[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Barış Gücünün Haiti’sinde Cinayet, Tecavüz ve Şiddet - Lancet Araştırması
- - 08 Eylül 2006

ŞOK EDİCİ RAPOR: ABD Desteği ile Görevinden Uzaklaştırılan Aristide’den Sonra İktidara Gelen Darbe Rejiminde  8,000 Cinayet, 35,000 Tecavüz ve Cinsel Saldırı

İngiliz tıp dergisi Lancet’in Haiti’de insan hakları ile ilgili yeni yayınladığı bir rapora göre, seçimle başa gelen Jean Bertrand Aristide’nin Şubat 2004’te darbe ile uzaklaştırılmasını takip eden rejim sırasında insan hakları yaygın ve sistematik olarak ihlal edildi.

Yeni bulgulara göre ABD destekli, darbeci geçici hükümetin iktidar olduğu 22 aylık bir süre içinde sadece Port-au-Prince Büyükşehir bölgesinde 8,000 kişi öldürüldü. 35,000 kadın ve kız çocuğu tecavüz ya da cinsel tacize uğradı. Kurbanların yarısından çoğu çocuktu. Aynı zamanda adam kaçırma, yasadışı tutuklama, bedensel saldırı, ölüm tehdidi, cinsel saldırı tehdidi sık sık görülen olaylardı.

İnsan hakları ihlalinden sorumlu olanlar arasında adi suçlular, polis, BM Barış Gücü ve Lavalas (Aristide’yi desteleyenler) karşıtı çeteler var.

“Democracy Now!” radyo programından Amy Goodman ve Juan Gonzales, Athena Kolbe  (toplumsal çalışma uzmanı, Wayne State Üniversitesi-ABD, araştırmacı) ve Dr. Royce Hutson (Wayne State Üniversitesi, Sosyal İşler Doçenti, Raporun yazarlarından) ile söyleştiler.

AMY GOODMAN: Athena Kolbe, araştırmanızın ortaya çıkardığı sonuçlar çok şaşırtıcı. 8,000 öldürme. Ne kadar süre içinde? Ve bu rakamları nasıl buldunuz?

ATHENA KOLBE: Önce Port-au-Prince Büyükşehir bölgesinde rasgele 1,260 hane halkı seçtik. Sonra hane halkından, Aristide’nin sürgüne gittiği 29 Şubat 2004’ten başlayarak, araştırmayı yaptığımız 2005 Aralık sonuna kadar başlarına gelen insan hakları ihlallerini anlatmalarını istedik. Bu süre içinde 1260 hane halkından 23’ünün bir ferdi öldürülmüştü. Bulduğumuz bu rakamı Port-au-Prince Büyükşehir nüfusuna oranlayarak 8,000 rakamını hesapladık.

JUAN GONZALEZ: Haiti gibi yoksul bir ülkede -Batı Yarıküresi’nin en yoksul ülkesi, birçoklarının telefonu bile yok- “rasgele seçmek” nasıl oldu açıklar mısınız? Ev halkı seçmekte kullandığınız GPS yöntemini anlatır mısınız?

A.K: Bu araştırma çok farklıydı çünkü bu yöntem daha önceden hiçbir kamu sağlığı ve insan hakları araştırmasında kullanılmamıştı. Sadece Lancet’in işgalden önce ve sonra Irak araştırmasında kısmen kullanıldı. Bizim yaptığımız, araştırma konumunu rasgele seçmek oldu, tam 1,500 konum. Sonra, her birini teker teker ziyaret ettik, ev halkı olmayan yerleri -uçak pisti, dağ yamacı gibi- listeden çıkardık, arta kalan konumlara gidip ev halkıyla konuştuk.

Gittiğimiz yerlerin %90’ında olumlu karşılandık. Bu yüksek oran, insanların bizle konuşmak istemesi, anlatacak şeyleri olduğunun, başlarına gelenleri duyurmak istediklerinin bir göstergesi.

A.G: Bu cinayetleri kimler işledi, anlatır mısınız?

AK: Evet, suç işleyenlerin çoğunluğu adi suçluydu. Adi suç oranı yüksekti, ama cinayetlerden bir kısmı Haiti polis görevlileri, bazısı BM askerleri ve Aristide 1995 yılında orduyu lağvedince açıkta kalan eski askerler tarafından işlenmişti.

J.G: Aile fertlerinden birinin öldürüldüğü 23 aileyi kesin tespit ettiğinizi söylediniz. Tecavüz ve cinsel saldırılara gelince, kaç tane olaydan yola çıkarak bu şaşılacak 35,000 rakamını nasıl buldunuz?

A.K: Dr. Hutson daha iyi açıklayabilir, rakamlar onun elinde ama zannedersem 1,260 hane halkından toplam 93 aile içinde, cinsel saldırıya uğrayan bir ya da daha fazla kişi vardı.

A.G: Dr. Royce, açıklar mısınız?

R.H: Elbette, evet, Athene, aslında rakam 94. 94 rakamını kullandık ve Port-au-Prince Büyükşehir bölgesindeki tahmini kadın nüfusuna göre ayarladık. Elimizde güvenebildiğimiz hane halkı nüfusu ve yüzde kaçı kadındı, sayım rakamları yoktu. Kendimiz bu rakamları toparlamaya çalıştık ve ayarlamayı ortaya çıkardığımız rakamlara göre yaptık. Aşağı yukarı 35,000 cinsel saldırı kurbanı olduğu sonucuna vardık.

J.G: Bu rakamlar o kadar şaşırtıcı ki, birçok kişi süpheyle karşılayabilir. Bu olaylar geçmişte kamuda fazla duyulmadı. Bu yüzden, Dr. Hutson, size sormak istiyorum. Sizin rakamlarınıza göre cinayetlerin %50’den fazlası resmi kuvvetler veya Lavalas karşısı gruplar, gerisi adi suçlular tarafından işlendi. Lavalas destekçilerin işlediği cinayetlerin sayısı çok az. Tecavüz olaylarına gelince, suçluların %25 kadarı resmi kuvvetler, polis yahut anti-Lavalas gruplarından. Bu rapor Lancet’te yayınlandığına göre, sıkı bir incelemeden geçtiği kesin ama bu rakamlara çok az suç kurbanı ile konuştuktan sonra vardığınızı iddia edecek olanlara karşı savunmanız nedir?

R.H: Aslında konuştuklarımızın sayısı  az değildi. Ev sayısı 1,260 olmakla beraber hane halkı 5,720 kişiyi temsil ediyordu. Araştırma yöntem bilimine göre bu rakam yüksek kabul edilir. Eğer bizim aşağı-yukarı güven çizgilerimize bakarsanız, hiç olmazsa bazı değerlendirmelerde, aranın az olduğunu görürsünüz çünkü araştırmamız geniş.

Kimlerin suçlu olduğuna gelince, araştırmamızı  tarafsız tutmak için çok titiz davrandık. Örneğin  Lavalas ve diğer küçük darbe karşısı parti elemanları ile konuşmadık. Konuşanların her zaman doğruyu söylemediklerini iddia edenler olabilir ama  bizim kanımız bunun böyle olmadığı. Rakamlara bakınca araştırma kapsamının çeşitli anti-Lavalas gruplarına; lağvedilen ordu mensuplarına, polise kadar uzandığını görüyorsunuz. Görüşülenler bir tek bütün oluşturmuyor. Birbirinden farklı gruplar.

A.G: Bir açıklama yapmak gerekirse; Lavalas, Aristide’yi destekleyen güçler oluyor. Aristide 2004 yılında ABD destekli bir darbe ile Haiti’den uzaklaştırıldı. Konumuz darbeden sonra gelen devre.

R.H: Evet, doğru. Araştırmamızda Lavalas’ın öldürme ve cinsel saldırıyla ilgili bir suçunu bulamadık, ortaya çıkaramadık. Ama bazı Lavalas taraftarların da bedensel saldırı ve tehdit suçu işlediklerini bulduk. Bununla beraber, adi suçluların işlediği suçlar dışında, hemen hemen bütün suçlular Lavalas’a karşı hareketlere bağlı gruplardan geliyordu.

A.G: Athena Kolbe, “restavek”ler kimler?

A.K: Restavek’ler evde parasız çalışan hizmetçiler. Genellikle köylerden şehre gelen çocuklar. Evlerde boğaz tokluğuna çalışıyorlar. Bütün çocuklar cinsel saldırı tehlikesiyle karşı karşıya ama bulgularımıza göre restavek’lerin cinsel saldırıya uğrama riski öteki çocuklara ve kadınlara göre çok daha fazla.

Bir şey açıklamak istiyorum; cinsel saldırı derken, sarkıntılık veya birisinin kadının rızası olmadan saldırıp tecavüz etmeye kalkmasını kastetmiyorum. Araştırmada ortaya çıkardığımız cinsel saldırılardan %90’ının fiili tecavüz, bazıları üst üste birkaç kere, metal çubuk gibi değişik maddeler kullanarak yapılması. Bunlar acımasız, korkunç cinsel saldırılardı. Haiti Ulusal Polis Kuvvetleri tarafından bu kadar çok çocuğa, özellikle korumasız hizmetçi çocuklara yapılan bu cinsel saldırılar, insanın aklına ister istemez şu soruyu getiriyor.  Polis görevlileri çocuklara cinsel saldırıda bulunurken, geçici Haiti hükümetinde neler oluyordu?

J.G: Haiti’de denetimden sorumlu BM kuvvetlerini ne yapıyor? Onların da insan haklarını ihlal ettiğini gösteren işaretler buldunuz mu?

A.K: Kesinlikle evet. Suç oranı bazı kişilerin beklentisinden daha az olmakla beraber, tehditkar davranış, ölümle tehdit ve cinsel ve bedensel şiddet kullanma tehdit oranlarını çok yüksek bulduk. Tehdit deyince demek istediğimiz, tüfeğini bir kişiye doğru tutmak değil. Barış gücü askeri olarak silah taşıyorsun. Eğer silahını birisine doğru tutmak zorunda kalırsan, kimileri bunu tehdit olarak algılayabilir. Bunu tehdit olarak kabul etmedik. “Şunu yap yoksa seni öldürürüm” gibi sözleri, kişi gerçekten tehdit edildiğine, hayatının yahut aileden birinin hayatının tehlikede olduğuna geçerli bir nedene dayanarak inandığı durumları tehdit olarak kabul ettik. BM Barış Gücü askerlerinin ölüm, cinsel ve bedensel şiddet kullanma tehdidi oranı göreceli olarak yüksekti. Bu belki de askerlerin iyi eğitilmediğini gösteriyor, yahut da bu şekilde hareket eden asker sayısının çok olması ve birçok değişik ülkeden gelmeleri, Barış Gücü Kuvvetleri’nin Haiti halkı ile uygun bir şekilde ilişki kuramadığını belirtiyor.

[Emine Kunter tarafından Latinbilgi.Net için çevrilmiştir]


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Küba Anayasa’sına, 2002 yılında eklenen bir maddeyle “Devrimin sosyalist karakterinden geri dönülmeyeceği” ilkesi, Türkiye Anayasasındaki 4. Madde gibi değiştirilemez hüküm olarak sabitlenmiştir!
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org