[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Venezüella Devrimi ve Petrol Şirketinin İçyüzü -Christian Parenti
8 - 16 Ocak 2006

Kamuya ait petrol şirketi Petroles de Venezuela Sociedad Anonima’nın (PDVSA) Guatire petrol dağıtım merkezi Caracas’ın hemen dışında bir sanayi varoşunda kurulu. Görünüşte fazla bir şeye benzemiyor; bir kaç basık bina, bir dizi büyükçe silindir ve dört adet tankerin borular, vanalar altında dolum yaptığı doldurma bölümü. Bu dikkate değmeyen görünümüne rağmen Hugo Chavez’in sol eğilimli Bolivarcı Devrimi burada, Guatire merkezinde tarihinin en büyük sınavlarından birini yaşıyor.

Guatire bütün Caracas bölgesinde en aşağı yedi milyon kişiye hizmet götüren yegane dağıtım merkezi. 2002-2003 kışında Venezüella’yı dize getiren patronların yıkıcı petrol grevinde onun bu stratejik durumu onu grevin gidişini etkileyecek duruma getirdi. Eğer buradan petrol dağılımı dursaydı, Caracas’ta kargaşa başlar ve Chavez’in devrimi de sona ererdi.

Chavez ABD’nin arka çıktığı hükümet darbesinin üstünden geldiği, muhalefeti sandıkta altı kere yendiği gibi petrol grevini de sonunda durdurabildi. Ama petrol grevi PDVSA’nın -ve Venezüella’nın- geleceğini belirleyecek -hala devam eden- çatışmanın sadece bir safhasıydı.

Petrol Venezüella’da her şey, ve PDVSA petrol endüstrisinin temel işletmesi. 1975 yılında Venezüella’da petrol endüstrisi kamulaştırıldığı zaman kuruldu. Başından beri Venezüella hükümetleri ismen sahibi oldukları PDVSA’yı hiç bir zaman tam kontrol altına alamadı ve PDVSA “devlet içinde devlet” gibi işletildi. Şirketi yöneten petroleros (mühendisler, yöneticiler ve yerbilimciler) Venezüella’nın seçkin sınıfını meydana getirdi. Geçmişteki hükümetler zamanında petroleros’un başındakilerin, bakanlıklarda atamalar ve yatırımlar dahil bütün önemli politik kararlarda, sessiz veto hakkı vardı. Bu hakkı elde ettiler çünkü PDVSA iyi işletilen, kar getiren, yenilikçi, atılgan, teknolojide becerikli, bir Üçüncü Dünya ülkesinde kurulu Birinci Dünya mega-şirketi olarak kabul ediliyordu.

Bugün PDVSA’nın yıllık cirosu en aşağı 40 milyar dolar ve dünyada ikinci zengin hidrokarbon yatakları üzerinde oturuyor -78 milyar varil petrol ve tahmini 238 milyar varil tar-petrol (çok ağır, asfalt içeren petrol). Latin Amerika’nın en büyük şirketlerinden biri ve ABD’ye petrol satan ülkeler arasında dördüncü. PDVSA’nın bir yan kuruluşu olan Citgo ABD’de kurulu 8 rafineri ve 14.000 benzin istasyonu ile ABD’de Venezüella petrolünün dağıtımını yapıyor. Bütün Venezüella mali bakımdan PDVSA’ya bağımlı: petrol satışı devlet gelirinin yarısını ve dışsatımın %80’ini sağlıyor. Venezüella ekonomisinin önemli ölçüde artı değer yaratan tek kesimi PDVSA.

Bununla beraber petrolün olumsuz etkileri de var. Getirdiği yüksek kâr Venezüella’nın parasına değer kazandırdı. Dışalımın ucuzlaması sonucu dışsatım rekabet gücünü kaybedince yerel endüstri geriledi. İşgücünün sadece %3’ünü kullanan ve gayri safi yurtiçi hasılaya %7 katkıda bulunan tarım hemen hemen yok olmuş durumda. Yüksek petrol kazancı aynı zamanda bağımlı, yolsuz, yeteneksiz, kemikleşmiş bir bürokrasi kültürü yaratmış.

1999’da iktidara geldiğinden beri Chavez Venezüella’nın politik kültürünü ve ekonomisini temelden değiştirmeğe uğraşıyor. Hükümet yaygın yoksulluğa çözüm bulmak için yeni sosyal programlara milyarlar harcıyor: milyonlarca kişi şimdi bedava sağlık hizmetlerinden yararlanıyor, 1.3 milyon kişi okuma-yazma öğrendi ve halkın tahmini %35-40’ı kamuya ait pazarlarda indirimli fiyatla alışveriş ediyor. Öğrencilere bedava yemek verilen ilk öğretim okullarına devam eden öğrenci sayısı bir milyondan fazla arttı. Kırsal kesimde ve gecekondu bölgelerinde toprak reformu başladı. Kısaca, Chavez açıkladığı “21inci yüzyıl sosyalizmini yaratmak” düşüncesine uygun olarak sosyalizmi uygulanabilir bir model şeklinde yeniden yürürlüğe sokmağa çalışıyor. Ama Venezüella’yı gerçekten değiştirebilmek, petrol bağımlılığından kurtulmak ve gelişim seçenekleri yaratabilmek için Chavez’in öncelikle PDVSA’ya hâkim olması gerek- şu ana kadar hiçbir başkanın başaramadığı bir şey.

Cumhurbaşkanlığının ilk yıllarında Chavez şirketin başına bir dizi hükümete bağlı kişiler atadı, her biri yüksek düzey yöneticileri değiştirerek durumu düzeltmeye çalıştı. Ama yüksek düzeydeki bu değişim PDVSA’yı asıl yöneten mühendis ve öndüzey müdürlerin hükümete karşı düşmanca tutumlarını ve kültürlerini değiştirmedi. Şirket ya kapalı bir kutu yahut en kötü durumda sabotajcıların oynadığı bir alan halinde kaldı -yani petrol grevine kadar.

Aralık 2002’de -iş çevreleri ve sendika başkanlarının istediği iş bırakma eylemleri sırasında Caracas sokaklarında Chavista destekçileri ve karşıtları arasında çıkan çatışmalar arasında- petrol grevi başladı. Önce mühendisler ve müdürler kilit mevkileri terk etti. Daha sonra PDVSA’nın tankerleri petrol taşımayı reddetti, genel müdürlük görevlileri işi bıraktı ve bütün sistem -petrol kuyuları, rafineriler, tankerler, terminaller ve nihayet benzin istasyonları- gerilemeye ve kapanmaya başladı. Birkaç gün içinde benzin stokları azaldı ve kargaşa kaçınılmaz göründü.

Gittikçe artan benzin kıtlığına çare olarak hükümet güçlükle elde edilmiş yabancı para rezervlerini ve kalkınma ödeneklerini petrol dışalımı için kullanmaya başladı. Kısa zamanda hükümetin üst düzey görevlileri arasında umutsuzluk başladı: Üretime tekrar nasıl başlayabilirlerdi? Başta gelen birçok Chavista her ne pahasına olursa olsun grevcilerle anlaşmak gerektiğine inanıyordu. Ama buna kuvvetle karşı çıkan bir tek ses vardı.

PDVSA’nın yöneticisi eski gerilla, Chavez’in yakın destekçisi ve şimdiki dışişleri bakanı Ali Rodriguez idi. Diğerleri panik içinde felaket beklerken, Rodriguez bunu bir fırsat olarak gördü: tek bir sert çıkışla sabotaj ve yolsuzluğu kökünden halletmek olanağı. Grevcilerin tümünü -18,000 müdür, mühendis, işini terk eden işçi, PDVSA personelinin yaklaşık %45’i- işten çıkarmayı önerdi. Chavez Rodriguez’in önerisini onayladı. Bu karar ya çok parlak bir sonuç verecek yahut yıkıma doğru atılmış bir adım olacaktı.

PDVSA’nın eski başkanlarından biri durumu, “O işçiler binlerce yıllık, satın alınamayacak deneyimsel bilgi birikimini beraberlerinde götürdü,” diye açıkladı. “Bu durumdan PDVSA asla kurtulamayacak.” PDVSA’nın üretimi ve yatırımları gerçekten düşüş gösteriyor- Venezüella, gerçek kapasitesi günde 3.1 milyon varil olduğu halde ancak 2.6 varil petrol pompalayabiliyor. PDVSA ABD Menkul Değerler ve Borsa Komisyonu’na (U.S Securities and Exchange Commision-SEC) üç yıldan beri ilk defa ekim ayında verdiği mali çizelgede üretim miktarını abarttığını kabul etmek zorunda kaldı.

Aynı zamanda, hükümetin görüşüne göre Rodriguez’in grevcilere karşı sert saldırısı, tek tek temizlenmesi olanaksız olan bütün yerleşik sobatajcıları ve karşıdevrimcileri bir anda uzaklaştırdı. Rodriguez sadece yüksek düzey yöneticileri temizlemekle kalmadı, asıl güç merkezi olan “teknoyapıyı” da yok etti. Chavez hükümeti PDVSA’yı yeniden yapılandırırken onu sadece petrol şirketi olmaktan çıkartıp, alternatif kalkınmanın lokomotifi yapmak istiyor.

Guatire Dağıtım Merkezi’nin yeni müdürü, deniz kuvvetleri kaptanı Alejandro Castelo Rodriguez, grev sırasında tabanda Chavistaların yaşadıklarını anlatı: “İlk işimiz merkezi ele geçirmek ve güvenliği sağlamak oldu.” Grevin üçüncü gününde askerler geldiği zaman bütün müdürler ve mühendisler tesisi terk etmişti bile. Geride yalnız birkaç tane Chavista işçisi sabotajı önlemek için kalmıştı.

İthal petrol Guatire’ye akmaya başlayınca, Castelo yeni bir sorunla karşılaştı: Tesisin bütün bilgisayar sistemleri çökmüştü. Castello “Hiçbir şey çalışmıyordu. Burada vanalardan basıölçere kadar her şey bilgisayara bağlı ve hiçbiri çalışmıyordu,” diye anlatıyor. “Buradaki bilişim hakkında hiçbir şey bilmiyorduk.”

Guatire’de en basit işlemler bile çok karışık. Örneğin, doldurma tesislerinden Guatire’ye üç tip yakıt -dizel, benzin ve sıvılaştırılmış gaz- yoğunluklarına göre üst üste ayrılmış olarak aynı boru içinde akıyor. Guatire’de yakıtlar ayrılıp değişik tanklarda depolanıyor.

Bu olağan, basit ama gerekli işlemi yapan mekanizma grev sırasında kapatılmıştı. Castelo gururla “El kitaplarını okuyup yeni kontrol sistemleri geliştirdik. Karmaşık mühendis yöntemlerini tersine çevirdik. Hep gerilim içindeydik. 24 saat uyumadan ayaktaydık” dedi.

Daha sonra sıra dağıtım şebekesini yeniden kurmaya geldi. 1990’lı yılların başında PDVSA petrol dağıtım tankerlerini özelleştirmişti. Bu kamyon şirketlerinin sahipleri de greve katıldı; tesisleri kilitli, kamyonları kısmen sökülmüş bekliyorlardı. Castelo, Alexis Marco adlı bir kamyoncudan yardım istedi. Marco daha önceleri birkaç kamyoncu ile beraber kamyoncu kooperatifleri örgütlemişti.

Marco şimdi üç küçük kamyoncu kooperatifinin paylaştığı çakıl döşeli avluda anlatıyor, “Chavez’in TV programı ‘Alo Presidente’de nasıl kooperatif kurmamız gerektiğini, nasıl örgütleneceğimizi ve kazancımızı nasıl dağıtacağımızı dinledik. İspanya’da Mondragon’daki kooperatifleri araştırdık, öğrendik. Grev başlayınca çabuk harekete geçmemiz gerekiyordu.”

PDVSA’nın elinde eskiden kalma birkaç arızalı tanker vardı. Bunları acele yeni kurulmuş kooperatiflere kredi karşılığı sattı. “Tankerleri onardık ve bütün gece tanker sürdük,” diye anlatıyor Marco. “Hükümete karşı gruplar bize saldırdı, lastikler kurşunlandı, şoförler dövüldü, güvenlik için bize refakat eden bir asker öldürüldü. 22 yaşındaydı.”

İlk başlardaki olağanüstü durumun sona ermesiyle kamyoncu kooperatifleri kuruldu ve kendi bağımsız kararları ile PDVSA’yı değiştiriyorlar. Marco ile aynı avluda çalışan bir başka sürücü, Jose Carmona, “Grevden önce sosyal sigortamız yoktu. Sefer başı ödeme yapılıyordu. Hastalık iznimiz yoktu. Yaşayabilmek için günde 10-12 saat çalışmak gerekiyordu. Şimdi 8 saat çalışmamız yetiyor. Ailemizle beraber geçirecek zamanımız ve genç beyzbol takımları kuracak paramız var.”

Birçok bakımdan ekonominin her kesiminde yer alan bu kooperatifler Venezüella deneyiminin en iyi, en doğal tarafını somutlaştırıyor. Burada devrim ideolojik değil pragmatik. İnsanların gereksinmelerini karşılayacak daha iyi bir yol. Carmona muhalefetin Chavez’i küçümseyerek sık sık söylediği lafla alay ederek “Bu ‘Castro-Komünizmi’ değil, bu Bolivaryan” diyor. O sırada tankerler gelmeğe başlayınca kooperatifin kamyonlara yazdığı yeni slogana, “La Nueva PDVSA, es del pueblo” işaret ediyor.

Yeni sloganın dediği gibi “yeni PDVSA” gerçekten “halka ait” olabilir, ama yönetim hala, Chavista olsalar bile, küçük işlerle ve Bizans oyunlarıyla vakit geçiren tipik Latin Amerikan bürokratlarının elinde. Ne petrol bakanı Raul Ramirez, ne bir başkası işine son verilen 18,000 hizmetli, geciken SEC mali çizelgesi, ve PDVSA’nın azalan üretimi hakkında açıklama yapmıyor.

En sonunda, bazı kişisel temaslardan sonra, La Campina’da PDVSA Genel Merkezi’nde çalışan genç bir Chavista olan Daniel Nunez Gleynzes ile penceresiz küçük bir odada buluştum. Orada Nunez ve denetmen yoldaşı Angel Vere işleri ve PDVSA’ya nasıl geldiklerini anlattı.

Grev sırasında hükümet karşıtı bir serseri grubu PDVSA’nın merkez ofislerine saldırdı. Yerel sol örgütler karşılık verdi. Petrol grevi sırasında Caracas halk örgütleri koalisyonu ile çalışan Vere, “La Campina PDVSA’nın Beyaz Sarayı gibi. Orayı onlara teslim edemezdik” dedi.

La Campina’nın kontrolünü ele geçirme savaşı, gruplar arasında yumruklarla, sopalarla ve ara sıra silahlı çatışmayla orta çağ savaşlarına benzemeğe başladı. Caracas’ın o zamanki muhalif belediye başkanı Alfredo Pena Chavistalara karşı polislerini gönderdi. Sonunda Chavistalar La Campina’nın ofis binasını ele geçirdiler. Orada çalışmaya devam eden büro hizmetlilerini denetlemek için komiteler kurdular. Vere, Nunez ve başkaları PDVSA’dan muhalifleri temizlemek için kurulan “Yeniden Yapılanma Komitesi”nde görevlendirildiler.

Guatire tesisinde olduğu gibi La Campina’da da bilgisayar sistemleri çöktü. Şirket data nakledemedi, mal sayımı yapamadı, siparişleri işleyemedi, ödemeler durdu vs. Daha kötüsü tesisin elektrik parçaları düzensiz çalışmaya başladı. Uzaktan kumandalı, can alıcı vanalar ve borular olur olmaz zamanlarda açılıp kapanmağa, ufak tefek kazalara neden olmağa başladı: Guatire’deki ana boru nerdeyse patlıyordu.

Nunez, “Escualidos’la (zayıf kişilikli insanlar anlamında aşağılayıcı bir deyim) savaşmak için bilgisayarlara kaçak girebilen insanları kullandık.” diyor. “Kendi sistemimize izinsiz girmek zorunda kaldık.” Bilgisayar sabotajı grevin çok daha fazla zararlı olmasına yol açtı.

Krizin en zor safhasını atlattıktan sonra Yeniden Yapılanma Komitesi başka sorunlarla uğraşmaya başladı. Nunez “Artık buradaki kültürü değiştiriyoruz.” diyor. “Birçok kişi hala aylıklarını almaktan başka bir iş yapmıyor. Onları çıkarmak istiyoruz. Bütün escualidos gitmeli. Devrimcilere iş vermek istiyoruz. Yalnız Chavista olmak yetmiyor. Komitede herkes Marksist ama radikal düşünen herkese açığız.”

Konu petrol pompalamaktan ve pazarlamaktan uzaklaşıyor. Vere’nin işbaşı yapması gerek ama gitmeden konuşmayı günlük gerçeklere çeviriyor. “PDVSA’da ve bütün toplumda devrimi sosyal projeler ve eğitim ile derinleştirmeğe ve yerleştirmeğe çalışıyoruz. Mümkün olduğu kadar kooperatiflerle çalışıyoruz ve işbirliğini genişletmek istiyoruz. Yeni yollar bularak PDVSA’nın bütün topluma hizmet vermesini sağlamalıyız.”

Grev hikayelerinde tekrar tekrar işitilen bir isim var: INTESA.1996’da kurulan bu teknoloji firması PDVSA ve U.S Fortune 500 şirketi (ABD’nın en büyük 500 şirketinden biri) Science Applications İnternational Corp- SAIC’in, ortak yatırımı. INTESA’yı bir önceki hükümetten miras alan Chavez hükümeti SIAC’ın ABD İstihbarat Kuruluşlarıyla yakın ilişkisini dehşet içinde öğrendi. SIAC’ın yönetim kurulu üyelerinden bazıları: Eski CIA müdürleri John Deutsch ve Robert Gates; eski ABD savunma bakanı William Perry; eski ABD Ulusal Güvenlik Servisi (NSA) müdürü Bobby Inman; ve 1997 yılında NSA’dan emekli olduktan sonra SIAC’ın Genel Müdürü Yardımcısı olarak atanan ve 2000 yılında tekrar Ulusal Güvenlik Servisine Yardımcı Başkan olarak geri dönen William B. Black, Jr. PDVSA, INTESA/SAIC’ı malzeme, giriş kodları ve bilgileri çalarak, bilgisayar sistemlerini çökerterek ve uzaktan kumandayla petrol akışını bozarak greve yardım etmekle suçluyor.

PDVSA’nın üretim tesislerini görmeğe Ciudad Ojeda’ya gittim. Ciudad Ojeda Maracaibo Gölü’ne bakan, boş barlarında hayat kadınlarının beklediği, durgun bir petrol şehri. Burası petrol endüstrisinin borularına her gün bir milyon varilden fazla petrol akıttığı geleneksel kalbi. Paslanmaya başlamış vinçler, petrol sondaj kuleleri, çeşitli platformlar Ojeda’yı çevreleyen gölün üstüne dağılmış. Doğasına özgü olmayan su mercimeği gölün kıyılarını su üstünde yüzen bir halı gibi kaplamış.

Yerel halk işlerin yavaş olduğunu söylüyor. PDVSA’nın finanse ettiği, yetişkinler için okuma yazma programı Mission Rivas’ta öğrenci olan Janneth Nunez’le aylık ücretini almak için beklediği bankanın önünde konuşuyoruz. PDVSA’nın küçük kooperatiflerle hizmet ve bakım işleri için anlaştığını ama yinede yeterli iş olmadığını anlatıyor. “Artık bütün atamalar Caracas’ta yapılıyor” diye onaylayarak söylüyor. “Yerel idareciler işleri satıyordu” diyor.

Petrol endüstrisinin tümü tetikte bekliyor. Buraya gelmeden kısa bir süre önce bu bölgede 120 PDVSA müdürü sabotaj ve yolsuzluk nedeniyle işten kovuldu. Bir zamanlar ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin yönettiği petrol servisleri firması Halliburton’un burada hala kontratları ve ofisleri var. (Halliburton’dan hiç kimse konuşmayı kabul etmedi.) PDVSA petrol kulelerini gezmeme izin vermiyor ve ödemedikleri vergilerin ödenmesi için ağır hesaplar bekleyen yabancı şirketler ise çok sinirli. Birkaç hafta önce iki ABD’li gazeteci PDVSA’da resim çektikleri için tutuklandı.

Gölü kendi başımıza araştırmak isteyen iki arkadaş ve ben sandal kiralamaya karar verdik. Sandalcılar bizi götürmeğe pek istekli değildi.

Genç bir adam, “Gidemeyiz” dedi. “Göl korsan dolu.”

“Korsanlar mı?”

“Balıkçıları öldürüp kayıkları ve motorları alıyorlar. Öğleden sonra göle açılmak çok tehlikeli.” Paçasını yukarı kaldırıp kurşun izini gösteriyor. Omzunda bir iz daha var. Arkadaşlarının yüzü ciddi. Niyetleri pazarlık değil: gölde gerçekten korsanlar var ve bu adamlar ne kadar çok para önerirsek önerelim öğleden sonra göle gitmeğe razı olmuyor. Nihayet Americo adlı bir balıkçı bizi ertesi gün şafakta götürmeyi kabul ediyor.

Gündoğumunda önce mangrovlar sonra su mercimekleri arasından geçip göle açılıyoruz. Göl göz alabildiğine uzanıyor. Yavaş yavaş, su üzerinde yüzen petrol kuleleri, elektrik direkleri, terkedilmiş petrol kuyuları, araba büyüklüğünde yarı batık şamandıralar, servis mavnaları, ve ışığı hala yanan dev pompalama ve sondajlama istasyonlarından oluşan gerçek bir şehir beliriyor.

Petrol kuyularını dolaşmamıza olanak yok. Etraflarında dolaşıyoruz. Fotoğrafçı arkadaş resim çekerken ben endüstrinin halini anlamaya çalışıyorum. Eğer Maracaibo Gölü Venezüella petrol endüstrisinin kalbiyse, nabzı iç karartacak kadar yavaş.

Caracas doğu varoşunda kocaman gecekondu mahallesi Catia’da bir tepe üstünde eski bir petrol dağıtım tesisi var. Yapı planı Guatire’nin benzeri. Bu tesis 12 yıl önce kapatılmış ama yakın zamanlarda Fabricio Ojeda Endogenous Development Nucleus olarak hizmete başlamış. Bir tür sosyalist iş merkezi, gelecek için gelişme modeli, ve PDVSA’nın sadece bir petrol şirketi olmaktan çıkıp başka bir şeye değişimin kusursuz sembolü.

Chavez bu içten büyüyen kalkınma merkezlerini heyecanla destekliyor ve bu yıl yüzlercesinin çalışmaya başlaması planlanıyor; bu model merkezde kooperatif ayakkabı ve giyim fabrikaları, bir sağlık merkezi, yeni kooperatifçileri eğitecek bir okul ve alternatif tarımcıların eğitileceği yamaçta kurulmuş teras bahçeler var. İspanyolca kısa adı NUDE diye bilinen bu endüstriyel eğitim, sosyal hizmetler ve yatırımın odak noktasının, Chavez’in kurmak istediği eşitlikçi, yerinden yönetilen, petrolden bağımsız ekonominin itici gücü olması bekleniyor. Bütün bakanlıklar NUDE’leri örgütleme ve finanse etmekten sorumlu olacak ama şu ana kadar yalnız PDVSA’nın Nucleo Fabricio Ojeda’sı işliyor.

Tesisin fiziki görünüşü etkileyici: binaların hepsi kırmızı tuğla, eski doldurma merkezi ortak halk alanı olmuş; iki fabrika da aydınlık ve bakımlı, sağlık merkezi yeni ve iyi donatılmış. Gelir dağıtımını yaygınlaştırmak için PDVSA’dan ve ordudan mühendislik hizmetleri ve yapım için yerel kooperatifler kullanıldı. Ayakkabı fabrikasında işçiler yeni bir meslekte eğitiliyor. İlk aldıkları sipariş PDVSA’dan 200 çift ayakkabı. PVDSA bu ayakkabıları son sel felaketinde evsiz kalan okul çocuklarına dağıtacak. Giyim fabrikasında PDVSA için Tişört ve iş elbisesi dokunuyor.

Bütün merkez -temiz, yeni ve mutlu- başarının izlerini taşıyor ama bu sadece paranın getirdiği bir başarı mı? NUDE’lerin gerçek başarısı kullandıkları varlık ile değil, yarattıkları varlık ile ölçülecek. Model NUDE’nin kurucularından sosyal psikolog Alejandra Espina merkezin planını yapanların parasal bağımlılıktan kurtulmak için fabrikaların ne kadar üretmesi gerektiğini bilmediklerini söylüyor. “Her şey o kadar yeni ki,” diye açıklıyor “bazı şeyleri tersinden yaptığımızın farkındayız.” Ama bu deney, artı değer yaratmak bir yana, daha masraflarını bile karşılayamıyor. Bu NUDE’nin fiziki yapısına ekonomik düzeninden daha fazla önem verilmiş.

Bu kalkınma merkezleri düşüncesi sadece bir yıl önce ortaya atıldı ama çok sağlam olmayan hesaplama, petrolün yarattığı parasal imkanların devrimde nasıl beceriksizliğe yol açtığını gösteriyor. Birçok bakımdan “Potemkin köyü” Nucleo Fabricio Ojeda’nın içyüzü Venezüella’nın klasik hikayesini anlatıyor: kocaman düşsel planlar, büyük modernist ilgi ve şevk ve petrol parasının gizlediği örgütsel beceriksizlik.

Önceki hükümetlerin bazıları da petrol parasını kullanarak petrol dışı kalkınma yaratmağa çalıştılar ama hepsi başarısız oldu.

Hector Ciavaldini PDVSA’nın ilk gerçek Chavista müdürü. Şu anda alternatif yerel kalkınma konusunda danışman olarak görev yapıyor. Nerdeyse yetmiş yaşında, gözü pek, kavgacı kişiliğiyle tanınıyor. Eski petrolero’larla ilk çatışmaya başlayan o. Bir otel bahçesinde buluşuyoruz. Devrimin nasıl geliştiğini sorduğum zaman tekrar PDSVA’dan konuşmağa başlıyor. PDVSA toplu işten çıkarma, grev ve hala devam eden sabotajlardan sonra kendini toparlayabilir mi bilmek istiyorum.

Omuz silkerek, “Bilmek için daha çok erken” diyor. “Ama şunu diyeceğim: Eğer başaramazsak sonumuz gelir. Sadece devrim, Venezüella değil bütün Latin Amerika’nın sonu olur. Eğer başaramazsak bizi acı, şiddet ve açlık dolu bir yüzyıl bekliyor.”

Bu büyük bir görev -sosyalizm düşünü yeniden yaşama geçirme görevi. Ama büyük misyonları abartıp, aşırı ısıtıp, ideolojik boş laflara döndürme riski var. Petrol fiyatının varil başı 50 doları aştığı bir dönemde Venezüella devriminin kalbi PDVSA’da süregelen kriz dikkat çekmeyebilir. Eğilim havadan geleni harcamak, büyük hayallere yatırım yapmak ve daha büyük hayallerden konuşmak.

Chavez de bazen dini havalı anlamsız konuşmalarıyla bu eğilimi körüklüyor. Geçenlerde “Ya cehenneme götüren yol olan kapitalizm, yahut tanrının krallığını bu dünyada kurmak isteyenler için sosyalizm” dedi. Eskiden eylemci, yeni görevlerinde yardımcı bakan ve yüksek düzey bürokratları olan devrimci kadrolar arasında da bu tip konuşanlara rastlanıyor. Ama hakkını vermek gerekirse Chavez böyle bir laf söyledikten hemen sonra yerel iş sahiplerine pragmatik, işlevsel önerilerle sesleniyor. Chavez’in sosyalizmi pratikte karma ekonomi.

Sonuçta Venezüella’nın kazanması veya kaybetmesi, devletin gelişmesi ve dinamizmi hakkında izlenimler yaratan boş laflardan daha çok çoğunlukla küçük çapta ama halk yararına uyguladığı politikalar ve PDVSA gibi kuruluşları gerçekten kontrol edebilmesine bağlı olacak. Ciudad Ojeda’ın petrol işçileri ve balıkçıları yahut Nucleo Fabricio Ojeda’da ayakkabı yapan kadın için güncel basit şeyler önemli. İstedikleri iş, kredi, eğitim ve kooperatifleri için yeni kontratlar. Tanrının Krallığı bekleyebilir.

Christian Parenti- The Nation dergisi muhabiri, yazar

NACLA, Cilt 39, Sayı 4, Ocak-Subat 2006


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org