbat durumda olan bu insanlar basit ve kesin mesajları çok rahat kabul edip benimsiyor. ‘Crystallizing Public Opinion’ (Kamuoyunu Sadeleştirmek) adlı kitabında Edward Bernays ortalama bir vatandaşın dünyadaki en gelişkin sansürcü olduğunu ve gerçeklerle yüz yüze gelmesinin önündeki en büyük engelin kendi beyni olduğunu yazıyor.”

“Beyin yıkamaya maruz kalan izleyici hala seçme özgürlüğünün elinde olduğu yanılsamasını yaşıyor, uyuşturucuya aslında bağlı olmadığını düşünen bağımlı gibi. Ann Kaplan MTV ile ilgili olarak yaptığı açıklamada psikolojik manipülasyon yöntemlerinin gelişmesi sonucu bu kanalın ortaya çıktığını belirtiyor. Televizyonun keşfedilmesinden bu yana günlük izlenme oranları sürekli artıyor. Öyle ki 1970’li yılların ortasında uyumak ve çalışmaktan sonra günlük hayatta en çok yer alan faaliyet oldu. Videoların keşfinden sonra izlenme oranı daha da arttı. Okul çağındaki çocuklar uyudukları süreyle eşit süre boyunca televizyon seyrediyor.”

“Emery’ye göre Freud akımındaki beyin yıkama terminolojisine göre video müzik izleyenler uykuya benzer bir süreçtedirler. Parlak görüntü ve renklerin yok olup yeniden belirmesi onları bu duruma sokuyor, aynı şey rock müziğin kulağa olan etkisinde de geçerli. Dönem sadece televizyon değil, televizyon tarafından belirlenen bir dönem. Rahatsızlık, mutsuzluk, hayal kırıklığı ve hiçbir şeye ve her şeye kızgınlık durumu ile belirlenen bir dönem, aynı bir televizyon programı gibi.”

“Gizli kurumlar, Bilderbergciler, etki sahibi dar çevreler, toplumsal alışkanlıkları etkileyen lobilerin tek bir amacı var; o da sadece kendisine karşı sorumlu olacak olan ve gücünün sınır olmayan bir dünya hükümetinin iktidara gelmesi.”

“Karamsar ve çökmüş haldeki toplumlara fanatik bir grup azınlığın iktidarının güzellenmesi, bu kişilerin kimseye karşı hesap verme sorumluluklarının olmaması, insanlık onuruna karşı tüm aşağılamaların yapılması, Bilderberg-CFR-Tavistock ortak manipülasyonları, beyin yıkama çalışmaları ve ileri sürülen bilinemezci yeni bilim dalları ve faşizm uygulamaları akla yeni bir Roma İmparatorluğunu getiriyor.”
“İlk önce Edward Berneys ve Walter Lippmann vardı. Sonra Gallup ve Yankeloviç. Onları Rees ve Adorno, Aldous Huxley ve H. G. Wells, Emery ve Trist, uyuşturucu kültürü ve son olarak Aquarian Conspiracy takip etti. Buna göre eski kültürün yerine insanî olan özgürlük soslu hayvanlaştırma geliyor; insanın iradesini alarak onu bir çiftlik hayvanı yapma çabaları ve kendi aralarında anlaşmalarını engelleme denemeleri.”

“Yeni Dönem, Karanlık Çağ olacak. Tüm toplumun yarısından çoğunun daha doğmadan ölmesi anlamına gelecek. İnsanoğlunun gerçekleştirdiği en büyük ilerlemeler unutulacak. Bu düzenle getirilmek istenen totaliter yönetim insanları cesetler üzerinden yönetecek.

Uygarlığımızı neden savunmalıyız? Bugün gezegenimizin çoğuna hükmeden tiranlığa göre özgürlük sistemi neden daha iyi ve tercih edilir? Bazıları için cevap açık ve net ama çoğunluk için durum hiç de öyle değil.”

Üçüncü bölüm

 

“Bilderberg Kosova’da savaşı nasıl ve neden örgütledi?”

“Bu sefer sıra Balkanlardaydı. Master plan 1996 yılındaki toplantıda alındı. Bu yılki toplantı Kanada’nın Toronto şehrinin 20 km dışındaki lüks bir semt olan King City’de yapıldı. Bilderberg Grubu tarafından Kosova ve Balkanlarda çıkartılan savaşların doğrudan amaçları vardı; uyuşturucu, petrol, doğal kaynaklar ve dünya hükümeti savunusunun öne çıkartılması.”

“Sovyetler Birliğinde komünizmin çökmesinin ardından Yugoslav Federal Cumhuriyetinin Batı’nın yörüngesine girmeyi reddetmesiyle birlikte ABD ve Almanya Yugoslavya içindeki ayrılıkçı güçleri desteklemeye başladı. Savaşların tarihçesini inceleyen ödüllü Avustralyalı araştırmacı gazeteci John Pilger ‘The New Statesman’daki yazısında Miloseviç’in düşüncesiz ama aynı zamanda IMF, Dünya Bankası ve Avrupa Birliğinin isteklerini yerine getirmeye hazır bir banker olduğunu yazıyor. Ancak Miloseviç kendisinden beklenenin aksine ülkesinin egemenliğini teslim etmeye razı olmadığı için imparatorluğun gazabına uğruyor. Ortadoğu ve Balkanlar hakkında yazılar yazan gazeteci Neil Clark ise 700 bin Yugoslav şirketinin hala çok ortaklıklı bir şekilde yönetildiğini, bu yönetimlerin işveren ve işçi temsilcilerinde olduğunu, ancak şirketlerin %5’inin özel sektörün tamamen denetiminde olduğunu yazıyor.”

“Uluslararası pasifist hareketin içinde yer alan İşçilerin Dünya Partisinden gazeteci Sara Flounders yazdığı makalede IMF ve Dünya Bankası kredilerinin tüm kamu sektörünün özelleşmesini öncelediğini aktarıyor. Kafkaslardaki ve Hazar Denizindeki doğal gaz ile Sibirya’daki elmas madenleri için de durumun böyle olduğunu vurguluyor. Sara’ya göre Kosova’daki savaşı kârı en yüksek olan taraf kazanacak. Ayrıca savaştan sonra doğal kaynakların paylaşılması yarışında ABD şirketleri, NATO’nun askerlerinin bölgede olmasından dolayı bir adım önde.”

“Asıl olarak Bilderberg üyeleri sakladıkları savaş suçlularının takip ederek ve uluslararası mahkemelerde yargılayarak Sırpları kızdırmak istediler. Gururlu ve deneyimli Sırplar bu provokasyona gelmediler ve gönüllü olarak işbirliği yaptılar. Ancak bu yeterli değildi. Sırpları galeyana getirmek için ABD kontrolündeki Lahey’deki Uluslararası Adalet Mahkemesi savaş çıkartmak için kışkırtmalara başladı.”

“Böylelikle ABD’nin 1999-2001 yılları arasında Birleşmiş Milletler elçisi, Bilderberg üyesi ve altı kez Nobel Barış Ödülüne aday gösterilmiş olan Richard Holbrooke’un anlaşmanın son taslağına neden Kosova’yı eklemeye çalıştığını anlayabiliriz. Kosova’nın Bosna ile ne ilgisi var? Hiç. Ama Holbrooke’ın kafasındaki düşünce Bosna’yı Bilderberg’in Balkanlardaki genişlemesi için bir deney alanı haline getirmekti.”

“Bahane aramak: William Walker geliyor”

“John Laughland’ın ‘The Technique of a Coup d'État’ (Bir darbenin tekniği) adlı eserine göre ABD tarafından desteklenen El Salvador hükümetince oluşturulan ölüm timlerinin fikir babası oradak ABD Elçisi William Walker’dır. 1985 yılında Walker
Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısıdır. Ayrıca kendisi Reagan tarafından devrilmeye çalışılan Nikaragua hükümetine karşı yapılan eylemlerde anahtar bir görev üstlenmektedir. 1981 başında Ulusal Güvenlik Konseyine dahil edilen ve 25 Kasım 1986 tarihinde görevden alınan Yarbay Oliver North, Reagan yönetiminin onayıyla İran’a silah satarak elde edilen gelirle Nikaragua’daki hükümet karşıtı kontralara destek sağlamıştı.”

“Yasal belgelere göre Walker, El Salvador’daki Ilopango üssüne insanî yardım adı altında gerçekleştirdiği sevkiyatla Nikaragua hükümetine karşı kışkırtılan paralı askerler olan kontralara silah, mühimmat ve erzak sevkiyatı yapmıştır.”

“Nikaragua’da kontralara silah dağıtan Walker, artık bir barış gözlemcisi olmuş, görev bölgesi olan Balkanlarda basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda Sırp polisinin akıl almaz katliamlarını anlatmaktadır. O döneme kadar NATO ve Bilderberg provokasyonlarını svuşturmayı başaran Sırplar daha fazla dayanamadılar. Sözümona ‘katliam’ işgal için bahane oldu. 30 Ocak günü NATO Konseyi Yugoslavya’nın bombalanması yönünde karar aldı. Bilderberg ise sekreter Javier Solana’ya verdiği emirde Sırpların ve etnik Arnavutların Fransa’daki barış görüşmelerine katılmasını ve Kosova’nın otonom yapısını konuşmak üzere biraraya gelinmesini sağlamak için güç kullanılmasını istedi.”

“4 Ağustos günü The Washington Post gazetesindeki bir makalede atıf yapılan bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi sadece bir şeyin politika değişikliğine yolaçacağını onun da kıvılcım etkisi yapacak olan bir katliam olacağını belirtir.”

“Faydalı bir tarihsel referans olarak 1995 yılında Hırvatistan’ın Krajina bölgesindeki ABD askeri harekâtı sırasında 200 bin Sırp vatandaşının katledilmesi etnik temizlik olarak hatırlanabilir. Bunun yanı sıra NATO bombardımanının ardından etnik Arnavutların örgütü Kosova Kurtuluş Örgütü tarafından öldürülen 100 bin Sırp akla gelebilir. Yeni dünya düzeninin adalet mekanizması olan Lahey’deki mahkemenin bu olayları gündemine bile almadığını söylemeye gerek yok.”
“Bu tahmin edilmeliydi. Yoksa imparatorluk bir işe yaramayacaksa bölgede bu kadar büyük bir orduyu ne yapacaktı? Kârlı bir uyuşturucu ticareti olmazsa ordunun orada ne işi var? Ülkeden çok uzakta bir orduyu beslemek muazzam giderler yaratır. Haşmetmeapları ordusunun nerede olduğunu merak etmeye başlamış mıdır? Bu soruları soran ‘Conspirator´s Hierarchy: The Story of the Committee of 300’ adlı eserin yazarı Dr. John Coleman.”

“ABD’nin uyuşturucu kaçakçılığı tarihi”

“Yıllarca bize tarih kitaplarında öğretilenin aksine uyuşturucu kaçakçılığı sadece suçluların yaptığı bir iş değil. Suçlu olarak ABD tarihindeki en önemli aileleri saymazsak elbette. Bu ülkeyi yöneten bu oligarşi aynı zamanda paralel bir hükümet olan Bilderberg Grubunun da bileşenleri...”

"Kosova ve eroin”

“Llondra gazetesi The Times’da 24 Mart 1999 tarihinde makaleleri yayınlana iki gazeteci Roger Boyes ve Eske Wright yazdıkları yazıda Kosova’ya para transferi yapan Arnavutluk’un Avrupa uyuşturucu ticaretinin merkezi olduğu vurgulanıyor. ”

“Arnavutluk, Avrupa’nın suç merkezi oldu. Ülkedeki en güçlü gruplar ülke topraklarını Batı Avrupa’ya satılmak üzere uyuşturucu yetiştirip işlemek için kullanıyor.”

Yarın devam edeceğim.

Fidel Castro Ruz
17 Ağustos 2010
18:20

Kaynak: Prensa Latina Türkçe


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org