[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Bolivya’nın İkinci Kuruluşu –Eduardo Galeano
2 - 09 Mart 2006

2002 yılının 22 Ocağında, Evo Cennet bahçesinden kovuldu. Diğer bir deyişle: Milletvekili Morales, Parlamento’dan çıkarıldı.

2006 yılının 22 Ocağında, aynı tafranın dehlizlerinde, Evo Morales Bolivya’nın Başbakan’ı olarak kutsandı.

Diğer bir deyişle: Bolivya, yerli bir çoğunluğun ülkesi olduğunu keşfetmeye başlıyor.

Kovulma zamanında, yerli bir milletvekili yeşil bir köpekten daha enderdi.

Dört yıl sonra, mutluluk döneminin geleceğine inanan insanların, kutsal parlamento alanında yasaklanan bir geleneği uyarınca koka çiğneyenlerin çoğu yasa koyucu.

Evo’nun kovulmasından çok önce, onun halkı, yerliler, resmi ulustan zaten kovulmuştu. Onlar Bolivya’nın çocukları değildi: onlar sadece onun işçileriydi. Yarım yüzyıldan biraz fazla bir zaman öncesine kadar, Yerliler oy veremez ya da onun şehirlerinin kaldırımlarında yürüyemezdi.

Evo, haklı olarak, ilk başkanlık konuşmasında, Yerlilerin 1825’te Bolivya’nın kurulmasına davet edilmediğini söyledi.

Bu aynı zamanda, Birleşik Devletler de dahil bütün bir Amerika’nın tarihidir. Bizim uluslarımızın tamamı yanlış doğmuştur. Amerikan ülkelerinin bağımsızlığı, daha en başından çok küçük bir azınlık tarafından gasp edilmiştir.

İlk anayasaların istisnasız tamamı, kadınları, yerlileri, Siyahları ve genel olarak yoksulları dışarıda bırakmıştır.

Evo Morales’in seçilmesi, en azından bu anlamda, Michelle Bachelet’in seçilmesine denktir. Evo ve Eva. Bolivya’da ilk defa bir yerli başkan, Şili’de ilk defa bir kadın başkan. Ve aynı şey, Kültür Bakanı’nın ilk defa bir Siyah olduğu Brezilya için de söylenebilir. Brezilya’yı hüzünden kurtaran kültür Afrikalı köklere sahip değil midir?

Irkçılık ve maçoluktan mustarip bu topraklarda, tüm bunların bir skandal olduğuna inanan birileri olacak.

Skandal olan şey bunların daha erken yaşanmamış olmasıdır.

Maske düşer, yüz görünür ve fırtına kükrer.

Bağlanmaya değer tek dil konuşma gereksiniminden doğan dildir. Evo’nun en büyük kusuru halkın ona inanması, çünkü ana dili olmayan İspanyolca konuşunca bile gerçeklikten feragat ediyor, bazı küçük hatalar yapıyor. Ötekilerinin papağanlığını yapmanın ustası olan doktorlar onu cahillikle suçluyorlar. Vaat işportacıları onu demagojiyle suçluyorlar. Amerika’da tek bir Tanrı, tek bir kral, tek bir gerçek dayatanlar onu caudillismo [diktatörlük] ile suçluyorlar. Ve Yerlilerin katilleri panik içinde titriyor, kurbanlarının kendileri gibi olacağı düşüncesiyle dehşete kapılıyorlar.

Bolivya’nın, onu yönetenlerin ve milli marşını söylerken bile mahvedenlerin takma adından başka bir şey değilmiş gibi görünüyordu. Yerlilerin küçük düşürülmesi, görenek haline getirilmişti, bir yazgı olara görülüyordu.

Ama son zamanlarda, aylarda, yıllarda, bu ülke sürekli bir halk isyanı durumunda yaşadı. Ardında bir ölü yığını bırakan bu sürekli ayaklanmalar süreci gaz savaşında doruğa vardı ama süreç çok önce başlamıştı. Son ayaklanmalardan uzun süre önce vardı ve onlardan sonra da devam etti, ta ki Evo tüm diğerlerine karşı seçilene kadar.

On altıncı yüzyılın ortasından beri, dört yüzyıldan uzun bir süre talan edilen hazinelerin o eski tarihi, Bolivya gazı olayında tekerrür ediyordu:

Potosi’nin gümüşünden geriye çorak bir dağ kaldı,

Pasifik kıyısının güherçilesinden geriye denizsiz bir harita kaldı,

Oruro’nun kalayından geriye bir sürü dul kadın kaldı.

Onlardan geriye kalan sadece ve sadece bunlardı.

Son birkaç yılda ayaklanan halk mermilerle delik deşik edildi, ama gazın diğerlerinin avuçlarında buharlaşmasını engelledi,

Cochabamba ve La Paz’da suyun özelleştirilmesini engelledi,

dışardan hükmedilen hükümetler devirdi,

ve gelir vergisine ve Uluslararası Para Fonu’nun diğer emirlerine hayır dedi.

Uygar medyanın gözüyle, halkın onurunun bu patlamaları barbarlığın eylemleriydi. Şunu binlerce kez gördüm, okudum, duydum: Bolivya anlaşılmaz bir ülkedir, yönetilemez, yola gelmez, yaşanılamaz. Bunu söyleyen ve tekrar eden gazeteciler hatalılar: itiraf etmeliler ki Bolivya, onlar için görünmeyen bir ülkedir.

Bu olağanüstü bir şey değil. Bu körlük sadece küstah yabancıların bir kötü özelliği değil. Bolivya kendine kör doğdu, çünkü ırkçılık gözleri kapatan bir perde çekiyor ve kendilerini onların gözüyle görmeyi tercih eden Bolivyalılar da kesinlikle eksik değil.

Ama And’ların yerli bayrağının dünyanın farklılıklarına saygı göstermesinin bir nedeni olmalı. Geleneğe göre, kadın gökkuşağının erkek gökkuşağıyla evliliğinden doğan bir bayrakmış. Ve yerli dilinde “kanın alev alev yanan giysisi” demek olan bu dünyevi gökkuşağının renkleri gökyüzündeki gökkuşağından daha fazladır.

Makalenin İspanyolca orijinali 9 Şubat 2006’da diğer pek çok gazete ve Web sitesi ile birlikte La Jornada’da yayınlanmıştır. John Manning imzalı İngilizce çevirisi http://mrzine.monthlyreview.org/galeano170206.html adresinde yayınlanan makale, Latinbilgi.Net tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org