[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



FPMR Lideri Kumandan Salvador'la Söyleşi -Metin Yeğin
6 - 30 Ekim 2005

Kumandan Salvador, yani esas adıyla Galvarino Sergio Apablaza ile Arjantin’de serbest bırakıldıktan henüz bir hafta sonra konuştuk. Bu ropörtaj ‘Galvarino Sergio Apablaza’ ile yapılan ilk ropörtajdır. Şili devrimci hareketi FPMR nin lideri Kumandan Salvador, Özellikle askeri cuntanın Bakanlarından Hugo Dolmestch’e ve Pinochet'in yakın arkadaşı cuntanın en önemli destekçisi medya patronu senatör Jaime Guzman’a karşı düzenlenen suikast eylemlerinden dolayı hala aranıyordu. Arjantin'de yakalanıp, siyasi mülteci hakkını kazanana dek 7 ay cezaevinde kaldı. Şili'de Cunta dönemi işkencecilerini yargılamada eli yavaş sosyalist partinin Lagos hükümeti Kumandan Salvador’un ‘terörist’ olduğu gerekçesiyle ısrarla iadesini istiyor.

Metin Yeğin

Yeni serbest kaldınız. Özgürlük nasıl bir duygu?

Kumandan Salvador

Şaşırtıcı! Ayrıca bu özgür kalmamın sadece tek bir anlamı yok başka bir anlamı da var. Burada (Arjantin) kısa bir zaman yattım ama esas otuz yıllık illegal yaşamın sonu bu. Şili’ye Pinochet geldiğinden itibaren ben diktatörlüğe karşı mücadele etmeye başladım. Bir buçuk yıl cezaevinde kaldım. Cezaevinden sonra Panama’ya kaçtım sonra da ordan Küba’ya geçtim. Sonra 1984 yılında tekrar illegal olarak Şili’ye geri döndüm ve halkım için mücadele etmeye devam ettim. Yani bütün bu süreçten sonra ilk defa kendi ismimleyim. Ondan sonraki süreci zaten ailem bilmez, kardeşim, annem. Yıllarca ailemle ve yoldaşlarla hiç görüşemedim. Tamamen başka bir dünyada yaşadık, her şeyiyle.

MY

Kişisel devrimci tarihinizden genel olarak bahseder misiniz ?

KS

Ben politik yaşamla doğrudan ilgilenmeye üniversitede başladım. Salvador Allende’nin Birleşik Cephesi’ne (Unidad Pueblo) katıldım ve militan olarak Salvador Allende’nin seçimleri kazanması için mücadele etmeye başladım 1970’de. Halk hükümetinin kurulmasından sonra iki yıl alternatif bir halk modeli geliştirme mücadelesine katıldım. Tabii ki bu sosyalist Allende Hükümeti’ni yaşatmak için bir politik mücadeleydi. Bu sadece Şili için de önemli değildi, bütün dünya için çok önemli bir durumdu. 1970’lerde bütün dünyada, bütün devrimci partiler arasında, Küba’da, hepsinde çok önemliydi ki o zamanlar sosyalist hareket dünyada çok güçlüydü, daha güçlüydü. Halk içinde bu hükümet önemli bir referanstı. Aynı zamanda halk hareketi (Movimento Popular) hükümeti dünya halkları için bir mücadeleydi. Amerikan emperyalizmine karşı yüce bir halk hareketi durumundaydı. ‘Movimento Popular’ hükümetinden sonra yaklaşık, iki buçuk yıl sonra 1973 Eylül’ünde diktatörlük geldi. Tabii ki diktatörlükle beraber bir sürü baskı başladı, üniversitede de tekrar ilişkiye girdik, diktatörlüğe karşı direnmek için, ülke için. Yakalanıp toplama kampına konulduktan sonra ülkeden ayrılmak zorunda kaldık. Kaçak olarak Panama’ya, oradan da Küba’ya geçtim. (Kumandan Salvador bu dönemde Küba Komünist Partisi üyesi ve Küba devrimci ordusunda bir subay olmuştur.) Sonra Küba’da, Nikaragua devrimine katılmak için uluslararası bir tugay (Brigada Internacionalista) meydana getirdik. Uruguay’lı, Arjantin’li, El Salvador’lu, Guatemala’lı, Nikaragua’lı. Sonra Nikaragua’ya giderek ve Sandinist’lerle birlikte devrim için mücadele etmeye başladık. Daha sonra da devrimi savunmaya başladık, okullar kurduk, hususi okullar inşa ettik. Sonra tekrar Küba’ya dönüp, oradan da Şili’ye illegal olarak geçtim. Şili’de faşist askeri diktatörlük geleli on yıl olmuştu. Komünist partisi stratejik olarak etkisiz kalmıştı. Diktatörlük döneminde, komünist partiyle birlikte reforminist bir mücadele sürdürebilmenin olanakları yoktu. Devrimci şiddet uygulamaktan başka çare yoktu diktatörlüğe karşı. Bunun için yeni birşey örgütlemek gerekiyordu. Bu nedenle Frente Patriotico Manuel Rodrigez’i (FPMR- Manuel Rodrigez Yurtsever Cephesi-) kurduk. 1983 Kasım ayında cephe kuruldu, sonra ilk büyük eylemini gerçekleştirdi. Bunun anlamı böyle bir cephenin varlığını bütün ülkeye duyurmaktı, dikkati çekmekti. Bu o esnada diktatörlüğe karşı çok önemli bir direnişti. Büyük bir moral yarattı halk için. Bu, cephenin halkla ilişki kurabilmesini, konferans yapabilme şansını doğurdu. Halk diktatörlüğe karşı bir şey yapabilmenin mümkün olduğunu anladı. Üç dört gün sonra büyük bir hareketlenme ortaya çıktı. Ulusal çapta büyük protestolar oldu. FPMR’ye bizim ordumuz diye sahip çıkıldı. Objektif olarak diktatörlüğe karşı politik bir direniş hattı ortaya çıkardı. İspanya’da da etkisi böyle oldu. Merkezlerde, istasyonlarda, sokaklarda protestolar yapıldı. Ama diktatörlüğe karşı mücadelede uluslararası destek hiçbir zaman gelmedi. Onlar her zaman diktatörlüğün arkadaşıydılar. Ondan sonra cepheyle halk arasında birlikte hareket edebilme olanakları doğdu. Küçük de olsa ‘Frente Patriotico’ bağımsızlık cephesi ile ve diktatörlüğe karşı bir örgütlenme şansı doğurdu.

MY

Siz herhalde çok iyi hatırlıyorsunuz sosyalist Salvador Allende Hükümeti dönemini. Allende Hükümeti ne hatalar yaptı sizce? Hataları var mıydı?

KS

Evet çok iyi hatırlıyorum. Bence bir sürü yanlış var. Çok kötü yanlışlar yapıldı. Her zaman emperyalizm çok kötü saldırdı, sağcılar çok kötü saldırdı, onlara karşı bir şey yapabilmek mümkün değildi diye konuşulur. Tabii ki tarihsel olarak böyle bir durum var. Son günü unutabilmem mümkün değil, o dehşet gününü. Ama bence aslında halkı koruyabilme gücümüz vardı. Çünkü prensip olarak zaten böyle bir stratejimiz de mevcuttu ve halkla da çok iyi bağlantılar vardı. Ancak solun içerisinde bir bütünlük sorunu vardı. Ayrıca bence sağcıların yaptıkları hareketlere karşı yeterince önlem alınmadı. Böyle bir ortamda diktatörlük mümkün oldu. Aynı zamanda bir karakteri vardır Şili’nin ki bu dehşet vericidir, demokratik geleneği zayıftır. Ordu Şili’de her zaman politikanın içerisindedir diğer ülkelerden farklı olarak. Yalnız ordunun içerisinde de bir bölüm vardı, halk hükümetini destekliyordu, demokratik yürümeyi destekliyordu ama bu reaksiyonel kanatla da tam olarak bir bağlantıya geçilemedi, çok ufak bir harekete geçirilme sağlandı o kadar.

MY

Daha önceki silahlı mücadele stratejinizle şimdiki stratejiniz arasında bir fark var mı?

KS

Her zaman strateji egemenlerin, emperyalistlerin durumlarına göre belirlenir. Devrim, hem ulusal bir durumdur ve aynı zamanda da enternasyonal bir durumdur. Bence hala ülkemiz için devrimci şidddetin kullanılması gerekir ama diğer ülkelerde başka pozisyonlar olabilir. Mesela Venezüella’da şimdi başka bir durum var. Chavez Hükümeti çok büyük bir sempatiye sahip, başka bir yolda yürüyor. Ama diğer ülkelerde benzerinin mümkün olmadığını zannediyorum. Bir ülke düşünün Marksist devrime, onun sürecine müsaade eden. Mesela düşünceni anlatamazsan, istediklerini anlatamazsan nasıl devrim yapabilirsin ki!

MY

Peki yani siz sratejinin değişmediğini mi söylüyorsunuz Şili için?

KS

Ben Şili için genel olarak bir şey değişmediğini söylüyorum. Hala devrimcilere saldırdıklarını düşünüyorum. Tamam 1970’lerdeki şiddet değişti belki ama mesela neoliberalizmin yoksulluğu ciddi bir şekilde marjinalliğe sürüklemesi daha da şiddetli. Mesela Uruguay’da başka türlü mücadele şimdi olabilir, hatta Arjantinde’de olabilir. Ayrıca bizim için de bu yine de 70’lerin 80’lerin silahlı mücadelesiyle tam olarak aynı değildir.

MY

Peki şu andaki Şili Hükümeti hakkında ne düşünüyorsunuz?

KS

Şili’de şu anda adı Sosyalist Parti olan bir parti iktidardır ama tam anlamıyla bir neoliberal hükümettir. Sosyalizmle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Kesinlikle hiç bir değişiklik yoktur ve hiç bir sosyalist projesi de yoktur, böyle bir niyeti de yoktur zaten. Bizim hiç unutamadığımız diktatörlükten önceki sosyalist Allende Hükümeti’yle bugünkü hükümet arasında hiç ama hiçbir benzerlik yoktur.

MY

Aynı zamanda bu hükümet sizi cezalandırmak için Arjantin’den iade edilmenizi de istedi.

KS

Evet bunun için çok baskı yaptı Arjantin’e. Şili’de sözde Sosyalist Parti hükümet ama cezaevlerinde hala politik mahkumlar var ve hatta açlık grevi ile direnenler de var. Diktatörlüğe karşı mücadele edenleri hala terorist olarak nitelendiriyorlar. Belki şimdi globalizasyona karşı büyük gösteriler düzenlenebiliyor. Ellerinden alınan haklar için, neoliberalizme karşı mücadele sürdürülebiliyor bir oranda. Bu alan sol mücadelenin yeni bir alanı. Ama neoliberalizmin girmesiyle beraber sefaletin daha da büyüğü giriyor. Ve biz buna karşı, sefalete karşı mücadeleyi koordine etmek zorundayız. Aynı zamanda bu durum, globalizasyon, devrimci mücadeleyi daha da keskinleştiriyor. Ona karşı yürütülen bir devrimci mücadele ise her zaman terörizm diye nitelendiriliyor. Halk hareketlerine bir bütün olarak saldırıyorlar. Kim terörist ki? Sosyal mücadele verenleri terörist olarak nitelendiriyor. Devrimciler terörist onlar için. Esas teröristler ise onlar. Mesela Irak’ı işgal ettiler ve Latin Amerika'ya da saldırıyorlar. Burada bütün devrimcilere karşı hareketleri finanse ediyorlar, hükümetleri destekliyorlar. IMF vasıtasıyla bütün ülkeleri baskı altında tutuyorlar.

MY

Şu anda Şili Devrimci Hareketi’nin pozisyonu ne?

KS

Şimdi hükümet sosyalist ama aslında diktatörlük devam ediyor. Bütün diktatörlük zamanında hükmeden bir durum vardı, sosyalizm için mücadele edildi. Tabiatıyla çok büyük bir mücadeleydi, ancak son yıllarda yeniden inşa ediliyor halk hareketi, sosyal hareket. Bence yeniden sisteme karşı alternatif bir hareket örgütlenmeli. Çünkü başka bir nesil söz konusu. Birleşmek çok önemli yeni bir strateji için. Şu anda birleşik bir hareket yok. Tamam şimdi yeni bir yürüyüş var, bir strateji var. Bu tabii çok basit bir şey değil ama mücadele sürüyor, yürüyüş devam ediyor, bir süreç sorunudur.

MY

Mapuche Hareketi de dahil mi buna?

KS

Mapuche Hareketi çok farklı bir harekettir, özellikle güneyde örgütlenen yerel bir harekettir. Görünüş olarak politik bir mücadeledir ama daha çok kültürel bir varoluş mücadelesi olarak algılanır. Aynı zamanda Şili’de diğer hareketlerle de aralarında bir kopukluk vardır, bu nedenle de dışlanan bir durum halindedirler. Şili’ye Mapuche Kültürü’nün varlığını kanıtlamak zorunda olduğu bir hareket. Mapuche’lilerin yaşamlarını sürdürebilmesi için adalete ihtiyaç var ki adalet her iki tarafın iyiliği içindir de. Birlikte mücadele etmek ve iletişime geçmek zorundayız.

MY

Peki sizce ABD direkt olarak Güney Amerika’ya hücum eder mi?

KS

Bence emperyalizmin bir politikasıdır zaten saldırganlık. Mesela şu anda zaten Kolombiya’da Amerikan askerleri var ve bütün Latin Amerika’yı kontrol altında tutuyorlar. Kontra terörizm diye çok açık bir şekilde saldırabilirler. Gelecekte mutlaka bir başka alternatif hükümet olduğunda saldırırlar, biz bunu tarihsel olarak öğrendik zaten.

MY

Sizce başka bir Latin Amerika mümkün mü? Başka bir dünya mümkün mü?

KS

Evet evet başka bir dünya mümkün ve gerekli. Etik olarak, ekonomik olarak, kardeşlik olarak.

MY

Gelecek için ne istiyorsunuz?

KS

Ben mi? Gelecek şu anda bir kayıptır. Gelecek mücadele her şey için, mücadele dünya için! Mücadele adalet için! Mücadeleyi sürdürmek gerekir. Birlik, objektif olarak solun biraraya gelmesi, Latin Amerika’nın birliği ve bir araya gelmesi için. Bu çok önemli özellikle emperyalizme karşı, tekelciliğe karşı.

MY

Çok uzun yıllardır siz mücadele ediyorsunuz 30 yıldan fazla. Yorgun musunuz şu anda?

KS

Evet evet yorgunum ama mücadeleye devam. Otuz yıldır adalet için mücadele ediyorum. Kesinlikle bundan vazgeçmem. Bir ideal için mücadele ediyorum. Tamam şimdi başka bir form var, başka bir mekanizma var 1970’lerden farklı olarak. Bugünü yorumlayarak ve düşünerek mücadeleye devam etmek gerekiyor.

MY

Türk ve Kürt devrimcileri için bir şey söylemek istiyor musunuz?

KS

Global sistem öyle bir olgudur ki bütün herkesi etkiliyor, bu nedenle bütün dünya devrimcileri halklar için ortak bir cephe oluşturmalıdır. Uluslararası devrimciler global sisteme karşı mutlaka artık birlikte mücadele etmek zorundadırlar.


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Küba Anayasa’sına, 2002 yılında eklenen bir maddeyle “Devrimin sosyalist karakterinden geri dönülmeyeceği” ilkesi, Türkiye Anayasasındaki 4. Madde gibi değiştirilemez hüküm olarak sabitlenmiştir!
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org