[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Obrador'un değil ama sokakların yanında -Güneş Çelikkol
5 - 10 Ağustos 2006

Bundan yüzyıl kadar önce, Güneyin Özgürleştirici Ordusu şef generali Emiliano Zapata, asi manifestoyu ilan etmişti: «Bizler geceye doğduk. Onda yaşıyoruz, onda öleceğiz. Ama yarın, geceye ağlayanlar ve günü inkar edenler, daha fazla ışık bulacaklar. Herkese Işık, Herkese Herşey!»

İhtiyar kıta Avrupa dünya savaşına ilerliyorken, Meksika'da da içsavaş patlamıştı. Meksikalı devrimciler 1917 senesinde, Rusya'daki işçi devrimine birkaç ay kala, dünyanın işçi haklarından ve sosyal güvenlikten söz eden ilk Anayasa belgesini hazırladılar.

1920'de zafere ulaşan Meksika devrimi, kapitalizmden bir kopuş getirmedi. Ama özellikle 1934-1940 arası iktidarda kalan Lazaro Cardenas döneminde, Meksika ABD'ye kafa tutmakla kalmamış, dünyadaki kapitalizm karşıtlarının koruyuculuğunu da üstlenmişti.

Başta Franco faşizminden kaçan İspanyol devrimciler ve tabii bir de Troçki olmak üzere, başı belada olan kim varsa Meksika yolunu tuttu o yıllarda. Bugünkü Venezuella lideri Hugo Chavez'i andırır bir üslupla, Cardenas, eğer tek bir ABD askeri dahi sınırı geçmeye kalkarsa, tüm petrol kuyularını ateşe verip ülkeyi alev topuna dönüştüreceğini söylemişti.

Meksika, demokrasinin kesintiye uğramadığı nadir dünya ülkelerinden oldu. Dünya tarihine geçecek bir rekorla da, ülkeyi ta o dönemden ikibinli yıllara kadar, tüm seçimleri kesintisiz olarak kazanmayı başaran Kurumsal Devrimci Parti (PRI) yönetti. Ne ki, zaman, PRI'yi çoktan uzaklaştırmıştı temel değerlerinden. 1968 öğrenci hareketi patladığı vakit, artık iyice yozlaşmış olan devrim, eylemci öğrencileri otomatik silahlarla biçmekten çekinmedi.

İkibinli yıllarla beraber, barutunu tümden tüketmiş PRI, iktidar koltuğunu -değişim özlemindeki solun bir kesiminin desteğini de alan- Vicente Fox liderliğindeki Ulusal Eylem Partisi'ne (PAN) bıraktı. Bu arada, PRI'nin sol kanadı da yeni bir oluşum sürecine girmiş, Demokratik Devrim Partisi'ni (PRD) kurmuştu. PRD adayı Lopez Obrador ile PAN adayı Felipe Calderon arasındaki son seçim yarışı da, işte bu koşullarda yaşandı.

Obrador, anti-kapitalist bir lider değil. Hatta Zapatistalar onu «politikacılar sınıfı» içinde görüyor ve destek vermeyi reddediyor. Obrador'un sol söylemi büyük ölçüde, Zapatist ve diğer radikal hareketlerin yarattığı taban basıncının eseri. Ama Obrador'un, Mexico City belediye başkanlığı döneminde yoksul kitlelerin sevgisini kazandığı da çok açık.

Onun siyasal hayatını bitirmek arzusuyla 2004'den itibaren bir dizi skandal tertiplenmiş, Türkiye'dekine benzer «dosya savaşları» yaşanmıştı. 2005'de bu saldırılar uç noktaya varınca, bir milyon Meksikalı sokaklara çıkarak belediye başkanını sahiplendiğini gösterdi. Şimdiyse, iki milyonu bulduğu söylenen bir kalabalık, başkent meydanını istila ederek seçimlere hile karıştığını, halkın seçtiği başkanın Calderon değil Obrador olduğunu söylüyor.

Obrador'un kendisinin çok fazla önemi yok aslında: Böylesine muazzam bir kalabalığın sokaklara inerek demokrasiyi savunması, hakkını araması, kendi seçtiğinden başka bir tipin halkın iradesini hiçe sayarak başkanlık koltuğuna oturmasına itiraz etmesi yabana atılır şey değil.

Bu manzaranın devrimci harekete büyük imkanlar sunduğunu, ama kimi tuzaklar da kurduğunu söylemeliyiz. Obrador'a destek vermek ile halkın adil seçim talebi kavgasına omuz vermek birbirine karıştırılırsa, bundan ya reformizmin ya da sokaktaki güncel mücadeleden kopmuş bir devrimciliğin çıkacağı aşikar. Ama ikisini ustaca ayırabilmiş bir politika, Meksika'da yeni bir dönem açılmasını sağlayabilir.

İşte o zaman, hileli seçimlerde oyları çöpe atılmış halklara daha şimdiden yol gösteren Meksika, uzun sürmüş bu geceyi kendi geçmişinde varolan bir sesle sonlandırabilecektir: Herkese Işık, Herkese Herşey!

[Bu yazı aynı zamanda Halkın Sesi gazetesinin 9. sayısında yayınlanmıştır]


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
"Küba'ya 16 Eylül 2009'da resmi ziyarette bulunan Hırvatistan Devlet Başkanı Stjepan Mesic, adayı ziyaret eden ilk Avrupalı Devlet Başkanıdır."
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org