[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Kübada tek seçenek devrimden vazgeçmek olmamalı – Guillermo Almeyra*
- - 07 Ekim 2010
Küresel kriz, bu krizin üstüne eklenen sabık ABD ambargosu nedeniyle Küba üzerindeki ağırlığını büyük olasılıkla daha fazla artıracak…

Turizm ve Kübalı göçmenlerden gelen gelirler azalmakta. Bugünkü dramatik duruma gelinmesine yardımcı olan ve onu nasıl durdurabileceğini bilemeyen ekibin, sisteme ve yaşama yönelen saldırıları karşısında sadece sert bir mücadelenin verildiği; ne gerçek değişikliklerin ne de umut verici hedeflerin ufukta görünmediği; yirmi yıldan fazla bir zamandır (bütün bir neslin yaşamı) derin bir krizin içinde bulunan bir ülkede; siyasi ve sosyal gerginliklerin nasıl azaltılabileceği ve adanın ekonomisi için nasıl iyi bir çıkışın olabileceği düşünüldüğünde, iklim felaketlerinin bu ülkeye verdiği zararlar yanında Venezüella ekonomisinde artan zorluklar da dikkate alınması gereken önemli faktörlerdir.

Kübalıların kendilerine özgü nedenlerle yıllardan beri sürüklenerek gelen fakat küresel krizle daha da ağırlaşan bu krizden çıkması için; halkın tüm güçlerini birleştirmek, tam ve yaratıcı katılımla objektif eşitliği sağlamak, halkı kendi kaderinin sahibi yapmak, bütün kararların kahramanı olarak onu seferber etmek, tam ve yaratıcı bir katılımla objektif eşitliği sağlamak gerekir.

Kısacası, devletin Kübalılara bir ast gibi davranmayı bırakması ve onları tam yurttaş olarak görmesi gerekir. Devletin toplumun üzerinde ve onu kontrol etmeyi amaçlayan bir aygıt olmadığı tersine ilk elden vatandaşların kolektif yönetimi olduğunun anlaşılması için Kübalıların iradesini, vicdanını, sosyalizm talebini harekete geçirerek, yıpranmış içi boş sloganların ardından değil, demokratik hedeflerin ve öz yönetimin izinden gitmeli.

Demokrasi, uzmanların, teknokratların ve bürokratların çalışmasına engel değildir. Yeni toplu buluşları başarmak, üretim ve verimliliği artırmak için hayati bir zorunluluktur.

Krizden çıkmak için bedava defin işlemlerinin veya yetersiz işsizlik parasının toptan kaldırılması; lüks kaplıcaların ve girişimlerin, 18 delikli birçok golf sahasının (yabancılar için) inşasına karar verilmesi; Kübalıların kendilerinin satın alamayacağı mülklerin yabancılara 99 yıllığına satılmasına izni verilmesi gibi önlemler, kararlaştırılmadan önce kimler tarafından tartışıldı? Ulusal Meclis, zirvedeki partililerin kararlarını onaylamak için her zaman kararlar verildikten sonra toplanmadı mı?

Küba’nın en iyi ve en kötü çalışanlarını bünyesinde barındıran, kongreleri ya da konferansları her zaman ertelenen bu tek parti, devlet aygıtıyla bütünleşmiş değil mi? Bunun dışında başka amaç var mı ve ona boyun eğmiyor mu? Parti-Devletin yöneticileri kontrol edilmiyor mu? Devlet aygıtı karşısında sözde işçilerin sesi olan sendikalar; işyerlerindeki demokratik meclislerde ortaya çıkan karşı önerileri ve teklifleri sunmakta, devlet politikalarını değerlendirmekte; yaşlı fetihçilerin ve büyük kayıpların karşısında, bir tek kelime söyleyememe noktasında bulunmuyorlar mı? Ve devlet bürokrasisinin birer parçası değiller mi?

Niçin hükümetin önlemleri her mahallede, her köyde, her işyerinde tartışılmıyor? Niçin, sözü edilen bu önlemleri yaşayacak olanların önerileri ve sesi duyulmuyor? Danayı çukurdan çıkarmak için yüke aynı zamanda omuz koymak gerekmez mi?

Kriz, değişiklik yapmak için bir fırsattır. Yalnızca çok büyük lüks yatırımlar yapmak veya farazi turizme müracaat etmek yerine, bugün hangi tarz yatırımların yapılması gerektiği ve özel sermayeye -örneğin, adada gıda dağıtımı, tarım ve gıda üretiminde– izin verme(me) tercihi niçin tartışılmıyor? Bir kez daha merkezileştirmek yerine, ulaşım araçları ve ürünlerin tüketimi ile ilgili yapılacak düzenlemeler ve karar verme yetkisi, yatay-bölgesel düzeyde örgütlenmelere, bağımsız yönetimlere (idari yetkileri, yerel yönetimler arasında dağıtmak gibi; ç.n.) niçin verilmiyor?

Bürokrasi ile mücadele etmek yalnızca verimsiz ve saçma düzenlemeler yapmaktan veya gereksiz personel sayısını azaltmaktan ibaret değildir. Tüketiciler-üreticiler-kullanıcılardan oluşan ve bürokrasi tarafından kuşatılmış bulunan yurttaşlara, bilgi ve tartışma gücü aktarmak da değişimin temeli olmalı.

Gelen kasırgalar gibi devletin tepesinden yağan kararlar karşısında, eğer halk, rıza gösteren duygusuz bir yaratımcı olmaktan ve moral bozukluğundan çıkarılmak isteniyorsa; üretim tesislerinde ve toprakların planlamasında, özyönetim, demokrasi, bilgi edinme, farklı düşünme ve fikrini söyleme özgürlüklerine sahip olması kaçınılmazdır.

Tekrarlıyoruz, Küba’da Çin ve Vietnam yolu rakipsiz değildir. Sadece kültürel, tarihsel, demografik nedenlerden dolayı değil, aynı zamanda bu bir ayrılışa neden olabilir, çünkü büyük yatırımlara ulaşmak ve ablukayı sonlandırmak için devrimden geriye kalanlar bitirilerek ve ABD’nin müdahalesi ile ülke tamamıyla sermayeye açılmakla yüz yüze kalabilir. Küba, dünyada ve Ada’da sosyalizmin inşasına katkıda bulunmasına rağmen asla sosyalist olmadı. Ama onun demokratik, antiemperyalist ulusal kurtuluşu, Silvio Rodriguez’in** açıkça ifade ettiği gibi özellikle geçmişi bilen ve ona geri dönmek istemeyen eski kuşaklar arasında ve hala hükümet edenlerin, siyasi uzlaşma temelinde ki onun ulusal bağımsızlığı devam etmektedir. Yönünü ileriye doğru derinleştirememesine, tersine geri gitmesine, bir süreden beri durgun bulunmasına rağmen bu bağımsızlık ada ve bütün kıta için çok önemli olmuştur.

Yatırımcıları çekmek için Devrim’in kalıntılarını gömmek bir intihardır. Aksine özgür örgütlenme, öz yönetim ve demokrasi temeli üzerinde, üreticilerin iktidarını maksimum düzeye çıkararak otokrasi ve bürokrasiyi ortadan kaldırarak büyük bir değişimle onu yeniden canlandırmak lâzım.

20 Eylül 2010


Çevirenin notu:
*Guillermo Almeyra: Arjantin’de doğdu. Siyasal bilimler alanında doktora yaptı. Fransa’da tarih, Meksika’da çağdaş siyaset dersleri verdi. Küreselleşmenin sonuçları ve toplumsal hareketler konusunda uzman. Uluslararası bir yazar ve La Jornada’nın yorumcusu.

**Silvio Rodruguez: (26 Kasım 1946 - Küba) Karikatüristliği ve fotoğrafçılığı yanında şarkıcı, besteci ve gitaristtir. Yeni Trova (nazımlaştırmak) olarak bilenen ve Devrim ile birlikte ortaya çıkan Küba müziğinin karakteristik yorumcularındandır. Pablo Milanés, Noel Nicola ve Vicente Feliu ile birlikte Küba’nın Yeni Trova’sının yapımına katkı sundu. Yoksul bir aileden gelme. Devrimden sonra piyano dersleri (6 yaşında) aldı ve Cienfuegos şehrinde okuma yazma kurslarına katılarak öğretmenlik yaptı. Ulusal ve uluslararası düzeyde birçok ödüle sahip ünlü sanatçı folk, Trova ve protest tarda müzik yapmakta.

[La Haine’deki İspanyolca orijinalinden Atiye Parılyıldız tarafından Latinbilgi (Sendika.Org) için çevrilmiştir]

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org