[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Venezüella seçimleri: Devrime ciddi bir uyarı – Alan Woods
1 - 11 Ekim 2010
Venezüella Ulusal Meclis seçim sonuçları, uluslararası düzeyde, burjuva basını tarafından sevinçle karşılandı…

Seçimin nihai sonuçlarını yayınlamak için henüz çok erken. Sağ oyların PSUV’nin (Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi / Partido Socialista Unido de Venezuela) oylarını geçtiği resmen doğrulanmış değil. Sağın sağır edici zafer korosuyla küresel medyada yer alması için de erken. Uluslararası vahşi kampanya, sonuçları Chavez’in kaybedişinin bir göstergesi olarak yorumluyor. Bu gerçek değil. Tersine bu, Venezüellalı ve uluslararası burjuvazinin, Venezüella devrimini bitirme arzusunun bir göstergesidir. Ama herkesin bildiği gibi arzular ve bunların gerçekleşmesi arasında her zaman büyük bir mesafe vardır. Muhalefet güçlerinin istemlerinin yerine getirilmesi ya da getirilmemesi, bir seçim sonucuna değil aksine Devrimin gidişatına ve yönetimine bağlıdır.

Seçimler, belirli bir zamanda, kamuoyunun sadece bir anlık durumunun göstergesidir. Bu sonuçlar, Venezüella’daki farklı sınıfların psikolojik durumu hakkında bizlere çok şey söyleyebilir. Şüphesiz ki toplumdaki bazı eğilimleri açığa çıkarır. Bu sonuçlar, Devrimin çıkarlarını savunan bütün insanlar tarafından çok ciddiye alınması gereken bir uyarıyı içeriyor. Fakat tek başına ele alındığında herhangi bir karara varmak için yeterli değildir.

Sağın sevinci
Sağ hemen sarhoş bir horoz gibi ötmeye başladı. Miranda eyaletinden milletvekili seçilen María Corina Machado, “Burada her şey çok açık. Venezüella, Küba tarzı komünizme hayır dedi. Venezüella demokrasiyi kurma yoluna evet dedi, şimdi seçilmiş olmanın meşruiyetine sahibiz, bizler halkın temsilcileriyiz” açıklamasında bulundu. Pazartesi günü, Demokratik Birlik Bürosu (MUD) temsilcileri, pazar günü verilen toplam oyların çoğunluğunu kazandıkları iddiasıyla seçimlerin zaferini kendilerine mal ettiler. Fakat bu bir blöftü. Seçim sonuçları konusunda gerçek durum oldukça karmaşık olsa da artık Devrimin yeni tehlikelerle karşı karşıya kaldığına şüphe yok.

Ulusal Seçim Konseyi (CNE) tarafından yayınlanan resmi seçim sonuçlarına göre, MUD (sağcı) muhalefet koalisyonu 62 sandalye kazanırken, Chavez’in, Venezüella’nın Sosyalist Partisi PSUV şimdiye kadar 95 sandalye kazandı. PSUV ile ilişkilerini koparan Chavez’in eski müttefiki “Hepimiz İçin Vatan Partisi” (El Partido Patria Para Todos-PPT) iki sandalye elde etti. Üç sandalye de ne MUD ne de PSUV’un müttefiki olmayan yerli halkın temsilcilerine gitti.

Seçim sonuçları elbette farklı biçimlerde okunabilir. Milletvekili seçilen Roy Chaderton, pazartesi günü, Chavez’in taraftarlarının mevcut sandalye sayılarına birkaç tane eklerken, Başkan Chavez karşıtlarının 2000–2005 yasama dönemi boyunca sahip oldukları sandalyelerden yirmi sandalye daha az kazandığını açıkladı.

Sosyalist adaylar Aragua, Barinas, Bolívar, Carabobo, Cojedes, Delta Amacuro, Distrito Capital, Falcón, Guárico, Mérida, Monagas, Lara, Portuguesa, Trujillo, Yaracuy, Vargas eyaletlerinde kazandı. Miranda ve Sucre eyaletlerinde ise baş başa giden bir çekişme yaşandı. Ama sağ Zulia ve Táchira gibi önemli eyaletlerde zafere ulaştı.

Chaderton, 2000 seçimleriyle karşılaştırıldığında sağın bu seçimlerde zemin kaybettiğine işaret etti. Chaderton muhalefetin, 2005 yılında boykot ettikleri seçim sonuçlarıyla, pazar günü yapılan seçimlerin sonuçlarını karşılaştırarak “aldatıcı bir medyatik” kampanya organize ettiğini ve bu yüzden Ulusal Meclis seçimlerinde muhalefetin artış kaydetmiş gibi göründüğünü belirtti.

Bu doğru ve ayrıca insanların kendi seçim bölgelerinde bir aday için oy kullandıkları, bunun yanı sıra bir parti listesine de oy verdikleri; bazı milletvekillerinin ilk turda, diğerlerinin ikinci turda seçildikleri göz önüne alındığında, toplam oy sayısı verilerinin basit bir konu olmadığı da doğru. Bununla beraber, PSUV’nin oyları daha büyük ölçüde düşerken muhalefetin oylarının artmakta olduğu da açık.

Düşmanın gücünü küçümsemek ve kendi gücünü abartmak savaşta olduğu gibi politikada da çok tehlikeli bir hatadır. Devrim tatlı hayallere değil gerçekliğe ihtiyaç duyar. Son sonuçlara göre, PSUV 5.399.300 oy elde ederken sağ partilerin 5.312.283 oy aldıkları görüldü.

Sahte iyimserlik
Resmi olarak, PSUV, Venezüella da 23 eyaletin 16’sında sandalyelerin çoğunluğunu elde etti. Buna Apure, Barinas, Guárico, Cojedes, Lara, Portuguesa, Vargas ve Yaracuy gibi kırsal eyaletlerde silip süpürdüğü zaferler dâhil. Bolívar ve Carabobo gibi büyük sanayi eyaletlerinde ezici bir zafere imza attı. Ayrıca PSUV, Distrito Capital eyaletinde MUD’un üç sandalyesine karşılık yedi sandalye elde etti.

Başkentin bulunduğu Miranda eyaletinde, PSUV ve MUD, her ikisi de üç sandalye edindiler. MUD bu eyalette, 968.947 toplam oy içinde 741 oy farkı atarak Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi’ni zar zor mağlup etti. Sucre eyaletinde ise her ikisi de üçer sandalyeye sahip oldular. Nüfusun daha az olduğu Amazonas eyaletinde PSUV bir, PPT iki sandalye elde ederken MUD hiç sandalye kazanamadı. Anzoátegui ve Nueva Esparta eyaletlerinde olduğu gibi Táchira ve Zulia sınır eyaletlerinde MUD, PSUV’u yıktı geçti.

PSUV yöneticileri sonucu bir zafer gibi sunmaya çalıştılar. Başkan yardımcısı Elias Jaua şunları söyledi: “Devrim, Ulusal Meclis’te rahatlıkla çoğunluğa sahip olabilir… Bizim kıtamızda çok az hükümet, tek parti ile rahat bir çoğunluğa sahip olur. […] Muhalefet bu üye sayısıyla, tamamlanan yasama sürecini tersine çevirmek ya da başkanı kovuşturmak veya halk güçlerini yürürlükten kaldırmak, istikrarsızlık mekanizmalarını harekete geçirmek gibi bir şansa sahip değil.”

PSUV seçim kampanyası sorumlusu Aristóbulo Istúriz, hedeflenen 110 sandalyeye ulaşılmaması sebebiyle hayal kırıklığı yaşadığını açıkladı. Ayrıca bu durumu “ülkemizde temel siyasi güç olarak bize güvenildi” şeklinde değerlendirdi. PSUV’nin elde ettiği sonuçların “gerçekten kesin bir zafere” olan ilgiyi önleyemeyeceğini belirtti. “Sosyalizmin inşasının sürdüğü bu dönemde yapısal değişimleri ileriye götürmek için yeterli gücün elde edildiğini, devrimci hükümetin politikasını garanti altına almak ve Başkan Hugo Chávez’i savunmak için gerekli gücü sağlama anlamında amaca ulaşıldığını” belirtti.

Ama gerçekler bu iyimser yorumu desteklemiyor. Eğer 2009 yılındaki yerel seçimlerde alınan oyların sonuçlarıyla karşılaştırırsak, fark hemen ortaya çıkar. O zaman PSUV, sağcı partilerin 5.190.839 oyuna karşın 6.310.482 kadar oy elde etmişti. Kırmızı ışık yakıldı ve bunu inkâr etmek büyük bir sorumsuzluk olur. 2000–2005 yasama dönemi boyunca, muhalefet toplam 165 sandalyenin 73–82 adedine sahip olurken Chavez yanlıları her zaman 83–92 arası sandalyeyi elde ederlerdi. Ama bu kitlelerin uyardığı bir dönem oldu. 2002 yılında karşıdevrimci darbenin ve petrol sabotajı sonraki yenilginin ve geri çağırma referandumunun üstesinden devrimci halk –yani, işçiler ve köylüler– geldi.

O zamandan beri devrimci ateşin aşınmakta olduğu açık. Kitleler arasında memnuniyetsizlik ve hayal kırıklığı yaşanıyor. Rakamlar her şeyi anlatıyor. Sağın oyu yüzde 2,28 artarken solun oyu yüzde 14,44 oranında keskin bir düşüş yaşadı. Bu muhalefetin seçimleri kazanmadığı anlamına mı gelir; Chavez’in destekçileri bu seçimleri kaybettiler.

Yönetimin önemi
Mevcut durumun en önemli özelliği nedir? Hesaba alınması gereken en önemli şey, en azından seçim sonuçları acısından, devrimci güçler ile karşıdevrimci güçler arasındaki mesafenin azalmış olmasıdır. Sınıflar arasındaki kutuplaşmada keskin bir artış söz konusu.

İlk ve belki de en önemli etkisi, mücadele eden her iki taraf üzerinde yarattığı psikolojik etkidir. Napolyon, savaşta moralin çok önemli bir faktör olduğuna işaret eder. Bu durum karşıdevrimcileri, saldırıya geçmek için cesaretlendirecek ve teşvik edecek. Bunun aksine pek çok Bolivarcı aktivist moral bozukluğu ve hoşnutsuzluk hissedecek. Bu önemsiz bir faktör değildir!

Mağlup olan bir ordu liderine güvenmeli. Askerlerin, kendi generallerinin yapmakta oldukları şeyin ayırdında ve ileriye taşımak için yenilgiyi telafi etme kapasitesine sahip olduğunu, hissetmeleri gerekir.

Bir savaşta, geri çekilme dönemlerinde, iyi bir generale sahip olmak bir ilerlemeden yüz kere daha iyidir. İyi generaller; minimum kayıplarla, iyi bir durumda, gruplandırılmış kuvvetleri destekleyerek organize olmuş bir biçimde geri çekilirler. Ama kötü generaller, genel bir yenilgiyle geri çekilirler.

Bu durumda reformist bürokrasinin rolü özellikle negatiftir. Bunlar tümüyle yanlış sonuçlar çıkaracaklar ve diyecekler: “Bak, bu halk desteğine sahip olmadığımızı gösterir. Biz geri çekilmek, anlaşmaya varmak, muhalefete taviz vermek zorundayız.” Bu mümkün olan en kötü tavsiyedir. Muhalefet, devrimin her geri adımı için on fazlasını isteyecektir.

Reformistler, seçim sonuçlarının, sınıflar arası uzlaşma politikasını benimsemek zorunda kaldığımız, anlamına geldiğini iddia edecekler. Ama bu devrimi epeyce sarsan ve onu proleter tabanından uzaklaştıran bir politikadır. Mitsubishi, Vivex ve Macusa’da fabrika işgallerine karşı patronları destekleyen Chavezci bürokrasinin sağ kanadının ve Tarek William Saab eyalet hükümetinin skandal davranışının yarattığı hoşnutsuzluğun karşıdevrimcilerin elde ettiği zaferde büyük payı olduğu, Anzoátegui eyaletinde grafiksel olarak gösterildi. Önceden Chavezcilere oy veren proletarya böyle uzaklaştırıldı.

PSUV için tek çıkış yolu gerçek tabanına güvenmektir; devrimci işçiler ve köylüler. Onlar, verdiği sözleri yerine getirmesi için PSUV’ye bakmaktalar. PSUV, Devrimin içindeki burjuva Beşinci Kolunu temsil eden reformcu bürokrasiden, burjuvaziden ve onun temsilcilerinden kararlı bir şekilde kopmak zorundadır.

Karşıdevrimcilerin tehdidi
Seçim darbesine rağmen Devrim henüz önemli bir destek rezervini elinde tutuyor. Geçen yıl içinde yapılan kamuoyu yoklamaları, muhalefet partilerine olan destek çok zayıf iken PSUV’nin hala nüfusun yaklaşık yüzde 35’inin desteğine sahip olduğunu göstermiştir. Ancak nüfusun büyük bir kısmı hala kararsız, bu Devrimin ilerlemesiyle birlikte büyüyen bir düş kırıklığını ifade eder. Devrim, geleceğini güvence altına almak için bu katmanları heyecanlandıracak ve motive edecek bir yol bulmak zorunda. Bu da sadece kararlı bir eylem yoluyla yapılabilir.

Başkan Chavez’in takdir indeksi, yüzde 55–60 çıvarında, yüksek bir düzeyde devam ediyor. Bu da Devrimin hala toplam nüfus içinde büyük bir destek rezervine sahip olduğu gerçeğini yansıtıyor. Sorun, Chavez’in etrafının, devrime toplumu değiştirmek için bir araç olarak bakmayan, ona yalnızca kişisel gelişim ve zenginleşmenin bir aracı olarak bakan, bürokrat ve sonradan görme kalın bir tabaka ile çevrelenmiş olmasıdır.

PSUV hala Ulusal Meclis’te çoğunluğa sahip. Sıradan yasaların onaylanmasını, yasama organının diğer fonksiyonlarının çoğunu kontrol edebilir. PSUV’nin mecliste üçte iki çoğunluğa sahip olamaması; muhalefetin bazı atamaları engellemede, cumhurbaşkanı kararnamesine güç verecek yasaları geçirmede ve yapısal yasaları çıkarmada bloke etme gücüne sahip olacağı anlamına gelir. Sağ, Parlamento’da azınlıkta olmasına rağmen Başkan Chavez hükümetinin eylemlerini engellemek ve Venezüella devrimci sürecine müdahale etmek için kapasitesini artırdı.

Muhalefet, ilerici yasaların çıkarılmasını sabote etmek ve hükümeti felç etmek için Parlamento’daki pozisyonunu kullanacak. Onun gerçek amacı Devrimi yıkmak ve iktidarı ele geçirmek. Bu nedenle kaos ve düzensizlik ortamı yaratmak ve kızgın küçük burjuva kalabalıkları sokaklara dökmek için Ulusal Meclis’i kullanacak. Bu tehdidin karşısında kararlı bir şekilde durmak lazım.

Aporrea 27 Eylül 2010 tarihinde haklı olarak şöyle yazıyordu: “PSUV, Ulusal Meclis’in basit çoğunluğunu ele geçirdi fakat burjuvazinin yeri sağlamlaşıyor ve tehditler büyüyor.” Makale seçim sonuçlarını değerlendirirken doğruyu söylüyordu: “Halkın çoğunluğu sosyalist yolu ve anti-kapitalist mücadeleyi tercih etti. Fakat dikkat çekici biçimde bir güvenlik açığı yerleşti. Çünkü PSUV ve müttefikleri, nitelikli çoğunluğa sahip olmak için gerekli olan üçte iki çoğunluğa ulaşamadı.” Ve şu sonuca varıyordu: “Her zamankinden daha fazla istiyoruz… Her zamankinden daha fazla istiyoruz… Temizlik ve daha fazla devrim!”

Seçim sonuçları karşıdevrimci güçlerin bir ilerleme kaydettiklerini gösteriyor ama henüz gerçek amaçlarına ulaşmanın çok uzağındalar. Başarmak için Devrim ve Başkanla yüzleşmek zorunda kalacaklar. Başkanlık süresi 2012 yılında sona geldiği zaman büyük çatışma gerçekleşecek. Eğer muhalefet bir referanduma başvurursa bu çatışmanın daha önce de yaşanması mümkün. Bunu önlemenin tek yolu devrimci süreci hızlandırmak; toprak, bankalar ve büyük sanayi kuruluşlarının kamulaştırılmasını sonuna kadar götürmektir.

“Ama bunun yapmak için Ulusal Mecliste yeterli çoğunluğa sahip değiliz!” Reformistlerin bu argümanı baştan sona yanlıştır. Herkes toplumun temel sorunlarının parlamentolar, kanunlar ve anayasalarla çözülmediğini ancak sınıf mücadelesiyle çözülebileceğini bilir. Seçim ifadesi, küçük burjuva kitleler için müthiş bir güç gibi görünebilir. Fakat devrimci gençliğin, işçilerin ve köylülerin gücü ile sokaklarda karşı karşıya kaldıklarında, onun görünen gücü, sıcak bir soba üzerinde bir damla su gibi buharlaşıp gider. Eğer Devrimin adı onur ise karşı devrimci parlamenterlerle Joropo* oynamayı reddedecek ve bunun yerine gerçekten önemli kuvvetlerini oraya doğru hareket ettirecektir; kabul salonlarındaki tartışmalara değil, sokaklara, fabrikalara ve askeri kışlalara doğru.

Pazartesi gecesi yapılan basın toplantısında Chavez, hükümetinin gelecek döneminde “tarihsel, siyasal, sosyal, teknolojik yeni proje programlarının hızlandırılacağını” söyledi. Doğru adreste ancak bir an önce eyleme dönüştürülmelidir. Başkan sözünü tamamlıyor: “Devrimi güçlendirmeye devam etmeliyiz.” İşte bu, ilerlememin tek yolu reformistlerin korkak reçeteleri değildir.

Bizler yalnızca iki olasılıkla karşı karşıyayız: ya zaferlerin en büyüğü ya da yenilgilerin en korkuncu. Zaferi güvence altına almak için büyük Fransız devrimci Danton’un meşhur sloganına dayanmak zorundayız: "De l'audace! De l'audace! Et encore de l'audace! ": “Cesaret! Cesaret! Daha fazla cesaret!”

7 Ekim 2010

*Joropo: Venezüella ve Kolombiya’da hareketli ritimlerle yapılan bir halk dansı.

[La Haine’deki İspanyolcasından Latinbilgi (Sendika.Org) için Atiye Parılyıldız tarafından çevrilmiştir]

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org