[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Che Parkı, Osvaldo Bayer ve İki Anarşist İşçi -Güneş Çelikkol
5 - 09 Nisan 2006

Arjantinli yazar Osvaldo Bayer yılın bir kısmını Buenos Aires’te, diğer yarısını Avrupa kentlerinde geçiriyor. Geçtiğimiz aylarda Barcelona’ya gittiğinde, köşe yazarları arasında bulunduğu günlük Pagina12 gazetesine eski bir anısını yazmıştı. Eski derken, Katalan kentine ilk gittiği zamandan, bundan yarım asır önceden kalma.

Bayer, 1955’de İspanya’ya gider. İçsavaş yıllar önce bitmiş, sol ve özgürlükçü kesimler ezilmiş, Franco diktatörlüğü iyice yerleşmiştir artık.

Bayer, Barcelona’da, yeraltındaki cumhuriyetçi muhaliflerle temasa geçer. Yanında ‘Para Ti’ vardır. Arjantin’in hâlen yayımlanan kadın ve moda dergisi. Cumhuriyetçiler, Arjantinli genç bir turistin Frankistlerin takibine girmeyeceğine de güvenerek, bu ziyaretçiye kapalı bir zarf içinde bir dizi mektup verirler. Bayer bunları Para Ti sayfaları arasına koyar, diğer kentlere doğru devam eder yoluna.

Gelgelelim yol üzerinde bir kontrol noktasına yakalanır, bir asker kimlik ve eşya yoklaması yapmak üzere yanına gelir. Ama işte o an, insanı tanrının varlığına inandıracak cinsten bir mucize gerçekleşir.

Genç asker, Arjantin’e göç etmiş bir İspanyol ailenin, çocukluğunu Arjantin’in kuzeyindeki Tucuman eyaletinde geçirmiş bir oğlu çıkar.

Çocukluğunun geçtiği o uzak kenti, ülkeyi özlemekte, haber almaya çalışmaktadır yıllardır. Bayer’in Arjantinli olduğunu öğrendiğinde sarılır ve büyük bir duygusallıkla çocukluğundaki Arjantin’den geriye neler kaldığına dair sorular sormaya başlar. Kısa sohbet biterken Bayer’in çantasına bakmaksızın geçiş izni verir. Hem Bayer büyük bir tehlikeden kurtulur, hem de Cumhuriyetçi yazışmalar adresine ulaşır böylece.

1955’ten bugüne geçen zamanda dünyada, Arjantin’de çok şey değişti. Yeni kuşaklar dünyaya geldi. O günlerin genç turisti Bayer, şimdilerde Arjantin’in en seçkin kalemleri arasında. Aynı kalan birşey varsa, o da hâlen militanlık kariyerini sürdürmesi Bayer’in. Plaza de Mayo Anneleri Derneği’nin Buenos Aires’in Congreso semtindeki merkezinin giriş katındaki kahvenin Osvaldo Bayer adını taşıması dahi önemli değil mi?

Osvaldo Bayer konusunda uzman bir tarihçi, ana akım günlük basında çalışan ve yazıları ilgiyle okunan bir gazeteci, ve nihâyet anarşist-özgürlükçü düşünceye yakın bir eylemci olmak gibi, yanyana gelmesi her zaman kolay olmayan özelliklere sahip.

Buenos Aires’te olduğu günler, yağmur-çamur demeden her perşembe, bir avuç yoldaşıyla beraber Montserrat semtindeki Roca anıtının önünde eylem yaparken görüyor mahalle sakinleri onu. Arjantin’de yaşayan Mapuche halkına uygulanan soykırımın sorumlusunun anıtı önünde konuşmalar yapıyor, heykele boyalar püskürtüyor, Roca Caddesi tabelâsını ‘Yerli Halklar’ şeklinde değiştiriyorlar. Bayer’in geçtiğimiz dönem katıldığı bir diğer kampanya da, Falcon Caddesi’nin adının değiştirilmesini talep ediyordu. Kim mi bu Falcon? O hâlde, yirminci yüzyıl başlarına dönelim. Avrupa’nın dört bucağından akan işçileri karşılayan, anarşist ve komünist hareketlerin etkisindeki Buenos Aires’e. Marx ve Bakunin’in yanyana durduğu, sonradan Birinci Enternasyonal diyeceğimiz Uluslararası İşçi Derneği’nin Arjantin kolu olarak kurulan Arjantin Cumhuriyeti İşçi Federasyonu’nun (FORA) hızla kitleselleştiği döneme...

1909 yılında, bugün Congreso dediğimiz, o zamanın Lorea meydanında kutlanır Buenos Aires’teki 1 Mayıs. FORA’nın düzenlediği eyleme katılan binlerce işçinin talebi, sekiz saatlik işgünüdür. İşte o sırada, Buenos Aires emniyet müdürü Albay Ramon Falcon komutasındaki asker ve polisler, FORA üyelerine saldırır. Silahlar patlar, ondan fazla işçi hayatını kaybeder.

Henüz daha yirmisine varmamış Simon Radowitzky, Ukraynalı bir Yahudi ailesinin oğludur. Kısa zaman önce Arjantin’e göç etmiş, FORA’ya katılmıştır. Yoldaşlarının intikamını almak isteğiyle bir bombayı Falcon’un evine fırlatır. 1 Mayıs katliamının şefi Ramon Falcon, bunun altı ay sonrasında Radowitzky’nin eylemiyle ölür. Radowitzky’ye yaşı genç olduğu için ölüm cezası verilmez ama dünyanın ucuna gönderilir. Antarktika’ya komşu Ateş Toprakları’nda, dünyanın en güney ucundaki kent olan Ushuaia’da bir hücreye hapsedilir.

Falcon’u öldüren bu anarşist genç her ne kadar hücreye tıkılmışsa da, halk onu bağrına basar. Adı dilden dile dolaşır, Patagonya çöllerinde halk şiirlerine, şarkılarına konu olur. Yrigoyen hükümeti, ülkeyi terk etmesi kaydıyla 1930’da serbest bırakır ömür boyu hapis cezası mahkûmu Radowitzky’yi. Bir süre Uruguay’da yaşar, 1936’da Franco’ya karşı savaşmak üzere İspanya yolunu tutar, faşizmin zaferi ertesinde pekçoklarıyla beraber Meksika’ya sığınır. Radowitzky hayatının sonuna kadar devrimci bir işçi olarak yaşar. 1956’da Meksika’da hayata veda ettiği güne kadar, bir oyuncak fabrikasında çalışacaktır.

İşte bundan yıllar sonra, 1976’da Arjantin’de o askerî darbe yaşanır ve korkunç bir diktatörlük dönemi başlar. Videla’nın faşistleri, adeta tarihsel bir intikam duygusuyla, Buenos Aires’in Floreste mahallesinde bir caddeye Ramon Falcon adını koyarlar.

2001 yılı Aralık ayında Arjantin ayaklanıp da Videla’nın zorbalarıyla başlayıp Menem’in hırsızlarıyla devam eden çeyrek asırlık utanç rejimini tuzla buz edince, Floreste halkı da bir kampanya başlatır, Ramon Falcon adının kaldırılması için.

Caddenin adı değişmez ama, Falcon ve Benedetti caddelerinin kesişiminde kalan park bu sayede mahalle konseyinin eline geçer. Bir yanında kalan duvar resimlerle donatılır, toplantılar ve etkinlikler artık bu parkta yapılmaya başlanır.

Eskiden tıpkı cadde gibi Falcon’un adını taşıyan parka yeni bir isim bulunması gerekince sandıklar kurulur ve Radowitzky adının da aday gösterildiği seçimlerde halkın çoğunluğu Che Guevara’dan yana olur. Gazeteler, “seçimleri Che kazandı ”, “ Che’nin kazandığı ilk seçim”, “Che bu defa seçimle geldi ” gibi başlıklarla duyuracaktır haberi.

Bayer’le başladık, onunla bitirelim bu yazıyı. Joaquín Penina, Arjantin’e İspanya’dan göç etmiş, yirmili yaşlarında bir gençtir. Boş vakitlerini liberter kitaplar satarak değerlendiren Penina, 1930’da iktidara gelen Jose Felix Uriburu rejimi tarafından katledilir. Bayer soruyor: Caddelerimize hâlâ bu katilin adını vermeyi sürdürecek miyiz?

[email protected]


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org