[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm hızlı okuma 7 günde ingilizce Dizi izle,full dizi izle,
· Ekoloji & Tarım escort escort bayan istanbul escortbets10seo linux hack
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Daniel Ortega seçimi nasıl kazandı? –Democracy Now
- - 11 Kasım 2006

Sandinista lideri Daniel Ortega geçen hafta yapılan başkanlık seçimini tek turda kazandı. Pazartesi gecesi yandaşları sevinçten Managua sokaklarına döküldü ama rakibi Eduardo Montealegre kısmi sonuçları kabul etmeyi reddetti ve kesin sonuçların açıklanmasını bekleyeceğini ve ikinci turda Ortega ile yarışacağını söyledi. Aynı zamanda seçimde usulsüzlükler olduğunu iddia etti ve, “Demokraside bu kabul edilemez”, dedi. Ama uluslararası gözlemciler seçimim dürüst ve düzenli geçtiğini açıkladı.

Bush hükümeti de seçimi dikkatle ve hoşnutsuzlukla izledi. Beyaz Saray Ortega kazanırsa Nikaragua’ya yardımı durdurmak ve ekonomik yaptırım uygulamak tehdidinde bulundu. Geçen haftalarda ABD’li birtakım eski ve yeni görevliler Nikaragua’ya akın etti ve Ortega zaferinin sonuçları hakkında uyarılarda bulundu. Geçmişte kontra saldırılarıyla yakın ilişkisi olan Oliver North da Nikaragua’ya gitti ve “Ortega’nın kazanması ülke için olabilecek en kötü şey”, dedi.

Roberto Vargas Nikaragualı eski bir diplomat. 1979-91 yılları arasında Nikaragua hükümetinin Washington maslahatgüzarı, Nikaragua’da Dışişleri Bakanlığı Kuzey Amerika Direktörü ve en son Çin’de elçilik yaptı. Democracy Now’dan Amy Googman Vargas ile seçim üzerine görüştü.

 

Amy Goodman:

Seçimde Daniel Ortega’yı her zaman desteklemediniz, değil mi?

Evet, doğru. Son yıllarda parti iç işlerinde bazı uyuşmazlıklarımız oldu. Sonuçta ben partiden uzaklaştım. Geleceğin Nikaragua’sı, toplumda neler olmalı, Latin Amerika politikası üzerine oldukça iyi görüşleri olan eski bir arkadaş vardı, Herty Lewites. Partiye, yani Sandinista partisine, yeni bir görünüş vermek istiyorduk. Ben Herty’yi destekliyordum. Bu yılın başından 3 Temmuz’da Herty ölünceye kadar onunla beraberdim.

Çin’de ne zaman Venezüella elçisiydiniz?

Violeta Chamorro’nun başkanlığı sırasında; 1990’ın başı gibi. Daniel (Ortega) seçimi kaybettikten sonra, hükümet değişikliği sırasında orada bir kaç ay kaldım. O zamanki partim (FSLN) orada kalıp devam etmemi istedi; yani eğer yeni hükümette göreve devam etmem istenirse, profesyonelce davranıp, Nikaragua’nın çıkarını göz önünde tutarak, göreve devam etmemin iyi olacağı düşünüldü. Ben de kaldım. Chamorro hükümeti herhalde benim uzmanlık alanımın ABD olduğunu gördü ve onun için beni “exilio de oro” (altın sürgün) dediğimiz Çin’e gönderdi. Zaman çok önemli bir zamandı, 1990’da, tam seçimden sonra.

Bu seçimde ABD’nin araya karışmasından konuşalım. Halkın Daniel Otega’ya oy vermesini önlemek için Oliver North Nikaragua’ya geldi. ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld geldi. ABD’nin iç politikasına karışmadığı gibi başka bir ülkenin de politikasına karışmadığını ısrarla söyledi ama siz ne diyorsunuz?

Seçimden birkaç ay önceden başlayarak bütün gelenlere; ABD’li diplomatlar, delegeler, görevliler falan, bakarsanız Kaliforniya’dan Dan Burton da geldi, Oliver North’tan bahsettiniz. En göze çarpan oydu. Ve bütün bunların arasında Carlos Gutierrez (ABD’nin Ticaret Bakanı) de vardı. Hepsi bir ağızdan halktan Daniel Ortega’ya oy vermemelerini istedi. Eğer verirlerse 1980 yılına, yani Reagan’ın kontralarının bize saldırdığı yıla geri döneceklerini söylediler. O savaş zamanını en çok hatırlatan zannedersem Oliver North’un gelişi oldu ve zannedersem kararsız olan, kime oy vereceğini bilmeyen kişilere bumerang etkisi yaptı, onları dürttü. Özellikle son çarşamba ve perşembe günü Kaliforniya’dan Dana Rohrabacher…

Milletvekili...

Evet, Milletvekili Rohrabacher, Chertoff’tan israrla Homeland Security’den (yeni kurulan Anavatan Güvenlik Örgütü) ABD’den Nikaragua’ya gönderilen havalelerin nasıl önlenebileceğini araştırmasını istedi. ABD’de çalışan (göçmen veya kaçak) Nikaragualılar eve gönderdikleri havalelerle Nikaragua ekonomisine milyonlarca dolar (bazı tahminlere göre 400 milyon dolar) katkıda bulunuyor. Geçen gün düşünüyordum, konuya daha geniş bir çerçeve içinde bakarsan, ABD’de çalışan bütün Latinoların, yani Latin Amerikan vatandaşlarının ülkelerine gönderdikleri para, bazı tahminlere göre 40 milyar doları buluyor. Şimdi de, Colarado’dan Tancredo ve son günlerde Inhofe imza toplayıp havalelerin durdurulmasını istiyor.

Bu da, ABD’de yaşayan Küba kökenli Amerikalıların Küba’ya seyahat etmelerinin kısıtlanmasına benzeyen bir bumerang etkisi diye düşünüyorum. Bu insanlar politikayla ilgili değildi. Yılda bir kere Küba’ya seyahat etmeye izinleri vardı (Şimdi üç yılda bir kere akraba/aile ziyareti için gitmeğe izin var). Bu kısıtlama Miami’de bütün dengeleri altüst etti, özellikle genç Kübalıları etkiledi. Şimdi de bütün bu kişiler; Tancredo, Royce, Rohrabacher gibi; boykotların daha da fazlalaştırılmasını istiyor.

Bugün Nikaragua yarıkürenin en yoksul ülkelerinden biri. Haiti gibi. Bizi insanlık dışı, süresiz, Küba’ya uyguladıklar boykotun benzeri bir boykotla, ambargo ile tehdit etmek tekrar ne ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bir yanda bize yardım eden, tonlarca petrol ihtiyacımızı karşılayan, limanlarımıza sessizce dizel yakıtı, gübre, tonlarca yardım getiren ve daha çok yardım vaat eden Venezüella dururken, öte yanda bize saldırı, ekonomik savaşla tehdit eden ABD duruyor. Geçen haftaki seçimi, yüksek katılımı (%70) bu bağlamda analiz etmeliyiz Her şey gün gibi ortada.

Halkı yıldırmağa, korkutmaya çalıştılar, ama seçim sonuçları belli oldu ve Nikaragualılar ABD hükümetine ve bizi tehdit etmeye çalışan hükümet görevlilerine son derece açık bir mesaj yolladı: Biz değişiklik istiyoruz ve durumu değiştirecek kişinin Daniel Ortega olduğunu düşünüyoruz.

Bush hükümeti, Ortega seçimi kazandığı takdirde Nikaragua’ya ekonomik yaptırım uygulamakla tehdit ediyor. ABD Elçiliği sözcüsü Kristin Stewart Nikaragua gazetesi La Prensa ile yapığı bir konuşmada, “Eğer yabancı bir hükümet terör örgütleriyle ilişkiye girerse, eskiden Sandinistaların yaptığı gibi, bizim yasalarımız yaptırım uygulamaya izin veriyor. Eğer Ortega kazanırsa, politikamızı yeniden gözden geçirip düzeltmemiz gerekecek” dedi. Ne diyorsunuz?

Bu kullandıkları korku yaratma taktiklerinin bir parçası, çok kaba ve küstah, açıkça korku taktiği. Nikaragua halkının yanıtı tam tersi oldu. “Artık yeter” dediler. 90 seçiminde korktuk. O zaman halk Ortegaya oy vermezse her şey değişir, ABD kontraları beslemekten vazgeçer, ekonomi düzelmeğe başlar, kalkınmağa başlarız diye inandı. Geçen son 16 yıl tam tersinin kanıtı.

Her zamankinden daha yoksuluz ve zenginler daha zenginleşti. Biraz gelişme var, yeni oteller, yabancı yatırımlar ama günde iki dolara yaşamak zorunda kalan yığınlar bunlardan yaralanmıyor. Evet, bunun üstüne bizi bir de daha fazla ekonomik yaptırımla tehdit etmek bardağı taşıran damla oldu. Ölüme mahkum olmak gibi bir şey. Nikaragua var oluşunu tehdit eden ekonomik ve politik bir sisteme katlanmak zorunda değil. Halkı hiç düşünmüyorlar. Küba’da yıllarca yaptıkları gibi. Fidel Castro yüzünden Kübalıları açlıktan öldüreceğiz diyorlar. Nikaragua’da da aynısını yapmağa çalıştılar ama halkın yanıtı başka yönde oldu.

Sayın Vargaz, İran-Kontra olayının üstünden yirmi yıl geçti. (Reagan-Bush yıllarında) Kontralara destek meclis kararı ile yasaklandığı halde,İran’a yasasız yollarla silah satıldığı, edilen karın binlerce Nikaragualının ölümünden sorumlu kontralara verildiği o olayda Oliver North’un da kilit bir rolü vardı. Bu olaya karışan ve bugünde hükümette görev yapanların (Elliot Abrams, John Negroponte gibi) tam bu tarihte Nikaragua’ya gelmelerine ne anlam veriyorsunuz?

Latin Amerika’da halk hareketlerine ve direnişe karşı Reagan devrinin düşmanlığının devam etmesini ilginç ama bir çoğumuz devrim-evrim’in bir süreç olduğunu düşünüyoruz, değil mi? Değişiklikler bir gecede emirle oluşmuyor. Seçimler bazen rotayı başka bir yöne çevirse bile, sosyal değişimler, ancak onların gerçekten gerekli olduğuna inanç varsa devamlı olur. Nikaragua’da gördüğümüz halkın tepkisi, devrim ve değişimler engellenirse ne olacağının bir ifadesi.

Bizim (Sandinistaların) geri dönüşü için olanak var; durum değişik, zaman değişik ama Nikaragua’da değişikliğe korkunç gerek var. Başka çare yok. Yaşayabilmek için hemen değişmemiz gerek ve ABD yaşamamız için, gelişmemiz için hiçbir şekilde destek olmayacağını gösterdi. Somoza rejimini (Nikaragua’da Sandinistalardan önceki rejim) 44 yıl desteklediler ve şimdi de kendi ulusal çıkarları için bölgede dikta rejimlerini destekliyorlar. Evet, ABD ile karşılıklı barış ve saygıya dayalı ticari ilişkiler istiyoruz ama bize yıllarca zorla kabul ettirdikleri ABD hegemonyasını kabul edemeyiz.

[Democracy Now’dan Emine Kunter tarafından çevrilmiştir]


Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Küba Anayasa’sına, 2002 yılında eklenen bir maddeyle “Devrimin sosyalist karakterinden geri dönülmeyeceği” ilkesi, Türkiye Anayasasındaki 4. Madde gibi değiştirilemez hüküm olarak sabitlenmiştir!
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org