[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Che’nin güncelliği -Jean Ortiz
- - 15 Mayıs 2011
Jean Ortiz’in bir doktora öğrencisinin sorularına verdiği cevaplardır

1 – Che’nin imajının ticarileştirilmesi

İki farklı eğilimi içerir:

• Bir yanda, Che’nin düşüncesinin içeriğini kasıtlı olarak etkisiz hale getirme, onun devrimci özünü boşaltma

• Diğer yanda, Che’yi daha fazla efsaneleştirme ve milyonlarca insanın O’nu isyan, etik, saflık, adalet, yoksulların kurtarılması, dayanışma gibi değerler ile bilinçli veya bilinçsiz olarak tanımlaması.

2 – “Modalaştırma” girişimleri

Kapitalist toplumda, burjuvazi yaşam (çarpık) dâhil her şeyi pazarlar ya da her şeyi değerlendirir; özellikle de ölen devrimcileri… İyi bir devrimci ölü devrimcidir, tehlikesiz olması nedeniyle! Filmde her zaman iyi ve kötü vardır. Ancak Che ile yapılan atışlar geri teper.

3 – “Sovyet modeli?”

Che’nin düşüncesi ile ilgisi olmayan, “Devrimci hamle”[1] ve “On milyonluk hasat”[2] girişimlerinin başarısızlığından itibaren, Küba özellikle zorunluluk nedeniyle “Sovyet modelini” kabul eder; ama onu kendine göre uyarlar. Fidel bugün, model konusunda o zaman da ikna olmadığını, hep kuşku duyduğunu, söylüyor… Mücadelede “rollerin dağılımı” sırasında Fidel ile Che arasında kimlik belirleme konusunda büyük bir uyum vardı.

Devrimci sürecin hızlı radikalleşmesi, “aşama” olarak adlandırılan kavram ile çelişir.

4 – Che ve Fidel arasında var olduğu iddia edilen karşıtlık

Che’nin aksine Fidel daha fazla etkili oldu (Küba Devrim süreci kastediliyor; ç.n). İdeolojik, politik, stratejik amaçları birbirine çok yakın olan iki lider, temelde bu kriterleri paylaşıyorlardı. Fidel ve Che arasında önemli farklılıklar olduğunu, bugüne kadar hiçbir şey kanıtlayamadı. Antiemperyalist, enternasyonalist, “Trilateralist” hedeflerde birleştiler. Belki de en fazla “sabırsız” olan Che idi, ancak bu sabırsızlık zaman bağlamından (ileri doğru) muaf tutulmalı.

5- Küba bir diktatörlük mü?

ABD’nin ve ambargonun kalıcı saldırganlığı ile karşı karşıya kalışından bu yana, Küba’da ifade özgürlüğü konusunda belirli objektif sınırlar var. Kuşatma altındaki bir kalenin kapılarını tamamen açmak zordur. Bunu süreçler bağlamında düşünmek lâzım. Küba bir diktatörlük olarak tanımlanamaz. Çünkü bu ülkenin koşulları, iç ve dış koşulları baskı altında bulunmayan ülkelerin koşullarından tamamen farklıdır ve bu nedenle onların politik rejimleriyle karşılaştırılamaz. Sınırlandırıldığı iddia edilen özgürlükler, emperyalizmin Küba’ya karşı kullandığı bir Truva atıdır. Küba’da, ABD’den daha fazla bulunan diğer haklardan ise pek bahsedilmez: sağlık, eğitim, herkes için kültür hakkı ve diğerleri gibi.

6 – “Ve eğer Che yaşasaydı?”

Ve eğer Che yaşasaydı? Bu soruyu cevaplamak zor. Böyle bir şey düşünülemez ne de geçmiş analiz edilebilir. Bu teolojik yaklaşım herhangi bir analizi bozar. İfade ettim ve tekrar ediyorum: süreçler, bağlamları dışında düşünülemezler veya geriye dönük anakronik kriterler kullanılarak incelenemezler. Bugünün koşulları 60’lı yıllardaki koşullarla aynı değil.

7 – Küba’daki Guevarizm

SSCB’nin çöküşünün ardından Küba’nın hayatta kalışı, onun gerçekten Moskova’nın bir uydusu olmadığını, tersine içsel, kendine özgü bir süreç olduğunu doğruluyor. Küba’ya herhangi bir aşı yapılmamıştır. Devrim, ulusal egemenlik prensibinin gerçekleştirilmesi ihtiyacından ve bir tarihten doğdu; Kızıl Ordu tanklarıyla gelmedi. Devrim, 80’li yılların sonunda, “hatalarını düzeltme” sürecine başladığı zaman yanıltıcı Sovyet modelinden uzaklaşarak kendi köklerine geri dönme çabası gösterdi. Che’nin düşüncesi yeniden keşfedildi ve ümit verici bir hareket başladı.

Berlin Duvarının yıkılışı, ne yazık ki onu hayatta kalabilmesi için “Özel Dönem”i yaşamaya mecbur etti. Artık uzun vadeli değil, yarına aç çıkmamanın planları yapılır oldu. Bu, ağır sosyal, siyasal, ahlaki sonuçları olan zorlu bir mücadeleydi; fakat Küba şimdiye kadar süren bu çok zor koşulların üstesinden gelmeyi başardı.

Devrim bir kez daha “fikirler savaşı” ilkesiyle, dövizi olanlarla olmayanlar arasındaki eşitsizlikler, karaborsa, bürokrasi, yolsuzluklar gibi sorunların neden olduğu zararlara, yeniliklere, ahlaki ve insani değerlere doğru yöneldi… Devrim, yapısal kriz nedeniyle ağırlaşan problemleri çözmek ve hayatta kalmak için yeni bir ekonomik modeli, bazı piyasa mekanizmalarını yeniden yerleştirmeye zorlandı; fakat planlı küresel ekonomi bağlamında. Son derece kritik olan piyasa mekanizmaları karşısında Che ne düşünürdü bunu bilemeyiz; fakat tüm bunlara rağmen onun Küba’da büyük zorlukların, deneylerin ve direnişlerin içinde hala yaşadığını düşünüyorum. Modeller dikkate alınırken hiç kuşkusuz Che, anlayışlara ve perspektiflere işaret ederek, tüm devrimciler için verimli bir kaynak olmaya devam ediyor.

8 – Che’nin “modernliği”

Che’nin “modernliği”, onun sosyalizm ve komünizm anlayışında yer alır; tıpkı kalıcı bir yapı, bir dönüşüm hareketi gibi, ama standart bir yol olarak değil; O, Anibal Ponce’nin [3] “tam bir insan” dediği gibi onun eksiksiz insan düşüncesiyle bütünleşir. Che, Latin Amerika’da Ponce, Mariátegui, Mella gibi Marksizm’in öncülerinin hümanizmini yayar; onun düşüncesi genelde ne sistematik ne de kapalıdır. Onun düşüncesi, somut gerçeklere ve teorik sorunlara mantıklı bir yanıt verir.

Daha önemlisi, Che’nin güncelliğinin, bir toplumsal etik, bir medeniyet projesi olarak onun sosyalizm anlayışında yattığını düşünüyorum; aynı zamanda, kendi tarzında bireyi rehabilite etmesinde (Sovyet sistemi tarafından hırpalanmış) ve onu yeni bir toplumunun, yeni bir ekonominin inşa merkezine koymasında ve değişim sürecinde temel bir faktör olarak ona önemli bir rol atfetmesinde, görüyorum.

Günümüzde, Che’nin öğretisinin, ahlak temeli üzerine oturduğuna, etik bir yaşam için gerekli olduğuna önemle vurgu yapılmalı. Elbette, yalnızca ahlaki bir sorun olarak tasarlanmış değil, tersine o, ekonomik, siyasal ve diğer şeyler için bir kaynaktır. Kapitalist ülkelerde yaşanan bugünkü siyasi kriz; diğer şeylerin yanında, değerler, duygu ve etik eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Guevarist projede etik yapılanma bir zorunluluktur. O herhangi bir ilerici değişimin ön şartı ve vazgeçilmez koşuludur.

9 – Tarihsel revizyonizm

Tanık olduğumuz Berlin Duvarı’nın yıkılışından bu yana, revizyonist saldırı güçlendi: Kapitalizmi karalama, hatta onu ortadan kaldırmaya yönelik her türlü girişim suç sayılır oldu. Bazı saraylı sözde entelektüellerin ve liberallerin, Che’ye karşı öfkesi bu yüzden. O bazen Fidel ile karşı karşıya getirilir veya Küba Devrimi’nden soyutlanır; kimi zaman da “Cabaña’nın* cellâdı” olarak sunulur[4]. Onlar esas olarak “kapitalizmin alternatifi yoktur” fikrine inandırmaya, herhangi bir dayanışma ahlakını ve fedakârlığı yok etmeye, isyankârlığı öldürmeye ve büyük sonuçlar elde edilmesini, önlemeye çalışıyorlar. Dahası sağcılar politikalarını sürdürmek için tüm ahlaki değerlendirmeleri yok etmek istiyor. Che’nin düşüncesi böyle bir girişimi altüst eder. En yüksek etik, paranın kanunu ile bağdaşmamayı gerektirir. Che, hâlâ bugün bizlere kişisel hırstan uzak, imtiyazsız, profesyonel olmaksızın, görevi kötüye kullanmaksızın, aşırı bürokrasiye boğulmaksızın siyaset yapılabileceğini öğretiyor. Nihayet, iktidarın yeni bir tarzda kullanılabileceğini gösteriyor. Sağcılar tüm bunlara tahammül edemezler.

10 – Che, kapsayıcı ve ortak mirastır

Che’nin düşüncesi, bugünkü egemen sistemin krizinin ne kadar büyük olduğunu, pek çok açıdan gözler önüne seriyor. Che, alaycı düşünce, hayal kırıklığı ve teslimiyet söylemleri karşısında bir gelecek bulunduğunu açıkça ortaya koyar. Hatta planlama koşullarıyla, olası bir deneyüstlülüğü ile, geniş bir bakış açısıyla onu derhal inşa etmeyi açıkça belirtir. Her mücadelede, her direnişte yeni değerler filizlenir.

“Che’nin ellerinin kirli (yiyici, rüşvetçi; ç.n)” olduğuna ilişkin konuyu çürütmek için bu fırsattan yararlanmak isterim. Onun ellerinin kirli olduğu doğru değildir. Che, verimli ve temiz elleriyle (herhangi bir yolsuzluğa bulaşmadan; ç.n), bir bakanlık ve bir banka yönetti. Olaylara uzaktan bakmadı, görevini yaptı. O’nun bozulmamış saygınlığı, bugün bile tüm solcu siyasetçileri geride bırakır; “onu araçsallaştırma”, onun imajını kullanma girişimleri, politikacıları alçak ve değersiz kılar. Che ortak mirastır. “Sapkın” Marksist, O’nu sadece ahlaki değil, aynı zamanda estetik yönden de yüceltir. Gardel’e [5] “her gün daha da iyi şarkı söylüyor” dedikleri gibi, Che de günümüz insanına her gün daha açık bir şekilde hitap ediyor.


* Jean Ortiz
Fransa-Pau Üniversitesinde profesör
2007 basımı “Her Zamankinden Daha Fazla, Che” adlı kitabın koordinatörü.

Çevirenin notları:

[1] Devrimci hamle: Küba da 13 Mart 1969 tarihinde birkaç gün içinde 60 binden fazla küçük ve orta ölçekli işletmenin devletleştirilmesi girişimi. 1960 yılında başlayan kamulaştırma süreci bu girişimle sona ermişti. Devrimci hamle olarak adlandırılan bu girişimin Che’nin düşüncesi olduğu söylenmişti.

[2] On milyonluk hasad: 70’li yıllarda, Küba Hükümeti ekonomiyi iyileştirmek için 10 milyon ton şeker hasadı gerçekleştirmeyi hedeflenmiş ve ordu dâhil tüm güçleri seferber etmesine rağmen hedefe ulaşamamıştı. O zaman da bu girişiminin Che’nin düşüncesi olduğu iddia edilmişti.

[3] Anibal Ponce: (6 Haziran 1898- 18 Mayıs 1938) Arjantinli psikolog, profesör, politikacı ve deneme yazarı. Birçok kitabı var. Temel eseri, 1934 yılında yazdığı “Eğitim ve Sınıf Mücadelesi” adlı kitaptır. Bu yıllarda Arjantin Komünist Partisinde çalıştı ve Sovyetler Birliğini ziyaret etti. 1935 yılında, Aydınlar, Sanatçılar, Gazeteciler ve Yazarlar derneğini kurdu, onun ilk başkanı oldu.

[4] Che, 2 Ocak 1959 tarihinde, La Cabaña Fortress hapishanesinin komutanlığına atanmıştı.


[5] Carlos Gardel: Arjantinli sanatçı, tangonun dev ismi olarak bilinir.

[Rebelion’daki İspanyolcasından Atiye Parılyıldız tarafından Latinbilgi (Sendika.Org) için çevrilmiştir] 

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Küba Anayasa’sına, 2002 yılında eklenen bir maddeyle “Devrimin sosyalist karakterinden geri dönülmeyeceği” ilkesi, Türkiye Anayasasındaki 4. Madde gibi değiştirilemez hüküm olarak sabitlenmiştir!
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org