[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Neo-Liberalizm Geri Viteste: Bolivya’nın Yeni Enerji Bakanı ile Bir Söyleşi -Federico Fuentes
3 - 06 Şubat 2006

Avukat ve gazeteci Andres Soliz Rada Bolivya solunun en tanınmış kişilikerinden biri. 30 yıldan fazla bir süre önce Bolivya’da Ulusal Sol Akım’ın kuruluşunda çalıştığından beri, Bolivya’nın doğal kaynaklarının en kuvvetle savunucularından biri oldu. Green Left Weekly’den Federico Fuentes, Evo Morales’in, Bolivya’nın ilk yerli cumhurbaşkanının seçilmesinden bir iki gün önce Soliz Rada ile gelecek Morales hükümeti ve özellikle doğalgaz konusunda konuştu. Soliz Rada şimdi Morales hükümetinde yeni atanan hidrokarbonlardan sorumlu bakan olarak stratejik bir rol oynayacak -birçok çokuluslu şirketi kaygılandıran bir durum.

Bolivya, ülkenin yerli çoğunluğunun doğal kaynaklarını geçmiş hükümetlerin zorladığı neo-liberal politikalara karşı savunmak için verdiği şiddetli sosyal çatışmalara sahne oldu. Bolivya’nın doğalgaz kaynağı -tahminen bir trilyon metre küpten fazla ve Güney Amerika’nın ikinci büyük rezervi- konusu daha önce iki cumhurbaşkanını devirdi ve Morales hükümetinin de başarısında ya da devrilmesinde önemli rol oynayacak.

Soliz Rada için, “Bolivya’nın doğalgaz sorunu, enerjinin -özellikle petrol ve gaz- küresel stratejik önemine doğrudan bağlı. Son yılların en önemli sorunu olduğu gibi gelecekte de, hiç olmazsa 21. yüzyılın ilk yarısında önemli olmaya devam edecek.” Soliz Rada, “ABD 21. asırda küresel egemenliğini garantilemek istiyor”, ve bunu başarmak için, “kendisini endişelendiren bazı konuların üstüne gitmesi gerek” dedi.

ABD Egemenliğine Karşı Koymak

Kaygılardan biri ABD’ye “deli gömleği” görevini yapan Birleşmiş Milletlerin nasıl zayıflatılacağı. Washington hükümetinin Irak’taki tek yanlı hareketleri BM cephesinde fazla ilerleyemediğini gösteriyor. İkincisi, ABD emperyalizminin Irak’taki eylemlerinin gösterdiği gibi, enerji kaynaklarının kontrolü. “Irak’a bir bakalım. Oraya diktatör devirmeye gitmediler. Irak’ın temel kaynağı, petrol yerine tavuk olsaydı, ABD orayı işgal etmezdi. Ama tabii ki sorun sadece Irak değil -Hazar Denizi ve Afganistan, Afrika’da Nijerya ve Latin Amerika da var.”

“Güney Amerika’dan ABD’ye petrol ihraç eden başlıca ülke Venezüella… ki ABD’ye büyük sorun yaratıyor. ABD Kanada ve Meksika’dan, ilişkileri dolayısıyla, biraz destek görüyor ama Güney Amerika’da Bolivya’nın bölgesel önemi var. Petrol kaynağı, örneğin, Endonezya ile karşılaştırılamaz ama Bolivya’nın doğalgazının bölgede, Brezilya, Arjantin ve Şili’de iş yapan uluslararası şirketler için önemi çok büyük.”

“Doğalgaz konusu Bolivya’nın Arjantin’de Nestor Kirchner ve Brezilya’da Lula hükümetleriyle ilişkilerinde karşılaştığı en büyük sorun olacak. Uzun yıllardan beri bu iki ülke uluslararası şirketlerin Bolivya doğal gazını sübvansiyonla desteklenen indirimli fiyatlarla satışından yararlandılar. Doğal gazın uluslararası fiyatı 8-10 dolar/milyon BTU (British Thermal Unit) iken Arjantin her milyon BTU için 3.25 dolar ödüyordu. Bolivya’nın yoksulluktan kurtulması için bu durumun değişmesi gerek. Soliz Rada’ya göre, bu, bir yandan IMF’ye kafa tutan, öte yandan “REPSOL ve diğer uluslararası şirketlerle Bolivya’nın çıkarı aleyhine yakın bağları olan” Kirchner ile anlaşmazlık çıkarabilir.

Üçüncü konu, ABD egemenliğini kolaylaştırmak için Üçüncü Dünya ülkelerini zayıflatmak. Soliz Rada, “Bolivya’nın son 20 yılda ulusal devletin gittikçe zayıflatıldığı bir süreç içinde” olduğuna inanıyor. Bunu, “devletin halkın gereksinmelerine cevap verememesinden dolayı herkesin sorunları başka şekilde çözmeye çalışması”na bağlıyor.

Doğal Gazı Kamulaştırmak

Soliz Rada şöyle açıklıyor: “Eğer Arjantin’de Cordoba’da bir vatandaşsan ve eğer Arjantin devleti beslenme, barınma gibi sorunlarına bir çözüm bulamıyorsa, o zaman Cordoba halkı kendileri çözüm aramak isteyecek.” “Bu şekilde ulusal devleti istikrarsızlaştıran bölgeselcilik doğmaya başlar. Bolivya’da bugün yaşanan bu. Sorun Bolivyalılar için çözülmediğinden, halk sorunları Santa Cruz için, La Paz için, Tarija için çözmeğe çalışıyor ve bu ayrılma her bölgenin kendi alanlarındaki doğal kaynakların kontrolünü istemesine neden oluyor. ‘Tarija için gaz’, 'Santa Cruz için gaz’ ve ‘La Paz’da yanlış harcanıyorsa niye vergi ödeyelim’ sesleri yükselmeye başlıyor ve bu devleti zayıf düşürüyor.

Bolivya’da ayrıca bir de yerli halkın etnik sorunu var. Eğer bir Bolivyalı olarak sorunlarımı çözemiyorsam, o zaman bir Aymara, bir Keçua, bir Guarani olarak çözmek istiyorum. Bu ayrılıklar yabancı çıkarlar, çok uluslu petrol şirketlerinin ulusal devleti zayıflatma isteği ile körükleniyor. Bolivya’da ülkenin bölünme olasılığı konu oluyor -bir bölge Brezilya’ya gidecek, Tarija Arjantin’le birleşecek gibi.”

Soliz Rada, Bolivya’nın doğalgazı bu sorunu çözmeye yardımcı olur diyor, “çünkü doğalgazın kamulaştırılması dağınık sosyal sektörleri birleştirebilir diye bir düşünce var.” Mayıs-Haziran 2005’te ulusal halk hareketi sadece bir cumhurbaşkanını görevden uzaklaştırmakla kalmadı, aynı zamanda doğudan batıya bütün halk hareketlerini kamulaştırma konusunda gerçek anlamında birleştirdi. “Artık Aymaralar, Keçualar, Guaraniler yahut Oruro’lular veya Chimore’liler için değil ama Bolivya için doğalgazı yeniden kazanmak istiyorlar. Doğalgaz Bolivyalıları birleştiren bir bayrak oldu.

Bolivya’nın doğalgazının “aynı zamanda dış politikada da olağanüstü önemli bir rolü var çünkü Bolivya Hugo Chavez’in PETROSUR diye adlandırdığı Güney Amerika Kamu Petrol Şirketleri Birliği (Brezilya’dan Petrobras, Arjantin’den Enarsa, Bolivya’dan YPBF ve Venezüella’dan PDVSA) kurma çalışmalarına katılabilir.

“Kamu şirketleri, birleştikleri takdirde, Repsol (İspanya), Amoco (ABD) ve British Petroleum (İngiltere) gibi dev birliklere karşı koyabilirler.Yüksek korunma gücü (şirketlere karşı) haline gelebilirler ve daha önemlisi, bütün Güney Amerika’yı kapsayan büyük projeli bir kalkınma planı yapabiliriz”.

“Halklarımızın bölünmesi bağımlılığın devam etmesi demek. Chavez bu ayrılma düşüncesini reddetti. Gaz konusu Bolivyalıları yurt içinde birleştirdiği gibi, Latin Amerika’yı da birleştirebilir ...bu ulusal devletlerin direnişine yol açabileceği için ABD’yi ciddi şekilde kaygılandırır.” Soliz Rada’ya göre Petrosur bu direnişi güçlendirir, çünkü “enerji komisyonculuğunu ABD yapmayacak, Güney Amerika devletleri pazarlığı kendi aralarında yapacaklar.

Toplam olarak, Güney Amerika dünya petrol kaynaklarının %15’ine sahip ve bu Petrosur’u gelecekte küresel politikada güçlü söz sahibi yapıyor. Soliz Rada, “Projeyi gerçekleştirmek çok zor olacak” dedi, “ama bu yolda devam etmemiz gerektiğine inanıyorum.”

İlk adımlar Morales’in ant içtiği gün atıldı. 23 Ocak’ta PDVSA La Paz’da bir büro açtı. Aynı gün Chavez ve Morales PDVSA ve YPBF arasında gaz ve petrol işleme ve arıtma ve altyapı projeleri geliştirme işbirliği anlaşmasını imzaladı.

Ulusal Görüş Gereği

Seçimlerden kısa bir süre önce, halk yoklaması Morales’i sağ kanat adaylarından az önde gösterirken, Soliz Rada problemin kısmen şundan kaynaklandığını söylüyordu: “Evo ulusal görüşü tam temsil etmiyor. Morales daha çok yerli Keçuaların, Aymaraların, 500 yıldır haklarını kullanamayan ama şimdi onları isteyen halkın görüşünü temsil ediyor. Ülkenin büyük bir kısmı Evo’nun etnik kesimlerin temsilcisi olacağına inanıyor, ama Bolivya’nın bütünü için ulusal bir projesi yok. Bunun için Chavez’e çok saygı duyuyorum çünkü Venezüella’nın ezilen kesiminden, dışlanmış bölgelerden geldiği halde, Chavez Venezüella için ulusal bir projeyi temsil ediyor. Venezüella’da kimse bölünme istemiyor, konu çokuluslu şirketlere karşı savunma istiyor.”

Soliz Rada’nın o zamanki kaygısı Morales’in seçimi kazandığı halde meclisin ve valiliklerin ulusal hükümete karşı güçlerin kontrolünde kalabileceği idi. Ama, Morales’in ezici zaferi -mecliste çoğunluğu kazanmadığı ve 9 valilikten sadece üçünü kazandığı halde- üzerine Bolpress’te 6 Ocakta yazdığı bir makalede Soliz Rada, “mucize gerçekleşti. Evo oyların %54’ünü aldı ve bu ülkeyi parçalanmaya doğru sürükleyen neo-liberal politikaları durdurmayı yasallaştırdı” diye yazdı.

Soliz Rada Green Left Weekly’ye konuşurken, Morales’in partisi MAS’ın zaferi ne kadar büyük olursa olsun, “Santa Cruz oligarşisinden gelen güçlü bir muhalefet olacak” dedi. Kazanılan zafer sağ kanadı savunmaya geçirdiyse de, istikrarsızlık yaratmaya devam edeceklerine hiç şüphe yok. Bu konuda Soliz Rada, MAS’ın karşılaşacağı tehlikelerden birinin, devletin yıllardan beri dışladığı ve ihmal ettiği “radikal sol hareketler”den geleceğini söyledi. “Bu konuda kaygılıyım. Morales sağdan gelen karşıtlığı frenlemeye çalışacak, ama radikal sol grupların derhal, 100 gün içinde çokuluslu şirketlerin kovulması yahut 30 gün içinde ücretlerin artmasını istedikleri bir durumla karşı karşıya kalabiliriz. Maalesef bu gruplar bu tutumun sağa yardım edeceğinin bilincine varacak olgunlukta değil. Bu radikal grupların bu tehlikeyi anlayacaklarını umuyorum. Programlarını, beklentilerini açıklamaya, istemeye hakları var ama bunu aceleye getirmede ülkeyi kargaşaya düşürmeden ve MAS hükümetinin devrilmesine yardımcı olmadan yapsınlar.”

Soliz Rada, “Değişik düşüncelerde olan çeşitli politik gruplar var,” dedi “ama ulusal çapta olan bir tek MAS var. Çözüm, Mas’ın yeterli büyüyerek, yayılarak ve güçlenerek Venezüella Bolivar hareketine dönüşmesine bağlı.”

Soliz Rada son olarak, “Eğer MAS kendisini bir Bolivar Hareket’ine dönüştürebilirse, onun ve bu ülkenin geleceği var. Ama parçalanır, yok edilirse, eski yeni-liberal hükümetlere geri döneceğiz ve belki de ülke yıkılacak.”dedi.

1 Şubat 2006

[Green Left Weekly’den Latinbilgi.Net tarafından çevrilmiştir]


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Küba Anayasa’sına, 2002 yılında eklenen bir maddeyle “Devrimin sosyalist karakterinden geri dönülmeyeceği” ilkesi, Türkiye Anayasasındaki 4. Madde gibi değiştirilemez hüküm olarak sabitlenmiştir!
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org